ESKADER tarafından 58. düzenlenen Bab-ı Ali Sohbetleri‘nin bu ayki konuğu gazetemiz yazarı Mehmed Şevket Eygi oldu. Eygi, ilkokul yıllarından kesitler vererek üniversite yılları ile sonrasında gazetecilik mesleğine nasıl başladığını ve Necip Fazıl‘la ilk nasıl tanıştığını anlattı.
ESKADER tarafından 58. düzenlenen Bab-ı Ali Sohbetleri‘nin bu ayki konuğu gazetemiz yazarı Mehmed Şevket Eygi oldu. Eygi, ilkokul yıllarından kesitler vererek üniversite yılları ile sonrasında gazetecilik mesleğine nasıl başladığını ve Necip Fazıl‘la ilk nasıl tanıştığını anlattı.
Eygi, üniversiteyi bitirdikten sonra kaymakam olmak istediğini ancak dindar olduğu gerekçesiyle kaymakam yapılmadığını belirtti. Eygi; "Benim çocukluğumun Türkiye‘si bugünkü Türkiye değildi. Rejim değişikti. Her şey değişikti. Ülke olarak fakirdik. Gazeteci olacağımı da tahmin edemezdim. Gazete patronu olmak içinde zengin olmak gerekirdi. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi‘ni bitirdikten sonra Dahiliye Bakanlığına kaymakamlık için başvurdum. Ancak dindar olduğum için almadılar" diye konuştu. Basın dünyası ile ilgili hatıralarını anlatan ve tecrübelerini paylaşan Eygi, Necip Fazıl Kısakürek‘i 1943‘te tanıdığını söyleyerek; "Fındıkzade‘de yağmurlu bir sonbahar günüydü. Duvara yapıştırılmış Büyük Doğu Dergisi‘nin afişini görmüştüm. O zaman Necip Fazıl Kısakürek kafama girdi" dedi. Yeni İstiklâl‘in çıkarılışındaki hatıralarını anlatan Eygi, "O zaman gazete için 92 bin lira para toplanmıştı, halbuki bir gazete için en az 400 bin lira lazımdı" dedi. Eygi, 1960‘lı yıllarda da Sönmez Neşriyat‘ın sahibi olduğu gazeteyi çıkaramayınca kendisine teklifte bulunduklarını ve teklifi kabul ettiğini söyledi. Eygi, anlattıklarıyla dinleyicileri 1960 Türkiye‘sinin zor şartlarda yapılan gazetecilik dönemine götürürken dinleyicilerden gelen soruları cevapladı.