"Faizsiz Kredi" ile işsizlik sorununun çözümü - 2

Abone Ol

Ekonominin ana formülünü hatırlayalım: Para = Fiyat x Mal

Bu denge statik dengedir.

Halkın elinde bulunan para ile tüccarın ambarında bulunan mal fiyatlarla çarpılınca birbirine eşit olur. Çünkü satılmayan eşya "mal" değildir. Karşılığı mal olmayan şey de "para" değildir.

O halde, halkın tüketmek üzere bulundurduğu meta "mal" olmadığı gibi, bankalardaki ticari mevduat da "para" değildir. Para halkta olacak, mal da tüccarda olacaktır.

Bu denge, hiç üretim olmasa, tüketim de olmasa yine devam eder. Bir taraftan tüccardaki stoklar erir, diğer taraftan halkın paraları da tüccarın eline geçer ama fiyatlarda değişme olmaz.

Tarihteki büyük "ekonomik krizler" hep farkına varılmadan doğar ve yapacağını yapar. 

Uygulayacağımız ekonomi politikaları ile parayı artırır veya paranın hareketini hızlandırırsak buna bağlı olarak mal artar ve sorun çözülür.

O halde, "emeğe faizsiz kredi" verirsek, hem enflasyon olmaz, hem de işsiz kimse kalmaz. Demek ki, işsizliğin tek çözümü vardır: Parayı basıp faizsiz olarak üretim yapanlara kredi olarak vermek.

*

"Faizsiz Kredi" ne demektir

Madem temel çözüm faizsiz kredi dir, bunun ne olduğunu açıklayalım.

1) Mal karşılığı nakit kredi verilir ve zamanla artmaz. 2) Mal ne zaman paraya dönerse tahsilat o zaman yapılır, mal satılmadan kredi geri istenmez. 3) Kişi malı üretememiş, koruyamamış, satmış ama haber vermemiş gibi sebeplerden dolayı borcunu ödeyemezse, cebri icraya gidilmez. Sadece kredisi kesilir ve borçlanma ehliyetini kaybeder. Mal varlığına,işyerine ve işlerine dokunulmaz. 4) Borcunu kapatması için kendisine destek olunur, borcunu öderse ticarî itibarı iade edilir.

Kredilendirme ilkeleri

Ön Sipariş Kredisi: Banka, müşterilerden hiçbir güvence istemeden sipariş vermek üzere yıl başında nakit kredi açar. Kredi miktarını kurul üyelerinin her biri ayrı ayrı belirler. Halk bununla halk marketlerine giderek peşin ödeyerek yıllık olarak tüketecekleri ihtiyaçlarını sipariş verirler. Siparişler haftalara göre yapılır. Günü gelince ödemesini yapmış olup siparişini almış olacaktır. Ödemeyenlere siparişleri teslim edilmeyecektir. Mağazalar peşin ödeyerek tüccarlara sipariş vereceklerdir. Tüccarlar peşin ödeyerek işyerlerine sipariş vereceklerdir. Sipariş aldıkları mal ülke içinde üretilmiyorsa o para ile ülke içinde ihraç malları sipariş vereceklerdir. İhraç malları alıp dışarıya satacaklar, işyerleri ham maddeleri peşin ödeyerek sipariş vereceklerdir. İşçilerin parası da her hafta ödenecektir. Böylece halk, mağaza, tüccar, işveren ve işçi faizsiz nakit olarak kredilenmiş olacaktır. Ama bankanın kasasından para çıkmayacaktır. Bu sayede yılbaşında işletmeler ham maddelerini peşin ödeyerek temin etmiş olacaklar, işçilerin parası hazır olacak, fiyatlar serbest olarak belirlenmiş olacaktır. En önemlisi, bütün işletmeler bir yıllık siparişlerini almış ve pazarlama sorununu çözmüş olacaklardır.

Kredileşme Kredisi: Halktan beyaz eşya veya araba gibi kiralanabilir ve taşınır eşya alacak olanlar, taksitlerinin yarısını önceden yatırırlar. Geri kalan taksitlerini malları satın alarak satın almış olurlar. Malzeme Kredisi: İnşaat malzemesi üretenlere faizsiz nakit kredi verilir. Mallar satılınca kredi itfa edilir. Satılmadığında kredinin itfası istenemez. İnşaat Kredisi: Devlet ormanları, siteleri, arazileri ve KİT tesislerini alınmak ve satılmak üzere "Çalışma Yüksek Kurulu" emrine verir. Vakıf işletmeler kurulur. Hisse senetleri veya parseller halka satılır veya rehinlenir. Taşınmazlar bir değerle halkın yararına tevdi edilir ve kira alınmaz. Karşılığında alınan paraya da faiz ödenmez. Böylece toplanmış para ile taşınmaz alınır-verilir. İnşaat için ise resmi ücret üzerinden bankaya nakit ödenir.

*

İşsizlik sorununun çözümü

1) Doğal imkânların olmaması: Türkiye doğal imkânların sıkıntısını çekmemektedir. Petrol dışında ülkemizin her şeyi vardır. Petrol ise komşularımızda bol olarak bulunmaktadır. Irak a su vererek, İran a demir vererek, Azerbaycan a tüketim malları vererek, Rusya ya madenleri vererek petrolü takas yoluyla sağlayabilir.

2) Makinelerin ve tesislerin olmaması: Türkiye 1950 den beri borçlanarak fabrika ve tesislerini fazlasıyla kurmuştur. Türkiye de 30 milyon çalışabilen nüfus vardır. Ayrıca bir otuz milyona daha iş verebilir.

3) Eğitimli elemanın olmaması: Türk işçileri Avrupa da çalıştılar ve başardılar. Türkiye nin yetişmiş çalışanı vardır.

4) Pazarın olmaması: Faizli ekonomide en büyük sorun pazar sorunudur. Faizsiz ekonomide pazar sorunu veya iş bulma sorunu yoktur. Çünkü kâr nakit üzerinden değil, mal üzerinden yapılmaktadır. Refah seviyesi düşük veya yüksek olabilir, ama pazar sorunu olmaz, çünkü halk ürettiği kadar tüketir.

5) Sermaye sorunu: İşletmeler nakit sorununu çözemedikleri için çalışamamaktadır. Faizsiz ve cebri icrasız kredi sayesinde sermaye sorunu kökünden çözülmüştür.

6) Vergi ve diğer sorunlar: Vergi ve sigorta sorunu ile cebrî icra uygulamaları işletmeleri çökertmektedir. "Genel Hizmet Kooperatifleri" ile bu sorun da çözülmüştür.