Fenerbahçe’nin THY Euroleague’de şampiyon olan basketbol takımını kutlama yazılarının (bol) olduğu bugün biz, yine futbol yazmak istiyoruz.
Basketboldaki bu başarıyı Başkan Aziz Yıldırım’dan koparmaya, ayırmaya çalışan kulüp yazıcısı köşecilere rağmen...
Okuduğunuzda sizin de içiniz biraz cız etmiştir, İngiltere’den dünyaya yayılan o haberi. Her insanın içinde güçlü bir adalet duygusunun olduğuna inandığımdandır bu ısrarım. Haberin gurur veren kısmı ise ayrı bir yazı konusu olur.
“Liverpool’da forma giyen Emre Can’ın bu sezon ligde attığı röveşata golü, oylamada ilk sırayı aldı.”
İngiltere’nin “yılın golü” seçimi yapmasını ve bunu dünyaya duyurmasını kulak arkası etmesin hiç kimse. Bu bir ilandır aynı zamanda.
Diyor ki: Ben estetiğe, sanata, güzelliğe önem veririm, iltifat ederim. Oyununa seyir zevki katan futbolcuların kimlik bilgileri ile oynadığı takımın adı takdir hakkımızı dürüst kullanmamıza tesir edecek faktörlerden değildir. Bu ülkede herkes böyle yarışların içinde olabilir.
Listeyi uzatmak mümkün. Medyaca gündemde tutulan ve sayfalar ayrılan bir haber dolayısıyla adı geçen ülkeyi, bizim de böyle analiz etmemizi hoş görsün okuyucularımız.
Süper Lig’in 14. haftası. Musa Sow bir röveşata golü atıyor Antalyaspor’a. Galatasaray’a, Beşiktaş’a, Eskişehirspor’a, Vitoria Gumares’e, Manchester United’e, Rizespor’a ve Feyenoord’a attığı gollerden biri gibi...
Fakat Cüneyt Çakır iptal ediyor bu düşünce, zamanlama emek ve sanat gücü yüksek bu röveşata golünü. Bir sebebi olmalı. Sayalım mı? Birincisi hakemin karakterinin, yapısının, geçmişinin, bilgisinin, hissinin etkili olması ve bu hasletlerinin hiçbirinin röveşata golünün oyuncusuna saygı duymasına yetmemesi...
Nasıl ki İngiltere’nin yaptığı sadece gol seçmek değilse, Sow’un o golünün sayılmaması da sadece bir gol iptal etmek değildir. Meselenin bir derinliği vardır.
Artık böyle seyir zevki yüksek gollere bir son ver, demektir. Artık dizlerini mi döversin, psikolojini mi bozarsın, orası beni ve MHK’mızı ilgilendirmez. Hem seyircilere de bir mesajdır bu: Statlara gelirlerse, biz güzel goller seyretmelerine müsaade etmeyeceğiz.
Bir cümle de Sow’un golünün iptaline bayram eden görevli ya da işsiz eski futbolcu sıfatlı insanlarımıza var: Hanginiz seyircilerinize bu kadar saygılı olmuştunuz?
Adil olmakla olmamak farkı. İşte böyle ortaya çıkabiliyor.