Fetvada ihtiyat

Abone Ol

Okuyucularımızın uzun zamandan beri gazetemizde bir fıkıh

köşesi açılsın talepleri üzerine bugünden itibaren haftada bir gün olmak üzere

konu ele alınacak. Her hafta Salı günleri bu köşede faaliyet gösterecek. Bir

gün, taleplere cevap verme süresi yetişmediği takdirde iki güne çıkabilir.

Rabb im bu çalışmamızı hayırlara vesile eylesin.

Arzusu olanlar sorunlarını gazetemize ulaştırırsa

cevaplarını bu köşede bulabileceklerdir.

Bugün, son günlerde çokça sorular SATRANÇ konusunu ele

alacağız.

Satranç sorunu şu ifadelerle soru haline getirebiliriz:

* Satranç nedir

* Oynamak caiz midir

* Bu konuda âlimlerimizin beyanı nasıldır

Satranç, bir oyundur. Şafii mezhebinin ekseri âlimleri

dışında kalan Cumhur ulemaya göre satranç haramdır. Hz. Al (r.a.): Satranç

kumar türünden bir oyundur demiştir.

Şafiiler satranç oynamak mekruhtur; çünkü onu oynamayı

gerektiren bir ihtiyaç yoktur, oynanmamalıdır. Fakat haram değildir. Haram

olduğuna dair bir nas yoktur. Hakkında nas bulunan oyunlara da benzememektedir.

Eşyada aslolan mubahlıktır. Satranç ile zekânın ve kabiliyetin artması koskoca

bir yalandan ibarettir. (İslam Fıkhı Ansiklopedisi, C/4, Sf: 375, Risale Yay -

1992)

Hanefi, Maliki ve Hanbeli ye göre her halde haramdır.

Cumhura göre satranç kumar türündendir/haramdır. Haramlık

oyun noktasından değil, kumar noktasındandır.

İmam Şafii nin fetvasını esas alanlara tavsiyemiz:

1. Oyunu namazın terkine ve tehirine sebep yapmayın

2. Kumar oluşturmayın.

3. Oyun müptelası olmayın.

4. Bir de Hanefi, Maliki ve Hanbeli mezheplerinin

fetvasına göre satranç oynamamayı tavsiye ederim.

Satranç, Brahma Sissa adında bir Hintlinin Hint Kralı

Balhait i eğlendirmek için o zamanki Hint ordusunun yapısını esas alarak

uydurduğu bir oyundur. Bu oyun kısa zamanda İran ve çevresinde oynanmaya

başlanmıştır. İslam orduları İran ı fethedince satranç adıyla Arapçaya geçti.

Olay Hz. Ömer (r.a.) devrinde gerçekleşti, dolayısıyla satranç oyunu sahabe-i

kiram döneminde bilinmekteydi. Sahabe arasında bu oyunun fıkhi hükmü üzerinde

ihtilaf olmuştur. İbni Abbas (r.a.) ve Ebu Hureyre (r.a.) mubahlığı üzerinde

durmuş, diğer bir kısmı da kumar noktasını ele alarak haramlığını esas

almıştır. (Kemaleddin İbni Hümam, Fethü l-Kadir, C/6, Sf: 39)