Faulkner?ın Hükumet Modeli

Abone Ol

Yirminci yüzyıl roman ve hikâye anlayışında farklı ve

etkileyici bir tarzın örneklerini ortaya koyan Amerikalı, daha doğrusu Güney

Amerikalı yazar William Cuthbert Faulkner 25 Eylül 1897 de Mississipi/New

Albany de doğar, 6 Temmuz 1962 yılında aynı yerde ölür. Ailesi Mississipi

Albany den Ripley e, daha sonra Mississipi Üniversitesi nin bulunduğu Oxford

bölgesine taşınır. Asıl olarak soyadı Falkner iken, Birinci Dünya Savaşı na

katılmak için Kanada daki İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine Faulkner soyadıyla

kaydolur. Ancak savaşın sona ermesi üzerine mezun olmadan terhis edilir.

Mesleğinin yazarlık değil, çiftçilik olduğunu söyleyen Faulkner Kutsal Sığınak,

Ses ve Öfke, Ağustos Işığı, Döşeğimde Ölürken, Emily İçin Bir Gül gibi roman ve

hikayeler yazmış, bir dönem de Hollywood da senaryo yazarı olarak çalışmıştır.

Malik Olmak ya da Olmamak , Büyük Uyku , Firavunlar Ülkesi gibi filmlerin

senaryolarının yazılmasında katkısı olmuştur. Birçok ödül yanında, 1949 da

Nobel Edebiyat Ödülü nü de alır.

Siyaset alanında öteden beri esasında bir hükumet etme,

yönetim sistemi tartışması, özellikle işlerin sarpa sarmaya başladığı sıralarda

ortaya sürülür. Daha çok da kendini göstermek isteyen, ancak Anayasa Hukuku nu

Borçlar Hukuku Genel Hükümleri boyutuyla anlayan bir takım Anayasa

teknikerleri tarafından, bir dogma olarak savunulan Başkanlık Sistemi ni

kendisine yöneltilen bir soru üzerine Faulkner şöyle açıklar:

Soru: Burada, ABD deki hükumet modeli üzerine

düşünüyorum. Anayasamızda belirlediğimiz bir amaca ulaşmaya çalışıyoruz ve

bunun en iyi yönetim biçimi olduğuna inanıyoruz. Bunu Asya ve Avrupa daki diğer

ülkelere de yerleştirmeye çalıştık ama onlar birçok durumda başarısızlığa

uğradılar. Bu yönetim biçiminin muhtemelen sadece batı ve kuzey Avrupa ya ve Amerika

kıtasına uygun olduğunu, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu ya uygulanamayacağını

düşünüyor musunuz

Faulkner ın cevabı: Buna inanmak hiç hoşuma gitmezdi.

Bizim hatamızın yabancı ülkelerdeki insanları, onlara zorla kabul ettirdiğimiz

tarzda yönetim biçimi konusunda eğitmeye çalışmıyor olmamız olduğunu

düşünüyorum. Bazı insanların etnolojik bakımdan demokrasi yetisine sahip

olmadıklarına inanmak istemem. Ben bütün insanların buna sahip olduklarına

inanmayı isterim ama insanların bu konuda eğitilmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Bizlerin Devrimimizin ilk başlarında yaşadığımız sıkıntılar sayesinde bu konuda

eğitilmiş olduğumuzu düşünüyorum. O zamanlar başa gelen liderlerimizin Çin veya

Rusya dakilere benzemedikleri için şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ruslardan veya

Çinlilerden daha akıllı veya mantıklı olduğumuza inanmıyorum. Yalnızca

Anglo-saksonların demokrasi ehli olduklarını düşünmekten nefret ederim. Öyle

görünüyor ama bu sadece günümüzün geçici durumu, değişecektir.

Soru: Dünyanın durumunu göz önünde bulundurduğumuzda,

insanoğlunun kendini düzelteceği görüşünüz çerçevesinde uluslararası gerilimi

azaltmak için tek taraflı silahsızlanmanın ya da biraz daha yakın işbirliğine

ön ayak olmanın ABD nin görevi olduğunu düşünüyor musunuz Bunun cevabın bir

parçası olduğuna inanıyor musunuz

Faulkner ın cevabı: Ben bütün bu zirve toplantılarının

ve dışişleri bakanlarının konuşmalarının bir yararı olacağından pek emin

değilim ama bir zararı olacağını da düşünmüyorum. Tabii ki insanlar

konuşabildikleri sürece savaşmazlar. (M.Thomas İnge/der.: William Faulkner la

Konuşmalar, ç.Aslı Kutay Yoviç, agora kitaplığı, İstanbul 2014,s.274-75)

Faulkner bu söyleşiyi 19 Nisan 1962 de West Point Askeri

Akademisinde yapmıştır.