İstanbul un fethinden sonra Fatih, Mısır, İran devlet
başkanlarına ve Mekke Emirine fethi müjdelemek için yazdığı FETİHNAME nin
tercemesidir. Baş tarafında Fatih in uzun unvan, adı, sanı ve lakapları
yazılmamıştır. Fetihname nin metni: Allah yolunda cihad yapmak, Ayıplayanların ayıplamasından korkmamak
(Maide suresi ayet 54) şanlı ecdadımızın güzel adetlerinden idi. Biz de o adet üzere yürüyor ve o gayelerle
Allah (c.c.) ın
Allah a ve ahirete iman etmeyenlerle harp ediniz (Tevbe
29) sözüne sarılarak, Peygamber (s.a.v.) in Kimin ayağı Allah yolunda tozlanırsa Allah o kişiyi
cehenneme haram kılar (Buhari, Cuma 18, Cihad 16, Tirmizi Fezail 17, Nesai
Cihad 9, Müsned-i Ahmet 3/267,478, 5/225,226,6/444) hadisine tutunarak devam
ediyoruz. Bizim bu yıl ki arzumuz: Allah ın (c.c.) ipi olan Kur an a sarılarak,
her şeyi bilen Melik in fazlü keremine tutunarak
Sizin yakınınızda olan kâfirlerle harp edin (Tevbe
suresi ayet 123) emri üzerinde toplanarak İslam da farz olan gaza (harp)
görevini yerine getirmektir. (Allah bu yılın tamamında bereket ve nimetlerini
bol eylesin) İslam memleketlerinin ortasında kalan, kâfirliğiyle öğünen, içi
küfür ve fitne fücurla dolu olan şehri fethetmek için karadan ve denizden
mücahitlerle gazi askerlerimizi donattık. İslam dünyasının ortasındaki bu küfür
merkezi (Şiir): Sanki sevgilinin gül
yanağındaki çıban gibiydi. Sanki o,
dolunayın ortasındaki kara leke gibiydi.
Bu şehir ulaşılması zor, zafer takları yüksek, binaları
sağlam, içi müşrik savaşçılarla doluydu. (Allah hepsini yardımsız bıraksın)
İman ehline karşı kibirleniyor, Rodos, Venedik, Katalan, Ceneviz gibi batıdaki
adalardan ve diğer müşrik ve korsanlardan yardım alıyorlardı.
Art arda dizilmiş düzenli kaleler, surlar ve burçlarla
korunmuş bir şehir. Yüce ecdadımız, Allah yolunda hakkıyla cihat etmelerine
rağmen zafere ulaşamadılar ve bir şey elde edemediler. Burası bütün dünya dillerinde Konstantiniyye
diye meşhur olan büyük bir kaledir. Peygamber (s.a.v.) in sahih hadislerinde bahsettiği şehrin burası olması
uzak değildir.
Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur:
Onlar
Kostantıniyye yi fethederler. Kılıçlarını zeytin dallarına asarlar da
ganimetleri taksim ederler. (Müslim, Sahih, K. Fiten, Babü fethi
Kostantıniyye, İbni Hıbban, Sahih, K. Tarih, Bab 9, Hadis no 6813) Bu hadis ve
diğer meşhur hadislerin bahsettiği bir tarafı kara, bir tarafı deniz olan
şehirdir.
Biz, Allah (c.c.) ın Onlar için gücünüz yettiğince hazırlık yapın
(K. Kerim Enfal 60) emrine uygun olarak yapılması gereken bütün hazırlığı
mancınık, top, gülle, taş, berk ve ra d gibi tüm silahları kara tarafından
hazırladık.
Denizde dağlar gibi görünen içi dolu gemileri deniz
tarafından hazırladık ve 857 (1453) yılı görünen Rabiulevvel ayının yirmi
altısında hücum ettik.
Şiir: Kendime dedim: Çalış. Bu an çalışma anıdır. Gayret
et ve bana yardım et. İşte bütün arzu ettiğim budur.
O kâfirler, Allah ın hak dinine her çağrılışta
küfürlerinde ısrar ettiler, kibirlendiler ve kâfirlerden oldular.
Onları çepeçevre kuşattık. Karşılıklı harb ettik,
öldürdük, öldürdüler. Aramızdaki harp elli dört gün gece ve gündüz sürdü
Şiir: Allah ın yardımı ve fethi
geldiğinde, (K. Kerim Nasr suresi ayet 1) Kişiye işlerin en zoru da en ateşlisi
de kolay gelir.
Yirmi Cemaziyel evvel (Cumadel ula) in Salı günü,
yıldızların şeytanların üzerine saldırdığı gibi Kostantiniyye üzerine hücum
ettik. Sıddık Ebubekir in hikmeti, Faruk Ömer in adaletinin bereketi, Haydar
Ali nin vuruşu gibi bir vuruşla Allah, Kostantiniyye yi Osman oğullarının
emrine verdi.
Güneş doğudan doğmadan Allah fethi bize lütfetti.
Yakında o
topluluk bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. (Kamer suresi ayet
45)
İlk önce başı kesilip öldürülen, onların inat ve lanetli
Tekfurudur. Ad ve Semud kavmi gibi helak edildiler. Azab melekleri onları aldı
ve cehenneme doldurdu. Orası ne kötü bir yerdir.
Öldürülenler öldürüldü geri kalanlar esir edildi.
Hazinelerine el konuldu. Altınları ve defineleri yerlerinden çıkarıldı.
Onlara öyle bir zaman geldi ki sanki daha önce hiçbir
şey değillermiş gibi oldular (İnsan suresi ayet 1)
Zulmeden
toplumların sonu kesildi. Alemlerin Rabbine hamdolsun (En am süresi ayet 45)
O gün müminler
Allah ın yardımı ve zaferiyle sevinirler. Allah dilediğine yardım eder. ( K.
Kerim Rum suresi ayet 4-5). Maddi ve manevi pislikler içinde olanlara karşı
zaferi elde edince, Kiliseleri papazlardan temizledik. Oralardan çanı da, haçı da çıkarıp
attık. Puta tapanların tapınaklarını
ehli İslam ın mescidleri yaptık. Buralar Padişahın sikkesi, İslam ın hutbesiyle
şereflendiler.
Hak meydana çıktı
ve onların yaptıkları boşa gitti. (A raf suresi ayet 118)
Daha sonra Kostantiniyye nin Kuzeyinde, Haliç in
kenarında Cenevizli lere ait bir kale vardı. Bu kaleye Galata denirdi.
Kostantiniyye ye bitişikti ve içi alçak müşriklerle doluydu. Biz
Kostantiniyye yi kuşatınca Galata ahalisi bize geldiler. Antlaşma yaptılar.
Antlaşmalarını yenilediler. Biz de onlara, Konstantiniyye ye yardım etmemek
şartıyla oldukları gibi kalmalarını söyledik. Şartlarımızı kabul ettiler.
Emrimize itaat ettiler. Allah (c.c.) bu kulunda, saltanat koltuğunun kanununu
düzenlemek, ülkeyi korumak ve gözümüz nuru Şeriatın farz kıldığı cihadı ihya
gibi iki büyük mutluluğu toplayınca bu kul saltanat ahkamının icrasıyla mübarek
kıldığı mukaddes topraklara doğru yüceliklerin iftihar ettiği güzellikler
hazinesi Emir Celaleddin Kabuni yi hediye, esirler, köleler, kumaşlar ve
diğerleriyle selam, dua ve sena dolu mektupla gönderdi. (Allah onun dönüşüyle
bizi rızıklandırsın) Bir başka mektupla bunlar etraflıca açıklandı.
Hediyelerimiz bizim üzerimize düşene oranla, denize oranla damla gibi kalırsa
da, hüsnü kabul göreceği umulur. Allah,
hilafet makamını öpmekle ve saltanatın güzel haberleriyle şereflenmeyi size
kolaylaştırırsa (Allah o hilafeti adaletle ve zaferle gücünü artırsın.) temiz
zatınızı sıhhat, selamet ve güzelliklerle mutlu bir şekilde karşılanacağınız
umulur ve temenni olunur.
Allah zatınızın devletini dini ve dünyevi yönden devamlı
eylesin. Bizde sizin yüce makamınızı görmek güzel meclisinizde bulunmaktan
şeref duyarız. O güzel yerlerin güzel
dualarını bekleriz. Duaları Nebiyyi müctebanın bereketiyle kabul eden
Allah tır. Selamların en güzeli ona
olsun. Nimetleri için Allah a hamd olsun, Salat, Muhammed (s.a.v.)e ve aline
olsun. Her şeyin doğrusunu bilen Allah tır ve dönüş O nadır.