Türk futboluna şaşalarla getirilen yabancı futbolcu
serbestliği kuralından sonra herkesin fikirleri de ortaya çıkmaya başladı.
Eğer sahadaki 11 futbolcu yabancı olabilecekse, yabancı
hakem isteyen kulüplerin istekleri göz önünde bulundurulacaksa o zaman bende derim ki Federasyon Başkanımız da yabancı
olsun, Hatta Milli Takımlar Teknik Direktörü de.
Nasıl olsa İstiklal Marşımızı okuyamayacak, Bayrağımızın
anlamını bilmeyecek onlarca yabancı futbolcu kırıntısı olacak. Sporda tonlarca
paralar harcanırken karşılığında Türkiye yi 3-5 yıl sürükleyecek, bir Halil
Mutlu, Nurcan Taylan, Hamza Yerlikaya gibi sporcular çıkartılmazken, milyon
dolarlar harcanarak yapılan tesisler, statlar havada kalırken şimdi, sıra Türk
futbolunu bitirme noktasına getirdiler. Bana göre bu planlı bir şekilde önce
Spor Bakanlığı, arkasından Türk futbolunu sonrada ülkemizin itibarını
bitirecekler.
Bu ülkede bazı sporcular milli takım forması giymek
istemediklerini açıkladılar, Jeepler gelmezse sahaya çıkmama tehdidi yaptılar.
Zaten bir gram itibarımız kalmıştı onu da yerle bir edecekler.
Bir kaç saygı duyulan insan ise makam ve üç beş kuruş para için sistem ne
diyorsa kabul etmek zorunda kalıyorlar. Yazıklar olsun.
Efendim Almanya buna en büyük örnekmiş. Güzel peki insan
onurunu baş tacı yapan, ülke sevgisini göklere çıkartan Almanya kadar hangi
işimiz sağlam. Kaç tana şikeye , dopinge bulaşmış sporcu veya futbolcusu var.
Fatih Terim antrenör seminerinde bol bol nasihat veriyor.
Peki en önemli görevleri sürecinde kaç tane antrenör yetiştirebilmiştir.
Başkan Demirören borcu olmayan kulüpler yabancı
transferinden faydalanabilecekler diyor. Türkiye de Gençlerbirliği nden başka
borcu olmayan kulüp yok. Ya siz kimi kandırıyorsunuz. Bir yıl önce Demirören
yaptığı açıklamalarla yabancının serbest olmasına karşı çıkarken şimdi onay
veriyor. İktidarı için dün dündür, bugün bugündür üç kâğıtçı mantığı yürütüyor.
Birilerinin makamları devam edecek diye koskoca benim canım memleketimin
futbolu bitiriliyor, cinayet işleniyor. Serpil Hamdi Tüzün, Ahmet Suat Özyazıcı ya
bile hiç saygınız kalmamış.
Ama hırs ne hatır tanıyor ne memleket sevgisi. Unutmayın
aldığınız kararlardan bir gün gelir hesaplar sorulur. Çar çur edilen paralar ve
işgal ettikleri makamların hesabı sorulur.
Ama benim hep hayallerim 2002 lerde kalır. Sanki o kupayı
İstiklal marşını söyleyemeyen bu yabancılar kazandı. Yazık!
Tarihe ve bu milletin evlatlarına büyük saygısızlık
yapıldı. Anayasa nın 58-59 maddeleri der ki Devlet vatandaşına spor yaptırır.
Tesis yapar, antrenör bulur, sporcu yetiştirir ve iyi şekilde Ülkesini temsil
eder.
Ama Anayasa dan çekinmezler, bu milletten utanmazlar,
herkes bir çark kurmuş keyfine bakarlar.