"Ekonomik terörün sebebi FAİZ dir" başlıklı yazım bu köşede yayımlandığı gün (30.10.2007 Salı), gazetelerde "Merkez Bankası Durmuş Yılmaz ın: Biz ekonomik terörist değiliz" haberi yayımlandı. Malum, faiz indiriminde bekleneni vermeyen Merkez Bankası nın Başkanı Durmuş Yılmaz, son günlerde ihracatçı ve sanayicinin hedefi hâline geldi. Tepkiler tam sayfa olarak bütün gazete ilânlarına bile yansıdı. Başkan Yılmaz, gazete ilânlarına kızmadığının altını çiziyor. Ancak, aldıkları kararların ekonomik teröre yol açtığı eleştirilerine katılmıyor ve diyor ki: "Biz terörist değiliz. Akşam eve gidip yorganı üstümüze çektiğimizde, Aldığımız kararlardan sonra işini kaybeden oldu mu diye kendimize soruyoruz. Tepkileri okuyoruz, inceliyoruz. Ama doğru yaptığımıza inanıyoruz."
Merkez Bankası ile ihracatçılar arasındaki düşük kur-yüksek faiz polemiğinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı dan şöyle bir cevap geldi: "Kim rahat uyumak ve vicdanını rahatlatmak istiyorsa, Türkiye ye yüksek faizi ödetmez."
Enflasyon düştükçe faizi indireceklerinin altını çizen TCMB Başkanı doğru söylüyor, onlar terörist değil ama; teşbihte hata olmaz esasına dayanarak tekrar hatırlatıyor ve diyoruz ki; adeta ekonomik terör mesabesinde zararlı etkilerin baş müsebbibi FAİZ dir
Ayrıca, ENFLASYON un baş müsebbibi de FAİZ dir. Çünkü bilinen malum bilimsel gerçek şöyledir; ne kadar FAİZ o kadar ENFLASYON ! Başkan ın bu gerçeği bildiğini zannediyorum ve soruyorum: Faizler düşmedikçe enflasyon nasıl düşecek !.
*
Merkez Bankası nın faiz ve kur politikasının kabine içindeki muhaliflerinden Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de, geçen hafta ihracatçıya destek çıktı; düşük kur-yüksek faizin sanayici ve ihracatçıyı müşkül durumda bıraktığını belirtti:
"Dış ticaret içerisinde kur ve faiz, artık bir makas değil tam bir testere hâline geldi. Bu, makası falan geçti, bunun adı kur-faiz testeresi dir. İttiğiniz zaman da kesiyor, çektiğiniz zaman da. Bakın bu iki ağızlı bir testere, aşırı değerli Türk lirası testerenin birinci vuruşudur. Ara malı ithalatını artırıyor, birinci kesmeyi yapıyor. Geriye doğru çekerken de faiz ikinci kesmeyi yapıyor."
Bir bakan bile bunları söylüyorsa; hani sözün bittiği yer vardır ya, işte tam da öyle bir durum sözkonusu. Artık bıçak kemiğe dayanmış durumda. Konuşmak ve yazmaktan ziyade yapılması gerekenleri yapmak gerekiyor, yapmak
*
Bakınız, Güngör Uras da "MB hedefi bugüne dek tutturamadı ki bundan sonra tuttursun" başlıklı yazısında (31.10.2007), bizim her vesileyle hatırlatıp vurguladığımız gerçeği dile getirmiş: "Aslına bakılırsa, olan bitende bir çarpıklık yok... Merkez Bankası enflasyon hedefini bugüne kadar tutturabildi mi ki, bundan sonra tuttursun
Faturayı halk ödüyor
Yüksek faiz, dövizi ucuzlatıyor. Ucuz döviz, ithalatı artırıyor. Ucuz ithalat tarımda ve sanayide yatırımı ve üretimi köstekliyor. İhracat artışını önlüyor.
Yüksek faiz bir yanda bütçedeki faiz yükünü büyüterek bütçe açığına, öte yanda ithalatı ucuzlatarak döviz açığına neden oluyor.
Merkez Bankası bu yüksek faiz politikasına ek olarak "tüketimin sınırlandırılmasını", Maliye politikasının sıkılaştırılarak, "hükümet harcamalarının" kısılmasını istiyor. Unutmayınız, tüketim harcamalarının kısılması; kalkınmanın yavaşlaması, yatırımlarda üretimde frene basılmasıdır. İşsizliktir. Mâli disiplin demek hükümetin faiz ve personel harcaması dışında bir şey yapamaması demektir.
Merkez in yüksek faiz politikası bugüne kadar hükümet, medya tarafından büyük ölçüde desteklendi. Ama yüksek faiz uygulaması "yılan hikâyesi"ne dönünce ve de ödenen büyük faturaya rağmen hedef bir türlü tutturulamayınca, Merkez Bankası eleştirilmeye başlandı. Şimdilerde üst yönetimin telaşının, iki günde bir rapor yayımlanmasının, toplantı ve konuşma yapılmasının ardında bunun telaşı var. Merkez Bankası üst yönetimi bugüne kadar arkasına aldığı desteğin "Aslansınız, kaplansınız" sıvazlamalarının kaybolmasından korkuyor."
Merkez Bankası hariç, artık herkes FAİZ aleyhinde yazıyor, konuşuyor... Geçen hafta İlhan Selçuk bile Cumhuriyet Gazetesi nde FAİZ yazısı yazmaya başladıysa, tekrar ediyorum; Allah kerimdir