Ayet-i Kerime
"İşte Kitab! Şüphe yoktur onda. Rehberdir müttakilere. O müttakiler ki görünmeyen âleme inanırlar. Namazlarını tam dikkatle ifa ederler. Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden infak ederler. Hem sana indirilen Kitabı, hem de senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Ahirete de kesin olarak onlar inanırlar. İşte bunlardır Rableri tarafından doğru yola ulaştırılanlar. Ve işte bunlardır felah bulanlar." (Bakara : 2-3-4-5)
Hadis-i Şerif
"Kimde üç şey bulunursa halâvet-i îmânı tatmış olur. Allâh ile Resûlu‘llâh kendisine mâadâlarından daha sevgili olmak; bir kimseyi sevmek, fakat yalnız Allâh için sevmek; (Allâh, onu küfürden kurtardıktan sonra) yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışcasına hoşlanmamak." (Buhari-Müslim)
Esma-ül Hüsna
ET-TEVVÂB: Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.
EL-MÜNTEKİM: Asilerin, zalimlerin cezasını veren.
EL-AFÜVV: Affı çok olan, günahları mağfiret eden.
Hikmetli Sözler
Tembellik, özgür adamı tutsak eder.
(Firdevsi)
Pirincinde siyah taştan korkma, beyaz taştan kork.
(Arif Nihad Asya)
Bir Soru / Bir Cevap
Meleklerin yıkadığı şehit
Gümüşhaneli Halit Akçay isimli okuyucumuz soruyor: "Peygamber Efendimizin arkadaşlarından Hanzala‘nın (ra) en önemli özelliği nedir?"
Muhterem kardeşim Halit Bey, bu mübarek insanı bize hatırlattığınız için size ne kadar teşekkür etsek azdır. Hanzala (r.a.) fakir bir insandı. Düğününü Hz. Osman ile Hz. Ali‘den aldığı borçla yapmış, evlendiği gece, daha yıkanmadan cihada katılmıştı. Onu diğer şehitlerden ayıran en büyük özelliği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)‘in ifadesiyle: "Gasilül melaike" yani "Meleklerin yıkadığı şehit" olarak bilinir.
İlahi
Bana seni gerek Seni
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni.
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum.
Bana seni gerek seni.
Aşkın aşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni.
Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sendin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni.
Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni.
İlmihal
Fidye Nedir?
Tâkatsizliği ve güçsüzlüğü her geçen gün artarak devam eden ve artık düzelmesi ihtimali olmayan düşkün ihtiyarlar ve şifâsız hastalar, farz ve vacib olan oruç borçlarından kurtulmak için, her oruca mukabil bir fidye verirler. Bir fidye - âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi - bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır. Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah - akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da... Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah‘tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır.