Bir özel maçta İngiltere ye 2-1 yenildik. Gazetelerimizde
klasik Ama ezilmedik yorumlarının içinde sevinç çığlıkları..
Bir tane attık!
Tek seçici ve sorumlu yüksek teknik direktörümüzün
görüntüleri nasıl düşmüş Taktik isabetinden mi Hayır! Rejisörlüğünden..
Elinde bir telefon. Gösterdiği adam kenardaki hakemmiş.
Gazetelerimizin bilgilendirme cümlesi ne hikmetse hep aynı.
Hakemlere ofsayt dersi Verdi!
Bir tek bu ülkenin yüksek teknik direktöründe vardır bu
sorumluluk. TFF ile böyle anlaşmış olmalı. Hakemlere ders vermek..
Sahaya girip topu hızla yere vuruyordu önceleri. Şimdi
hem sınıfı değişti, hem de teknolojiden anlıyor. Bakarsınız seneye kalmaz ders verme nobeli alabilir.
Bir sorumlu kişi elindeki telefonla nasıl film çekmeye
duruyor; anlamak zor.
Milli Takım kadrosu açıklanıyor; lig üçüncüsü takımdan
tek oyuncu yok. Bu ne demektir O takımın üçüncülüğüne mi inanmıyorsun, yoksa o
takımın şehrini de mi kattın çoktan, karşı oldukların arasına. Daha önce
yetkili kılındığında da o şehirden çıkmış gol kralını çağırmadığın
kayıtlardadır.
Lig üçüncüsü takımın bu konudaki sessizliğini de anlamak
zor. Sayın başkanları, aklına Aziz Yıldırım düştüğünde mi demeç vermeye ayarlı.
O dahi şehrini sevseydi, tutanaklara geçsin diye iki cümle söyleyebilirdi.
Vergilerimizin TRT sindeki futbol programının da
katkıları unutulmamalı Milli Takımımızın bu hallerine. O lig üçüncüsü takım,
lig ikincisi takımı yenmiştir. Program sunucusu çocuğun ağzı kulaklarında,
gözleri gülüyor değil, haykırışa geçmiş. Sevincinin kaynağı ikincinin yenilmiş
olmasına. İsteyen dönsün, tekrarını izlesin ve görsün. Bu notlardan muradımız,
üçüncü takımın bu şartlarda dahi aşağılanmasına dayanamadığımızı ilan etmektir.
O sunucu çocuk, yanında oturan iki eski başarısız
futbolcuları da ortak ediyor alayına,eğlencesine...
Bir futbolcusunun dahi adını bilmiyoruz!
Öğrenmemeleri yeteneksizliklerinin belgesi midir, yoksa
lig üçüncüsü takımın şehri onlara çok uzak kaldığından mıdır meraksız olmaları
Vergilerimizin TRT si bir açıklasa bu durumları.
Milli Takım çok başarılı oldu diyorlar. Herkesler
diyorlar. Ama biz muhalefet ederiz bu görüşlere başarı anlayışımızın
farklılığından..
Milli Takımımızın yüksek teknik tek sorumlusu tek seçici
diyorlar. Biz bu deyişlere de muhalefet ederiz ve sorarız. O zaman gazetelerde
ve tv kanallarında liste yapıp duran, şu oyuncu olamaz, bu oyuncu çağırılamaz
diye bas bas bağıran eski hakem sıfatlıların bu hallerini nereye koyacağız
Son cümlemiz kalemizdeki çocuğa terapi olsun.
Kurtarışlarını karşı takımın forma rengine ayarlarsan, daha çok yazarlar bizim
milli gazetecilerimiz, basit hatalardan gol yiyoruz diye. Sonra yanına gelip
öpenlerin de olmaz ha.
Görünen köy böyledir.