Faizci Düzen Batırır, Adil Düzen Kurtarır

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Milli Görüş’ün kurduğu bütün partiler; insanlığın saadetini sağlayacak olan “Önce Ahlâk Ve Maneviyat” esasını önde yürüyen bayrağı yapmıştır. Fert ve toplumun saadetine mani olan bütün kötülüklere, “Faiz beni batırdı, rant ekonomisi değil, reel ekonomi, faizci düzen değil, adil düzen, zilletten izzete, sefaletten saadete” gibi sloganlarla dikkat çekerek bu kötülüklerle mücadele etmiştir. “Adil Düzenle İktidara” sloganıyla faizci düzeni savunan CHP ve AK Parti gibi partilerden farkını ortaya koymuştur. “Açlığa, işsizliğe, borca, inanç tahribatına hayır” diyerek asil bir duruş sergilemiştir. “Ne bekliyoruz, bu gidişatın sonu yok, bu böyle gitmez” diyerek milletimizin aslına dönmesine öncülük etmiştir. “Uydu değil, lider ülke Türkiye” diyerek yollara düşmüştür. “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya” hedefinden milim sapmamıştır. Milletimiz; faizci düzenin batırdığını, adil düzenin kurtardığını Milli Görüş partilerinden öğrenmiştir.

İKİ ŞEY

Milletimizin saadet bulması sadece Adil Düzen’le mümkündür. Faizci kapitalist düzenden Adil Ekonomik Düzen’e geçmeden refaha ulaşılmaz. AK Pati iktidarının ürettiği ekonomik felâketi ortadan kaldırmak için yapılacak tek şey; faizci kapitalist düzeni terk etmek, Adil Ekonomik Düzen’e geçmektir. Bunu sağlayacak olan tek parti ise Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’dir. Saadet Partisi Türkiye’nin tek güçlü partisidir. Saadet Partisi’ni güçlü kılan iki şey vardır. Bunlardan birincisi “kadro” gücüdür. Saadet Partisi’nin çok güçlü bir kadrosu vardır. Bu kadro; değil Türkiye’yi, dünyayı yönetecek milli heyecana ve başarma aşk ve azmine sahip, bilgi, plan, program, takip, intaç sistemini disiplinle uygulayacak hidayet, feraset ve dirayete sahiptir. Milletimiz, bu kadroyu iktidara taşıdığı zaman, iyi idare edilmenin ve adil düzenin izzet ve şerefine kavuşacaktır. Saadet Partisi’ni güçlü kılan ikinci şey ise, “zihniyet” gücüdür. Milletin öz kaynaklarına güvenmek ve onları harekete geçirmek; üretim, istihdam ve ihracat seferberliğini başlatmak; bölüşümde herkesin hakkını almasını, ülkenin bütününün kalkınmasını ve bütün gelir guruplarının milli gelirden dengeli ve adil bir şekilde pay almasını sağlamak inancı, Milli Görüş zihniyetinin temelini oluşturmaktadır. Bu zihniyete sahip olmayan partiler, Türkiye’yi ekonomik yıkımdan, manevi tahribattan kurtaramazlar. Saadet Partisi’nin bu gücü, sayılarla ifade edilip ölçülemez. “Biz zayıfız, güçsüzüz” gibi sözler, hatalıdır ve Milli Görüşçüleri rol almaktan uzaklaştırır. “İktidar olsanız, bakanlık yapacak kimseniz yok” gibi kanaatler, Milli Görüş kadrolarını tanımamaktır. Milli Görüşçüler; Bakara Suresi’nin 249. ayetinde bildirilen şu hakikate yürekten iman ederler: “Talut ordusuyla yola çıkınca; ‘Muhakkak Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Eliyle bir avuç içen müstesna kim ondan içmezse bendendir’ dedi. Fakat ırmağa varınca, içlerinden pek azı hariç, ondan içtiler. Nihayet, Talut ve beraberindeki müminler, ırmağı geçince, o zamana kadar imtihanı başarıyla geçenlerden bir gurup; ‘Bugün, Câlût ve ordusuna karşı savaşacak gücümüz yoktur’ dediler. Mahşer günü Allah’ın huzuruna çıkacaklarına yürekten inananlar ise; ‘Nice küçük ve inançlı topluluklar vardır ki, Allah’ın izniyle, büyük nice kalabalık orduları bozguna uğratmıştır. Unutmayın ki Allah, zorluklara karşı sabredenlerle beraberdir’ dediler.” Unutulmamalıdır ki Saadet Partisi; “Hacer’ül Esved’i” ihtilaf eden müşrikleri uzlaştırarak yerine koyan “Emim Muhammed’i ve yolunu” temsil eder. Hakkın kapısını tutanla, batılın kapısında istikbal ve iktidar arayanlar bir değildir. Hak gelince batıl zail olur. Onun için yönetme ve iktidar; Milli Görüş zihniyetine sahip Saadet Partisi’nin hakkıdır. “Altılı Masa” bileşenleri, cumhurbaşkanı adayını bu gerçeğe göre belirlemeleri durumunda, Allah’ın inayetiyle zafer onların olur.

ZAFER İÇİN

“Altılı Masa” bileşenlerinin, zafere ulaşmak için gözetecekleri esaslar vardır. Bu esasların besmelesi; “Önce Ahlâk ve Maneviyat” prensibidir. Bu olmadan hiçbir saadete ulaşılamaz. Ülkenin kurtuluşu için “faizci kapitalist düzen” yerine “Adil Ekonomik Düzen”i esas almalıdırlar. Bu, paradan para kazanan finans merkezlerinden faizli borçlanma alışkanlığını terk etmeyi, açık bütçe ile değil, denk bütçe ile çalışmayı gerektirir. Faiz, zulümdür ve bu zulme karşı net bir tavır sergilenmelidir. Devlet; kumardan ve temeli haram faaliyetlerden gelir elde ediyor durumundan kurtarılmalıdır. AB yerine D-8 esas alınmalıdır. Türkiye’de ahlâki ve manevi tahribatın sebebi AB’dir. İstanbul Sözleşmesi, Cinsiyet Eşitliği, aileyi tahrip eden sapıklıkları savunmak gibi hatalı eğilimlerden uzak durulmalıdır. Kötülük işlemenin bir hak sebebi olmadığı idrak edilmelidir. Devlet gelirlerinin üretim gibi helal kaynaklardan temin edilmesi esas olmalıdır. KDV ve ÖTV gibi tüketim üzerinden alınan bütün zulüm vergileri kaldırılmalı, bunun yerine adil vergiler konulmalıdır. Adil vergilerin kaynağı hakikaten ve hükmen artan mallar, üretim ve varlıklardır. Materyalist eğitim yerine, bu milletin müktesebatına uygun yerli ve milli bir eğitime geçmek esas alınmalıdır. Böyle bir eğitimin besmelesi de yine “Önce Ahlâk ve Maneviyat” esasıdır. Teşvik ve destekler, doğrudan üretime ve emeğe yapılmalıdır. İsrafın her türlüsüne savaş açılmalıdır. İnsanın aklına, nesline, hayatına ve malına yönelik bütün kötülüklerle mücadele edileceği ilan edilmelidir. Adalet, mülkün temelidir esasından taviz verilmemelidir. Yargılamanın doğru hak anlayışına göre yapılmasını sağlayacak düzenlemeler konusunda toplum ikna edilmelidir. “Altılı Masa” bileşenleri siyaseti; meşruiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan, en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde insanlara hizmet etme işi olarak gördüklerini ilan etmelidir. Çare Milli Görüş’te, kurtuluş Adil Düzen’dedir. Selam hidayete tabi olanlara…