Fabrika ayarların, taşıdığın değerdir

Abone Ol

Ne hikmetse; dünyanın geçici ve gölge görüntülerine kapılmanın faturası kimin önüne gelmişse, hep fabrika ayarlarından bahsediyor. Ne garip ki; kendi kaderlerine ve kısmetlerine razı olmayanlar, gemi azıya almanın sonuçlarıyla karşılaştığında hep, yabancılaşmanın kötülüğünden dem vuruyor. Ne tuhaf ki; taşıdığı inanç ve düşüncesinin gerçeklerinden habersiz ve bilgisiz kaldığında, hep öğrenme ve kendini yenilemenin öneminin altını çiziyor. Hepsi bir tarafa, yanlışından dönme gibi bir niyeti olmayanların, zaman kazanmaya yönelik bu tavırları ise hep sonuçsuz kalıyor. Çünkü önce yanlışını kabul etmeli insan!

Hele bir sor: yanlış yola nasıl girdim Ciddiyetini unutarak, kendi arzularını ve çıkarlarını her şeyin ve herkesin üstünde tutmayı neden gözettin Sadece kendine yararı olana yakınlık ve önem vermeye, karşılıksız merhamet ve muhabbet duymamaya neden başladın İnsanların derdiyle dertlenmek yerine yetkilerini ve fırsatlarını kötüye kullanarak bilgi ve becerilerini insanların önlerini kesmeyi niçin tercih ettin Ne oldu da, basit meseleler ve bayağı meşguliyetler neticesinde, önemli ama riskli konulara eğilmek yerine, kaba işlere ve kabuk görüntülere saklandın Niye, ince hikmetlere ve perde arkası gerçeklere yönelmeyi bırakarak ülkenin sorunlarını, sosyal ve siyasal sonuçlarını ve çözüm yollarını düşünmek yerine hep kişisel çıkışları zorladın! Hele bir sor: niye yaptın!

Bilgisizlik, sevgisizlik, ilgisizlik, gayesizlik ve gayretsizlik neticesinde uhrevi ve ebedi kazançlar yerine, dünyevi ve geçici amaçlar için uğraşan bu adamlar bilmelidir ki; kendileri o eski adamlar değildir. Adamlıklarını “eski” görüntüleriyle sürdürmeyi de bırakmalıdırlar. Allah’ın rızasını aramadan, her konuda Allah’ın en fazla hoşnut olacağı tavrı takınmadan yapacakları her çalışma boşuna çalışma olmaktadır ve olacaktır. Bizler, kendilerinden çalışma değil, kendileri olmalarını bekliyoruz. İyi niyetle soruyoruz: İşleri bayağı ve aşağı beklentiler içinde boğuşmaktan ibaret olanların bugünlerde suçluluk hissetmesi, yanlıştan dönmenin bir işareti olabilir mi Bir kişinin arkasına sığınarak girilen yanlış yoldan, yine bir kişinin arkasına sığınarak çıkma çabasının beyhude olacağı açıktır. Bunun farkına varmayanlar, gayesizlik sürecine nasıl yuvarlandıklarını anlayamazlar. Bir kutsal amaçtan çark edenlerin, ümitsiz, projesiz ve heyecansız dolaştıklarını göremezler. Sadece, basit ve bencil hesapların adamı olanların sayısını artırırlar. Böylece, büyük hedeflerin değil, küçük heveslerin peşinde koşarak günü birlik hizmet ve hareketlerin esiri olup, yüksek ideallerden mahrum kalırlar. Çünkü hayatın, nefsin fani ve fena heves ve hilelerine karşı yürütülen bir mücadele ve mücâhede süreci olduğunu anlamadan kimse fabrika ayarlarına geri dönemez.

İnancımız ve düşüncemizin heyecanını yeniden yakalamak ve gayret sarf etmek için önce yanlıştan dönmeliyiz. Çünkü bilgi ve beceri sahibi olmak, ahlaken olgunlaşmaktır. Sabır ve samimiyet gerektiren ciddiyet ve cesaret gerektiren konularda bedel ödemektir. Duyarsız ve tutarsız bir tavır takınmayı, kolaycılığı ve hazıra konmayı, beleşçiliği ve başkalarının sırtından geçinmeyi kendine yakıştıramamaktır. Taşıdığı değerin farkında ol, çünkü bu coğrafya, ihaneti asla kabul etmez!