Fetih gecesinin hatırlattıkları

Abone Ol

Fetih gecesi’nin hatırlattıkları… Gökten arza uzanan bir sayfa indi, bembeyaz tertemiz…

En başta kutsal kitabımız, Yüce Kur’an-ı Kerim’den çağları aşan mesajlar vardı…

Ardından sevgililer sevgilisi Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadisi şerifi yankılandı…

Nebilerin, evliyaların, dervişlerin, sofilerin, ihvanların günümüze kadar uzanan mesajlar silsilesi vardı…

O bembeyaz sayfada başka neler vardı

Osman Gazi göründü bir ara; odasında Kur’an-ı Kerim olduğu için sabaha kadar uyuyamayan, ayağını edepten uzatamayan o Osman Gazi…

Sonra hayal meyal Şehy Edebali fark edildi o bembeyaz sayfada; şöyle sesleniyordu;

“Ey oğul! Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana, üşengeçlik, uyuşukluk bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Ey oğul sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma: insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. AllahuTeala yardımcın olsun, beyliğini kutlu kılsın; hak yoluna yararlı kılsın; ışığını parıldatsın, uzaklara iletsin; sana yükünü taşıyacak güç ayağını sürçtürtmeyecek akıl versin”

Ve… Çağ açıp çağ kapayan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri göründü o şeffaf ekranda:

- Benim bıraktığım İstanbul nerede   Benim emanet ettiğim Anadolu nerede diye haykırıyordu…

Ve hemen ardından bu kutsal emaneti yüklenen ve bu ağır yükü omuzlayan bir gurup çıktı meydana:

- Biz buradayız, biz buradayız, biz buradayız…

O grup Anadolu Gençlik Derneği (AGD), o grup Milli Gençlik Vakfı (MGV) gençleri idi…

***

Kocaeli’de, AGD ve MGV tarafından düzenlenen Fetih Gecesi bana bunları hatırlattı…

Bir yol öyküsü…

Telefonum çaldı. Arayan, Muammer Bilgiç. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Başkan Yardımcısı.

- “Adnan bey, Kocaeli’deki Fetih Şölenine sizi de bekliyoruz…”

Memnuniyetle. Hay, hay…

Kocaeli’ne doğru yola çıktık. Araçta, Ali Haydar Haksal, Hüseyin Akın, Muammer Bilgiç, AGD Basın Müşaviri Hacı Murat Uzgür ve kaptan mahallinde bizim Bilali Yıldırım, nam-ı diğer Habeşli Bilal.

Anlayacağınız, tam bir “edebiyat minibüsü”.

Tahmin edeceğiniz üzere, yol boyu Ali Haydar Haksal, Hüseyin Akın ve “Allah’ını Seven Defanstan Ayrılmasın” kitabıyla da gençlerin gönlünde taht kuran Muammer Bilgiç “edebi” sohbetler yaptı, biz de kulak misafiri olduk.

***

Fakat, o da ne!

Kocaeli’ne yaklaşık 50 km. kala aracımız bozulmasın mı! Haydaaaa!

Önce hepimiz aracın kaputunu açmak için şöyle bir hamle yaptık, teker teker. Çok anlıyormuşçasına… Ama ııh. Olmadı!

Sonrasında aracı çektirmek için servis geldi.  Ne yapalım, nasıl devam edelim diye düşünürken hemen 20 metre önümüze, emniyet şeridine beyaz, bembeyaz bir araç park etti. Sürücü yanımıza kadar geldi;

- “Ben sizi tanıyorum. Milli Gazete yazarlarısınız. Arabam boş. Götürebilirim…”

Bindik. İlk tepkim, “Adınız Hızır mıydı ” oldu!

Güldü, değilmiş ama en azından ilk harfini tutturmuşum; “Hicri Mercan”. Hicri bey, İstanbul Bahçelievler’de emlak ve inşaat işleri ile meşgulmüş.

Kendisine bir kez de buradan teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

 

Yüzler güldü! Notlar…

Kocaeli İsmet Paşa Stadyumu’nda neler gördüm; İşte izlenimlerim;

* Türkiye’nin hemen her ilinden şölene katılan AGD’li gençler tek kelimeyle “muhteşem”di… Programın başından sonuna kadar “heyecan”ı saniye saniye yaşattılar… 

* Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait Mehter Takımı, Fethi canlandırma ve havai fişek gösterisi günler boyu anlatılacak içerikteydi…

* Dev ekrandan sürekli geçmişteki Fetih Şölenlerinden kareler yansıtıldı. Erbakan hocamız sık sık yad edildi, Fatihalar okundu.

* Milli Gençlik Vakfı’na yıllar boyu hizmet veren Nevzat Laleli, ilerlemiş yaşına karşın oradaydı.

* Marşlar, heyecanın sosu ve baharatı oldu.

* Adeta panayır ortamı yaşandı. Stat içi ve dışı tam bir şenlik havasındaydı. Bir ara, “Abi bunlar milli çilekler, haydiii” sesinin yanı sıra, Saadet Partisi Şişli İlçe Teşkilatı’ndan Engin Yılmaz’ın “Bunlar para iadesi garantili çaylaaar!” haykırışını duydum.  

* Alanda, kocaman Türk bayrağının bir tarafında Erbakan Hoca, diğer tarafta Fatih Sultan Mehmet’in portreleri yer aldı.

* Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, programdan memnuniyetlerini konuşmalarına da yansıttı. Yüzler güldü.

* En sık atılan sloganlar şunlardı; “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın”, “Biz bizbiz, Fatihlerin nesliyiz...”

* Başta AmmarAcarlıoğlu olmak üzere, sahneye çıkan sanatçılar ilgiyle dinlendi. 

* En heyecanlı olanlar kuşkusuz hanım katılımcılardı. Şölen boyunca susmadılar, tribünlere sığmadılar...

* 81 ilden, KKTC’den ve farklı Müslüman ülkelerden katılımcılar vardı...

* AGD Genel Başkanı Salih Turhan’ın, “Bizim Ayasofya meselemiz bir duruş, bir cihad meselesidir... Bu mücadele Ayasofya’nın minarelerinden Allahü Ekber nidaları yükselene kadar devam edecek...” cümleleri dikkat çekti.  Salih bey, rahatsızlığı sebebiyle programa katılamayan Şevket Kazan ve Yasin Hatiboğlunun selamını iletti. Hatiboğlu’nun bu geceye özgü mısralarını da okudu Salih bey...