MİLLİ İttifak liderleri bir engellemeye takılmaz,
mesajlarını ve özellikle de birlikteliğe zemin oluşturan samimiyetlerini
topluma ulaştırabilirlerse bir baraj sorunu yaşamayacaklarını söylemek abartma
olmaz. Aslında medya ambargo koymasa, Kamalak ve Destici toplumla yüz yüze
buluşabilseler samimiyetlerini ortaya koşmak için kendilerini zorlamaya bile
gerek yok. Çünkü dün sabah gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile
bir araya geldiklerinde iki liderin ortaya koyduğu görüş ve düşünceleri çok netti.
Bu durumun farkında olan iki lider vatandaşların zihinlerindeki baraja dikkat
çekiyor, bu barajın yıkılabilmesi halinde ittifakın işinin kolay olduğuna vurgu
yapıyorlardı.
Kahvaltının arksından iki lider yaptıkları kısa konuşma
ile görüşlerini ortaya koyarlarken söyledikleri arasında anlam itibariyle bir
fark olmadığı, ittifakın kısa zamanda bir kaynaşmaya dönüştüğü görülüyordu. Bu
görüntüye bakarak seçimlerden sonra ayrılığın kolay olmayacağını söylemek
abartma olmaz diye düşünüyorum. Birbirlerine o kadar yakışıyorlar ki, bu
ittifakın iktidarla sonuçlanması sadece bu iki parti için değil Türkiye için de
büyük bir fırsat olacaktır.
Kamalak konuşmasında ülkemizin gergin bir dönemden
geçtiğine, bu gerginliğin giderek artığına, Gerilimi körüklemenin kimseye
yararı olmayacağına dikkat çekerek, Farklılıklara rağmen birlikte yaşamak
durumundayız diyor, kardeşler arasında bile zaman zaman düşünce ayrılıklarının
ortaya çıktığına vurgu yapıyordu. Yargı konusunda ise, geçmişte de yargının
siyasallaştırılmasının gerginliklere yol açtığını hatırlatan Kamalak son
yıllarda yaşananları değerlendirirken, Hukukun darbe dönemlerinde bile
böylesine örselenmediğine vuru yapıyor. Şu an neyin doğru neyin yanlış olduğu
belli değil diyordu.
İki lider sorunları dile getirirken, Ülkenin
çözülemeyecek problemi yoktur diyerek ümitsizliğe gerek olmadığını, ülkemizin
çok zengin olduğu, ancak paylaşımda adaletin sağlanması, kaynakların israf
edilmemesi ile dar ve sabit gelirli kesimlere nefes aldırmanın mümkün olduğuna
dikkat çekiyordu. Sorunların çözümü için önemli olanının yöneticilerin
ehliyetli ve iyi niyetli olmasının yeteceğine vurgu yapılıyordu.
İki liderin özellikle üzerinde durdukları bir başka konu
ise iktidar partisi sözcülerinin toplumu koalisyonların geri gelmesi ile
korkutmasıydı. Bu noktada toplumu biz olmazsak koalisyonlar dönemi başlar diye
korkutan iktidar partisinin kendisinin koalisyon olduğuna dikkat çekiliyordu.
Koalisyonlardan Türkiye nin kaybetmeyeceği aksine kazanacağı, Avrupa nın pek
çok ülkesinde koalisyon hükümetlerinin iş başında olduğu hatırlatılıyordu.
Mustafa Kamalak son zamanlardaki hükümet ile paralel yapı
çekişmesine dikkat çekerek, Öfkemizi yenelim. Müslüman a kin yakışmaz.
Unutmayalım ki insan olarak birbirimize karşı sorumluluğumuz var. Devlet,
milleti bir bütün olarak kucaklamakla yükümlüdür diyerek iktidar olduklarında
birinci hedeflerinin devlet-millet kaynaşmasını sağlamak olduğunu belirtiyordu.
Kısacası, oluşan Milli İttifak ın ülkemiz ile ilgili
doğru tespitleri ve bu sorunlara doğru çözümleri var. Bunun ilk şartının
kardeşlik hukukuna sadık kalarak farklılıklara rağmen birlikte yaşamanın
sağlanması ile sorunları büyük ölçüde gidererek güçlü bir Türkiye nin önünün
açılacağına vurgu yapılıyor ki, bu tespitlere katılmamak mümkün değil.