Fakirlerin hikayesi

Abone Ol

YOKSUL bir kadını, elinde yardım paketiyle gören adam, “sorsanız açım, hiçbir şeyim yok der, açtın da bu kadar kiloyu nasıl aldın” der. Adamın sözlerini itişen kadın, elindeki yardım paketini yere koyar ve şöyle cevap verir:” Sabah akşam, makarna ve ekmek tüketiyorum, kilolarımın nedeni budur. Yoksulun rejim yapacak, diyetisyenin verdiği yiyecekleri alabilecek imkanı mı var…” Kadının sözlerini işiten adam, başını eğer ve tebessüm etmekle yetinir.

Eşinin hurdacılık yaparak aldığı üç beş kuruşla ev kirasını ancak denkleştirebilen bir hanım dönercinin önünden geçerken başını çevirip bakar. Doğumuna bir ay kala nedense canı et istemiştir fakat hiç parası yoktur. Evine vardığında etin kokusunu unutabilmek için bildiği her yöntemi dener fakat o koku burnundan hiç gitmez. Sabah namazının ardından utangaç bir ruh haliyle dua eder, “Allahım kendimden çok karnımdaki bebeğim için istiyorum, acaba bu benim değil de onun ihtiyacımı ki bu kadar zorluyor beni. Senden böyle bir şey istemekten utanıyorum ama gidecek başka kapım yok ki…” der.

O akşam evin kapısı çalar, bir yardım kuruluşun gelen hanımlar, içeri girer ve bir miktar para ve birkaç kilo et bırakırlar. Kadın, mahçup bir vaziyette yere oturur ve Allaha şükreder. O an en büyük zenginliğin Allaha yakınlaşmak olduğunu hisseder ve dünya gözünde küçüldükçe küçülür.

Yalnız ve yaşlı bir hanım son günlerde yürümekte iyice güçlük çekmektedir. Komşuların da yardımıyla doktora gider. Doktor ameliyatın şart olduğunu fakat ilk bir ay yürümemesi gerektiğini dolayısıyla bir refakatçiye ihtiyaç olduğunu söyler. Fakat kadın koca dünyada yapayalnızdır, kendisine yardımcı olacak kimse yoktur. Dualarını arttırır ve Allahın kendisine bir yardımcı göndermesi için yalvarır. Çok geçmeden yaşlı kadının kapısı çalar, kapıya doğru ilerlerken içinde tatlı bir heyecan uyanır. Kapıda genç bir kız durmaktadır. Genç kız yaşlı kadını görünce tebessüm eder, yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar. Üniversitede öğrenci olan genç kız, yaşlı kadının mağduriyetini duymuş ve gönüllü olarak gelmiştir. Genç kızın da desteği ile yaşlı kadın ameliyat olur ve bir aylık süreyi onun evinde geçirir.

Dua insanın sahip olduğu en kuvvetli anahtardır. Açılmayacak sandığınız bütün kapılar dua ile birlikte sonuna kadar açılıverir. Yeter ki, riyasız ve içten bir şekilde isteyin. Israrla isteyin ve gidecek başka kapınızın olmadığını vurgulayarak isteyin. Ama umutsuzluğa düşmeyin.