Farkındalık öğrenilen bir davranıştır

Abone Ol

Davranışlarımız duygularımızdan, duygularımız ise

düşüncelerimizden beslenir. Bu nedenle bir davranışı değiştirmek istiyorsak

önce o davranışın beslendiği düşünce kalıplarını değiştirmemiz gerekir.

Davranışlarımızı yönlendiren ve besleyen düşünceleri değiştirmedikçe

beklediğimiz sonuca ulaşmamız mümkün olamaz. Bunun için, kişi öncelikle

davranışın temeline inmeli ve kemikleşmiş çarpık anlamları değiştirerek

davranışsal dönüşüme ulaşmalıdır. Bazı patolojik durumlarda, kişi bu dönüşümü

yardım almadan gerçekleştiremez. Ama gündelik hayatta bazı davranışlarımızı

kendi çabamızla da değiştirebiliriz .

Bulunduğu her ortamda, yersiz alınganlıklar gösteren ve

sürekli karşı tarafa suçlayıcı sözler sarf eden bir yakınım vardı. Gittiği ev

toplantılarından döndüğünde beni arar ve “biliyorum, giydiğim giysiyi

beğenmedi, çayım bitmişti, önce yanımda oturan kişinin çayını doldurdu sonra

benimkini doldurdu. Belli ki, beni pek sevmiyor, beğenmiyor…” tarzında

yakınmalarda bulunurdu. Bu durum arkadaşlar arasında pek ciddiye alınmıyordu

ama, bayan kendisi eve her gelişinde huzursuz oluyor yaşadıklarını sorun haline

getiriyordu. Çünkü olaylardan sürekli negatif anlamlar çıkarıyor ve olumsuzluğu

kendi üzerine atfediyordu. Bu konuda köklü bir değişime gidebilmesi için

olaylara olumlu tarafından bakmayı öğrenmesi ve bunu davranışlarına taşıması

gerekirdi. Ama değişimi istemiyordu çünkü bu davranışının kendisini ve

çevresindeki insanları ne kadar rahatsız ettiğini göremiyor ya da farkına

varamıyordu.

 Halbuki, beni

beğenmediği için önce yanımdaki hanımın bardağına çay doldurdu diye düşünmek

yerine, “önce yanımdaki hanımın bardağını görmüş olabilir, sırayı takip etmiş

olabilir ya da kasıtlı bir niyet taşımıyor olabilir…”gibi bir yaklaşımla olaya

pazitif anlam vermeyi öğrenebilir ve bunu alışkanlık haline getirebilirdi. Aksi

taktirde bu kişi karşılaştığı her olaya olumsuz bir anlam verecek hayatı

kendine zindan edecekti. Ama yaşadığı sorunun farkında olmadığından sürekli

çevresindeki insanları suçluyor ve olaylara negatif anlamlar yüklüyordu.

Değişime giden yolun ilk basamağı farkına varmaktır, kişi

bütün gayretlerini bundan sonraki basamaklarda yapar. Bu nedenle ilk basamak

önemlidir.