Bismillâhirrahmânirrahîm!
RAHMETLİ Erbakan Hoca’mız, Millî Görüş hareketinin en sıkıntılı günlerinde, şöyle haykırmıştı: “Tarihinize bakın! İnancınıza sarılın! Millî Görüş’e sarılın! Zulüm ebedi olmaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.” Hani, karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığa en yaklaşılan zamandır, diye bir söz vardır ya! Her çilenin bir dolma vakti; her gecenin bir seheri var.
Siyonist İsrail, Filistinli kardeşlerimize karşı zulmünü zirveye çıkardı. Hastane ve okulları bombaladı. İnsanları işkenceyle öldürüyor. Esirlerin üzerine vahşi köpekler salıyorlar. Öylesine ürpertici görüntülere şahit oluyoruz ki; bir Filistinli yaralıyı bir aracın önüne bağlamışlar; aracı diğer Filistinlilerin üzerine sürerek, canlı kalkan olarak kullanıyorlar. Bu vahşeti sergileyenlerde zerre kadar “insan olma” özelliği var mıdır, dersiniz?
Zalim, korkusunu gizlemek için şiddet ve zulmünü artırıyor. Eceli gelen köpek örneğini ortaya koyuyor. İşgalci İsrail kendi sonunu hazırlıyor. Savaş kabinesi birer birer istifa etti; sonunda tasfiye edildi. Tasfiye sırası katil İsrail yönetiminde! Hem içte hem de dışta zalim Netanyahu’ya karşı büyük bir boykot var.
İçte zalime karşı öfke ve nefret durmak bilmiyor. Siyonistler dünyada hızla yalnızlaşıyorlar. Vicdan ve insaf sahibi hiç kimse işgalci Netanyahu’nun katliam, soykırım, vahşet ve işkenceci tutumuna “suç ortağı” olmak istemiyor. ABD’de Demokrat Parti’nin Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri, Netanyahu’nun 24 Temmuz’daki ABD Kongre konuşmasını boykot edeceklerini açıkladılar.
İŞGAL KALICI OLMAZ
TANINMIŞ Mısırlı âlim Prof. Dr. Yusuf Karadâvî’nin “Her Müslümanın Ortak Davası KUDÜS” başlıklı başlangıcından günümüze Filistin davasını anlatan 168 sayfalık önemli bir eseri var. Hiçbir halin “kalıcı” olmadığına vurgu yapıyor. Kudüs’ün İngilizlerce işgal edildiği 11. yüzyılda, İmad’üd-din Zengi ve oğlu Nurettin Mahmud’un Kudüs’ün fethinin alt yapısını hazırladıklarını; daha sonra da Selâhattin Eyyûbî tarafından fethedildiğini anlatıp günümüze geliyor.
“Vehen - dünyayı sevmek, ölümü istememek” hadisini naklettikten sonra şunları söylüyor: “Zaaf ve güçsüzlüğün sırrı, dünyayı sevmek ve ölümden nefret etmektir. Ümmet, içindekini değiştirdiğinde, yüce Allah onu değiştirecek ve ona zayıflık yerine güç ve izzet; hezimet yerine de zafer ve otorite ihsan edecektir.” (Kudüs, Nida Yy., 2009, Sh. 35)
Karadâvî, eserinde, tarihî delilleriyle bölgenin geçmişini hatırlatıyor; “Amerika’nın nüfuz ve hâkimiyetinin sonsuza kadar devam etmeyeceğini” belirtip, Rabbimizin beyan ettiği, “Allah bir kısım insanların kötülüğünü, diğer bir kısmı ile savmasaydı, yeryüzü fesada uğrardı” (Hacc, 40) ayetinin hükmü gereğince şu değerlendirmeyi yapıyor:
“ABD’deki Yahudi lobisinin güdümündeki geniş medya ağının etkisiyle, gerçeklerden uzak tutulan Amerikan halkının, bir gün şüphelerden ve saptırmalardan uzak bir şekilde hakikati apaçık göreceklerini ümit ediyorum. İşte o zaman bu halk, mazluma karşı zalimle; işgale uğrayana karşı, işgalciyle; ev sahibine karşı, hırsızla asla birlikte olmayacaktır.” (Sh. 39)
İŞGAL AYIBI BİTMELİ
KARADÂVÎ Hoca, eserinde Filistin konusuna olan hâkimiyetini ispat ediyor; sorunların çözüm yollarını gösteriyor. İsrail’in karakterini yansıtan Siyonizm’in özelliklerini şöyle sıralıyor: 1. Irkçılık, 2. Şiddet ve düşmanlık, 3. Yayılmacılık, 4. Ahlâksızlık, 5. Cimrilik ve mala kulluk! Dünyanın Filistin davasına karşı sessizliğini de şöyle açıklıyor: “Dünya, sonsuza dek Amerika’nın kuklası olarak kalmayacağı gibi, dünyanın bu sessizliği de asla uzun sürmeyecektir.”
Dünya, şimdi Siyonist tehlikenin büyüklüğünü daha iyi anlıyor. İslâm dünyası Siyonizm’e karşı bilincini keskinleştirdi. İsrail ordusundaki askerler bile, mazlum insanlara karşı savaşmayı vicdanlarına yediremediklerini söylüyorlar. Halk, İsrail’den ayrılmaya başladı. Kassam Tugayları’nın moralleri yüksektir. İşgali bitirmeden direnişi sonlandırmamakta kararlılar.
Filistinli kardeşlerimiz 40 bin şehit; bir o kadar da kayıplar vermek pahasına efsanevî bir direniş ortaya koydular. Türkiye ve İslâm âlemi kardeşlik görevi olarak 107 yıllık işgali bitirmek uğruna hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalıdır. Özgürlük ve insan hakları çığırtkanlıklarına rağmen, bunca uzun süreli işgal, 20. ve 21. yüzyılın affedilmez ayıbıdır. Dünyayı “işgal ayıbı”ndan kurtarmayacak mısınız?
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, “HAMAS’ı yok edebileceğini sananlar yanılıyor” diyerek İsrail’in savaştaki yetersizliğini itiraf etti. (Kanal13, 20.06.2024) Bilelim ki, terörist İsrail’in bulunmadığı bir dünya, huzur ve barış iklimine girecektir. Böylesine büyük bir iyiliğe ortak olmak ne büyük nasiptir! Haklının hakkını alması adalettir. Özgür Filistin’de buluşmak ümidiyle!..