Halk cumhurbaşkanını seçti…
Yeni bir dönem başlıyor!
Bu yeni döneme ilişkin de bir hayli fazla beklenti var…
AKP’nin 2023 vizyonuyla da örtüşen bu beklentilerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zaman gösterecek…
Ancak bir gerçek var ki, bu yeni dönemde geçmiş 12 yılın ağır faturalarını ödeyeceğiz.
Bu dönemde 2023 vizyonundan daha çok geçmiş dönemin `hatalarını’ konuşacağız.
Örneğin ekonomide `sıcak paraya dayalı’ para hareketlerinin acısını daha çok hissedeceğiz.
Üretimde `montaj’ sanayinin artık tıkandığını göreceğiz.
Cumhuriyetin 100. Yılı için ortaya konulan hedeflerin eski kafayla gerçekleştirilemeyeceğini anlayacağız ama iş işten geçmiş olacak.
Bilindiği üzere 2002-2014 yılları arasında ekonomide başarı olarak ortaya konulan verilerin altında sıcak paraya dayalı yabancı sermaye hareketlerindeki yoğunluk yatıyor.
Sıcak para ülkemize ne kadar fazla gelirse ekonomimiz o oranda büyüdü…
O oranda tükettik ve harcadık…
Dünya ekonomisinde ülkemiz sözde çıtasını yükseltti ama bu süre içinde dünyaya satabileceğimiz bir marka bile üretemedik.
Bu dönemde `sıcak paraya’ ve `tüketime’ alıştırıldık.
Kişi başına düşen milli gelirimiz 3 bin 500 dolardan 10 bin dolara çıktı ama sistemdeki çarpıklıktan dolayı bu zenginliği orta ve alt gelir gurubundaki insanlarımız hissetmedi. Çünkü belirli bir kesim zenginleşirken toplumun geniş kesimi bu zenginlikten payına düşeni alamadı.
Milli gelirdeki artış gerçekten sağlıklı olsaydı çalışanların asgari ücreti hala açlık sınırının altında kalır mıydı
Halkın önüne konulan `yeni dönem!’ daha acı geçecek…
Çünkü ortaya konulan hedefler genel anlamda `vatandaşın cebinden kesilerek’ gerçekleştirilmeye çalışılacak.
Örneğin bu süreçte kiralık işçi modelini çok konuşacağız.
Hedeflerin tutturulabilmesi için yabancı sermayenin eski döneme göre daha fazla gelmesi gerekiyor…
Bunun yolu da kölelik düzeninin kurumsallaştırılmasından geçiyor.
Yeni dönemin en bariz özelliği de…
Fakirleşerek zenginleşeceğiz…