Karmaşık ve karışık bir zamandayız. Müslümanlar açısından bu böyle ne yazık ki. Müslümanlar birbiriyle çekişiyor, birbirini boğuyor, birbirine hasım kesiliyor, hınç besliyor. Uçurumlar büyüyor. Taraflar bunu arttırmak için ellerinden geleni artlarına bırakmıyorlar. Sanki bu görevleriymiş gibi davranıyorlar. Medya kanallarında dünya kamuoyunun önünde yapıyorlar bunu. Aralarını bulacak, gerilimlerini azaltacak bir olanaktan ve bir şanstan da yoksunuz. Silâhlar çekilmiş, kılıçlar, palalar çekilmiş. Bombalar patlatılıyor ardı ardınca.
Burada taraf olmamız da bir o kadar zor. Gizli eller işin içinde. Görünenler asıl aktörler değil. Ustalar oyunlarını ustaca oynuyor. Müslümanlar da bu tuzağa düşüyorlar ne yazık ki.
Fetih, Müslümanların cihat süreci ve sonucu.
Fetih, karanlıkların dağılma eylemi.
Fetih, gönüllerin kazanma çabası.
Fetih, materyalizmin reddi savaşı.
Savaş diyorsak bu, insanları öldürmek için, kanlarını arttırmak ve düşmanlıklarını arttırmak için değil. Savaş diyorsak nasıl ki nefislerimizi ayaklarımızın altına alıyor ve onun isteklerini reddediyorsak, insanlığın huzurunu kaçıran, bozan, çürüten olumsuzluklara karşı olan mücadeleden söz ediyoruz.
Fetih, akılların katılıklarını eritme yöntemi.
Fetih, dostluklara dostluklar ekleme dönemi.
Fetih, safları sıkıştırma ve birlikte olmanın zamanı.
Kan davalarının bitirilmesi gerekiyor. Nefret ve düşmanlıkların azaltılması gerekiyor. Emperyalizmin bütün yönleriyle dört bir yandan üzerimize abandığı bir zamanda fetih ruhuyla birlikte olmanın günü. Fetihler bunun için gerekli.
Biz Müslüman ız, bizim haramlarımız, helallerimiz var. Biz Müslüman ız, israftan kaçınıyoruz. Gelecek kuşakların rızklarının bile kullanıldığı, tüketildiği bir zamanda insanlığın haklarına sahip çıkmak zorundayız. Bu zorunluluk da bir fetihtir. Biz Müslüman ız birbirimizin haklarını korumakla yükümlüyüz. Düşmana karşı birlikte karşı koymak durumundayız. Ne yazık ki şu anda Müslümanlar sürekli olarak mevzi kaybediyorlar. Bunun için fetih ruhu öncelikle bizim için gerekli.
Fetih, gelecek kurma eylemidir.
Geleceğe yürüyen bizler olduğumuz yerde durup kalamayız. Her dönemin bir mücadele tarzı var. Silahları farklı. Silah diyorsak, bu, insanlığı öldüren değil dirilten araçlar olmalı. Sözlerimiz, yumuşak, hoş ve güzel olmalı. Kalemlerimiz nefreti değil sevgiyi yaymalı. Davranışlarımız itici olmamalı. Bakışlarımız öfke değil sevgi dolu olmalı. Dokunuşlarımız itici değil kuşatıcı olmalı. Müslüman ız biz sadece kendimizden sorumlu değiliz. Biz her canlıdan, her cansızdan da sorumluyuz. Biz haklarımızı ve görevlerimizi yerine getirmez isek onlar için hesaba çekileceğiz.
Her geçen gün ve an zaman yitimidir. Her girişimsizlik bizim için bir kayıp. Her ihmal bir büyük felaketin habercisi. Onun için adımlarımız, davranışlarımız, konuşmalarımız, sözlerimiz, yazılarımız sorumluluk taşımalı. Bunların sonuçlarının iyi oluşu bizleri mutlu eder, sevindirir. Olumsuzlukları ise üzer, kahreder.
Kardeşlik hak ve hukukunu korumalıyız. İnsanlığın haklarını korumalıyız. Başkalarına yapılan haksızlıklar karşısında susarsak, karşı çıkmazsak yarın bunlar başımıza geldiğinde yakınmaya hakkımız yoktur. Adil, merhametli ve sevgi dolu olmak zorundayız. Bu bizim hayat anlayışımız ve sorumluluğumuz. Çünkü biz Müslüman ız ve Müslümanlık Allah katında yüceliktir. Başka yol ve seçeneğimiz yoktur bizim.