'Faizli kredi kartı' intihar ettirir!

Abone Ol

Artık, insafsız faizli kredi kartı mağdurlarından birinin daha intihar ettiği gün veya hafta geçmiyor. Nedense, adeta alışkanlık yapan bu haberleri de kanıksar olduk! Özellikle bu duruma sebebiyet verenler ve çözüm getirmekle yükümlü olanlar bu feci manzaraya sadece seyirci kalmaya devam ediyorlar

Geçenlerde TBMM de görevli bir polis memuru bile, insafsız faizli kredi kartı borcu yüzünden intihar etti. Aradan daha birkaç gün geçmeden, bu sefer bir emniyet müdürü yine faizli kredi kartı borcu yüzünden, kendisiyle birlikte ailesini de yok etti!..

Haber içler acısı ve aynen şöyle:

Kredi kartı borcu, polis ailesini yok etti.

Adana 1 inci Sınıf Emniyet Müdürü Zülkifli Akbaba, oğlunun borcunu ödemek için 3 bin YTL faizli kredi aldı. Faiz, kira derken maaş yetmedi. Sinirler gerildi. Akbaba önce küçük oğlu, sonra eşi, ardından büyük oğlunu vurdu. En son, silahı başına dayayıp tetiğe bastı.

Emniyet Müdürü Zülkifli Akbaba, oğlunun kredi kartı borcunu ödemek için Polis Bakım Sandığı ndan geçen yıl 3 bin YTL kredi çekti. Akbaba nın maaşının 276 YTL lik bölümü kredi kartı taksidi için kesiliyordu. Akbaba, aynı zamanda her ay 230 YTL de lojman kirası ödüyor, geriye kalan bin 100 YTL para ile kredi kartlarına olan borçlarını da zor denkleştiriyordu. Zülkifli Akbaba nın, eşi ve oğlunun da ek kart sisteminden yararlanarak kredi kartı ile yüklü miktarda alışveriş yaptığı öğrenildi. Zülkifli Akbaba nın banka emeklisi olan eşi Gülseren Akbaba nın (53) eline geçen para da Akbaba Ailesi nin maddi yönden rahatlamasına yetmiyordu. Zülkifli Akbaba, önceki akşam eve geldiğinde oğlu Serkan ile tartıştı. Oğluna kızan baba oturma odasında beylik tabancasını çekerek oğlunun kafasına tek el ateş etti. Genç adam, olay yerinde yaşamını yitirdi. Bu arada Zülkifli Akbaba,büyük oğlu Volkan ile mutfakta bulunan eşi Gülseren in yanına giderek, başlarından vurdu. Daha sonra baba Akbaba, namluyu şakağına dayayıp son kurşunu da kendine sıktı.

Bu haber birileri için ne anlam ifade ediyor, bilemem. Ama benim için çok şey ifade ediyor. Çünkü, benim anlayış ve inancıma göre; bir insanı öldüren veya ölümüne sebep olan bütün insanlığı öldürmüş gibidir.

*

İntihar salgını başlayabilir

Evet, faizli kredi kartı mağdurları her gün intihar etmeye devam ediyor

Ancak intihar edenler geride ayrıca çocuk, kadın, akraba olmak üzere onlarca acılı insan da bırakıyor

Bankalar yani sadece kârlarını ve faiz alacaklarını düşünen vahşi kapitalizmin ana unsurları olan faizli kurumlar başta olmak üzere, konu ile yakından ilgilenmesi gereken bütün kişi ve yetkililer ise maalesef anlaşılmaz bir ilgisizlikle olanları sadece seyretmeye devam ediyorlar

Bu yazıyı kaleme aldığım bir gün öncesinde, günlük iş görüşmelerini yaptıktan sonra, akşam üzeri yoğun İstanbul trafiğinde eve dönmeye çalışıyoruz. İş ortağım radyoyu açtı ve kanaldan kanala dolaşmaya başladı. Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ın binlerce faizli kredi kartı mağdurları ile ilgili değerlendirmesini duyunca, yol arkadaşıma orası kalsın dedim ve dinlemeye başladım.

Nevzat Hoca diyordu ki; "Sorumluluk duygusu sahibi, onuruna düşkün kişiler, borçlarını ödeyemediklerinde kolayca depresyona giriyorlar. Şimdilik haftada üç-beş kredi kartı mağduru intihar ediyor. Psikolojik olarak, çıkan kanun ile durumlarının düzeleceği beklentisi var. Şayet bu beklenti gerçekleşmezse, intihar edenlerin sayısı daha da artacaktır. Borçlularda intihar salgını başlayabilir. Zira, depresyon tedavisi gören kredi kartı kurbanları önemli sayılara ulaştı".

Nevzat Hoca yı dinlerken, o anda aklıma iki şey geldi.

Birincisi, malum, son dönemde tüketicileri uyarmak amacıyla sigara paketlerinin üzerine zorunlu olarak "SİGARA ÖLDÜRÜR!" başta olmak üzere, çeşitli hatırlatmalar yazılıyor. Aynı şekilde kredi kartlarının üzerine de kocaman harflerle "FAİZLİ KREDİ KARTI İNTİHAR ETTİRİR!" diye yazılsa, yeridir.

İkinci olarak, aklıma Temel in meşhur fıkrası geldi. Hani, Temel idama mahkum edilmiş. İdam sehpasının başına getirilip son sözleri sorulduğunda, Temel ne dese beğenirsiniz: "Bu bana ders olsun!"

Temel misali, kredi kartı mağdurlarından son sözlerini sorma imkanımız yok. Çünkü onları biz idam etmiyoruz, kendileri intihar ediyorlar. Ama neden intihar ettiklerini ayan beyan biliyoruz ve bu durum her ne hikmetse geride kalan yetkili-yetkisiz, ilgili-ilgisiz olan bizlere bir türlü ders olmuyor!..

Acep nedendir !.

AKP iktidarının üzerinden tam üç yıl geçtiği için, doğrusunu söylemek gerekirse, bu saatten sonra artık onlara yönelik bir beklentim kalmadı. Çünkü Abbas yani AKP yolcu, gidici... AKP zihniyetinin bugüne kadar yap(a)madıkları, bundan sonra yap(a)mayacaklarının garantisidir

Bu son tesbiti de yaptıktan sonra, yine de bu yazıyı kaleme aldığım güne kadar güya çözüm diye yapılmaya çalışılan garabetleri ve diğer gelişmeleri bundan sonraki yazılarımda ele almaya devam edeceğim.

Bizim görevimiz sadece hatırlatmak ve uyarmaktır.

Gerisi, ilgililere kalmış.