Fatiha suresi tefekkürümüz ve tezekkürümüz olsun...

Abone Ol

Muhterem Müslümanlar!

Cenab-ı Hakk biz Müslümanlara günde beş vakit namaz kılmamızı emretmiştir. Peygamberimiz Efendimiz, "Namazın dinin direği olduğu"nu, onu terk edenlerin dini yıkmak gibi bir eyleme giriştiklerini beyan buyurmuştur.

Bize emredilen namaz sünnetleriyle beraber beş vakitte 40 rek attır. 40 rekatın hepsinde de Fatiha sûresini daha rek atın başında okumamız talimatı verilmiştir. Elbette bunda çeşitli hikmetler vardır.

Fatiha sûresi, Kur ân-ı Kerim in:

İlk suresidir.

İlahi kelamın özüdür.

Kur ân ın temelidir.

Kelâmu llah ın bütün temel prensiplerini özlü ve kapsamlı bir şekilde içermektedir.

Mü minler tarafından sürekli tekrarlanan ve tefekkür edilen bir duâ olarak kabul edilen bir sûredir.

Bu sure: Müslümanlara hedefledikleri dünya ve ahiret mutluluklarına ulaşmanın yollarını, prensiplerini ve metodlarını gösteren ve öğreten bir suredir.

Bütün bunlar ve diğer hikmetlerine binaen, Müslümanlara emredilen beş vakit namazda, en az 40 def a bizden bu  surenin okunması istenmiştir. Sadece okumak da yetmiyor, ilâveten anlamak, mesajı almak, tefekkür ve tezekkürle hayatımızda kemâlâtımız için basamak basamak yükselişe yürümemiz de emredilmiştir.

Müslümanların bugün bu hedefe ulaşamadıklarının sebeplerinden biri de, namaz emrini ifa etmeyişlerinden, edenlerin de çoğunluğunun okuduklarının ve icra ettiklerinin mesajını alamadıklarından, meseleyi kuru bir kelime ve hareket kalıbına sokmalarındandır. Bir hammal, turistlerin gelip gittiği yerde çalışıyorsa her dilden 15-20 kelimeyi kısa sürede ezberler ve kazancını başarıyla katmerler. 50 sene namaz kılan bir mü min, okuduklarından 10 kelime anlar hâle gelmediyse, yaptığının hikmetine ve tefekkürüne nasıl ulaşabilir Ulaşamıyor ve bir türlü de netice elde edilemiyor.

Muhterem Müslümanlar!

Günde beş vakit namazımızı aksatmayalım. Eğer aksatmazsak, sadece namazlarda Fatiha suresini 40 defa tekraren okumuş oluruz. Namazlarda, dualarda, duaların sonunda, kabirlerin yanından geçerken, Kur ân okunup sonunda fatiha denilince... gibi vesilelerle bir Müslüman Fatiha suresini her gün yüze yakın rakamla ifade edilebilecek kadar okur, okuruz. Fatiha sûresinde ne diyor, okuyunca ne demiş ve istemiş oluyoruz Şimdi bu sûrenin kelimelerinin kapsadığı mânâyı özetleyelim:

Besmele ile başlamakla konuya Allah ın adıyla ve O na sığınarak girmiş oluyoruz...

"Elhamdülillahi Rabb il Alemin" demekle mükevvenatın Yaratıcısı, terbiye edicisi Rabb imize nimetleri münasebetiyle kulluğumuzu anlama istidadımız oranında yüceltip anlıyoruz ve inanıyoruz... demiş oluyoruz.

Rabb ımız (terbiyecimiz) Rahman dır. (Kullarını inanan-inanmayan diye ayırt etmeden dünya nimetlerinden istifade ettirir. Rahim dir. (Ahirette sâdece inanmış, iman üzere yaşamış kullarını ahiret nimetlerinden istifade ettirecek, inanan kullarına ahirette ayrıcalık tanıyacaktır.

Allah (c.c.) âhirette mahşer gününde dünya hayatımızın hesabını bizden soracaktır. O günün tek yetkilisi Allah tır. Hayatımızı oradaki hesabı dikkate alarak yaşamamız hatırlatılıyor ve bize kendi ağzımızla bu gerçek "Mâliki yevmiddin" ifadesiyle söylettirilmiş oluyor.

"(Allah ım-!) Yalnız Sana ibadet ediyoruz ve yalnız Senden yardım diliyoruz..." diyoruz ve konumumuzu anladığımızı ve itirafımızı ifade etmiş oluyoruz. Aynı zamanda bu ifadeleri tekrar etmekle duâ ve ibadetin hayatımızın mayası olduğunu da tefekkür etmiş oluyoruz.

"Bizi doğru olarak bildirdiğin yola (İslâmî yaşam tarzına), nimetlerini bahşettiklerinin yoluna sevket.." demekle geçmişte yaşamış olup yolundan sapmamış olanların yolundan giderek hidayet üzere yaşamak sözünü Rabb ımıza vermiş oluyoruz...

"Gazabına (Öfkene) uğrayanların ve sapıklaşanların yoluna uymamıza fırsat verme..." Ya Rabbi! diyerek sapıklıktan Rabb ımıza sağınmış oluyor, O nun yardımını talep ediyoruz. İnsan Allah ın rehberliğini bilerek reddederse, emirlerine aykırı davranırsa başının belasını bulur, felâketlerle boğuşur.

Muhterem Müslümanlar!

Özetle izahına çalıştığımız Fatiha suresini okumakla Allah ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmamız lazım geldiğini anlamaya, inanmaya ve gereği üzere yaşamaya yönlendirilmiş oluyoruz. Bu, bizlere Allah ın ne büyük lütfudur.

Elhamdülillahi Rabb il-Âlemîn...