Gerçek enflasyon yüzde 100’lerin üzerinde seyrederken açıklanan resmi rakamlar bunun ancak yarısı kadar oluyor.
Biz bu işgüzarlığı çocukken bize anlatılan bir hikâye ile açıklamaya çalışacağız.
Köyün ağası, oğlundan her gün atları yemlemesini istermiş.
Oğlu da hemen atları yemlemeye gidermiş.
Dönüşünde de babasına, “Kör atın önünden yemini alıyorum, farkına varmıyor” dermiş.
Babası da, “Bir gün mutlaka farkına varır” oğlum diye cevaplarmış.
Aradan bir süre geçince oğlan telaşla babasının yanına gelip “Baba kör at ölmüş” demiş.
Babası başını iki yana sallayıp, “Bak önünden yemini aldığını fark etmiş” demiş.
Açıklanan resmi enflasyon rakamları da aynen kör atın önünden yeminin alınması gibi oluyor!
Vatandaşın yükü altında ezildiği enflasyonun yarısı resmi enflasyon olarak ilan ediliyor.
Ve vatandaş sokaklara dökülmediği için açıklanan resmi enflasyon rakamındaki oyunu fark etmediği zannediliyor.
Bu zan ile de açıklanan enflasyon rakamları hep gerçek enflasyonun çok altında kalıyor.
Peki, sokaktaki vatandaş, gerçekten bu oyunu fark etmiyor mu?
Etmez olur mu?
Bal gibi de fark ediyor.
Daha doğrusu, fark ettiğini her haliyle belli ediyor.
Ancak iktidarda bulunanların bunu fark edebildiklerini söylemek mümkün değil.
Eskiden seçimlerden hep birinci parti çıkarlardı.
Şimdi ancak ikinci parti olabiliyorlar.
Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde seçimleri hep onlar kazanırdı.
Şimdi artık kazanamıyorlar.
Gerçek enflasyon ile ilan edilen resmi enflasyon arasındaki büyük fark sokaktaki vatandaş tarafından çok iyi fark ediliyor.
Bu fark ediş her seçimde biraz daha belirginleşiyor.
Ancak iktidarda bulunanlar, sokaktaki vatandaşın bunu fark etmediği varsayımı ile yola aynen devam ediyor.
Vatandaşın oynanan bu oyunu fark ettiğini ne zaman tam olarak anlayacaklar? Elbette seçimleri kaybedip iktidar koltuklarından kalktıkları gün fark edecekler.