Davranışlarımız duygularımızdan, duygularımız ise
düşüncelerimizden beslenir. Bu nedenle bir davranışı değiştirmek istiyorsak
önce o davranışın beslendiği düşünce kalıplarını değiştirmemiz gerekir.
Davranışlarımızı yönlendiren ve besleyen düşünceleri değiştirmedikçe
beklediğimiz sonuca ulaşmamız mümkün olamaz. Bunun için, kişi öncelikle
davranışın temeline inmeli ve kemikleşmiş çarpık anlamları değiştirerek
davranışsal dönüşüme ulaşmalıdır. Bazı patolojik durumlarda, kişi bu dönüşümü
yardım almadan gerçekleştiremez. Ama gündelik hayatta bazı davranışlarımızı
kendi çabamızla da değiştirebiliriz .
Bulunduğu her ortamda, yersiz alınganlıklar gösteren ve
sürekli karşı tarafa suçlayıcı sözler sarf eden bir yakınım vardı. Gittiği ev
toplantılarından döndüğünde beni arar ve “biliyorum, giydiğim giysiyi
beğenmedi, çayım bitmişti, önce yanımda oturan kişinin çayını doldurdu sonra
benimkini doldurdu. Belli ki, beni pek sevmiyor, beğenmiyor…” tarzında
yakınmalarda bulunurdu. Bu durum arkadaşlar arasında pek ciddiye alınmıyordu
ama, bayan kendisi eve her gelişinde huzursuz oluyor yaşadıklarını sorun haline
getiriyordu. Çünkü olaylardan sürekli negatif anlamlar çıkarıyor ve olumsuzluğu
kendi üzerine atfediyordu. Bu konuda köklü bir değişime gidebilmesi için
olaylara olumlu tarafından bakmayı öğrenmesi ve bunu davranışlarına taşıması
gerekirdi. Ama değişimi istemiyordu çünkü bu davranışının kendisini ve
çevresindeki insanları ne kadar rahatsız ettiğini göremiyor ya da farkına
varamıyordu.
Halbuki, beni
beğenmediği için önce yanımdaki hanımın bardağına çay doldurdu diye düşünmek
yerine, “önce yanımdaki hanımın bardağını görmüş olabilir, sırayı takip etmiş
olabilir ya da kasıtlı bir niyet taşımıyor olabilir…”gibi bir yaklaşımla olaya
pazitif anlam vermeyi öğrenebilir ve bunu alışkanlık haline getirebilirdi. Aksi
taktirde bu kişi karşılaştığı her olaya olumsuz bir anlam verecek hayatı
kendine zindan edecekti. Ama yaşadığı sorunun farkında olmadığından sürekli
çevresindeki insanları suçluyor ve olaylara negatif anlamlar yüklüyordu.
Değişime giden yolun ilk basamağı farkına varmaktır, kişi
bütün gayretlerini bundan sonraki basamaklarda yapar. Bu nedenle ilk basamak
önemlidir.