Ey Müslümanlar Üç Ayların Bereketiyle

Abone Ol

Akan giden zamanda Müslümanlar iyi bir sınav vermedi. Ödevlerini yerine getirmedi. Ne insanlık adına ne de Müslümanlar olarak kendi adlarına. Geçen geçip gitti, önümüzde bir gelecek var. Müslümanların birliği, dayanışması, Hakikat medeniyeti etrafında hakkıyla bütünleşmeleri olması gerekendir.

Gelecek yakındır, ilk adımdır, bugündür, bugünden yarınadır. Müslüman denilince sadece Anadolu coğrafyası içindekiler değil, dünyanın hemen her yerinde İslâm’a inanan müminlerdir. Bunların rengi, ırkı, fiziki özellikleri hemen hepsinin kendine özgüdür. Onları bütünleştirecek olan İslâm güzellikler bütünlüğüdür. Bu duygu ve bilinçle birbirlerine sarılır, dayanışırlarsa o zaman gelecek de güzelleşmeye başlar.

Her iyi ve güzel olan atılacak bir adıma bakar.

Müslümanlar hem içeriden hem de dışarıdan büyük bir kuşatma altındadırlar. Kuşatma sadece coğrafi kaynaklarda gözü olan emperyalizm olarak var saymak büyük bir yanılgıdır. Afrika’da, Türkistan’da, Maynamar’da, özellikle de Orta Doğu’da İslâm’a dolayısıyla Müslümanlara karşı savaşlar verilmektedir. Bunlar medeniyetimize ve inancımızadır. Filistin’deki kuşatma, soykırım ve savaş nirengi noktasıdır.

Bu güzel ayların içinde içindeki güzellikleri taşırın. Irki, mezhebi yüzlerinizle değil içinizdeki soylu inancın duruşuyla var olun. Müslüman olan her birey gönül dünyasındaki enginlikle birbirine baksın, birbirini anlamaya ve tanımaya çalışsın. Her birimizin mutlaka eksikleri ve yanlışları var. Bunlardan ötürü birbirimizi yargılamayalım, dışlamayalım, ötelemeyelim. Sevginin engin güzellikleri yakınlaşalım. Birbirimize güzelliklerle dayanışalım.

En umulmayan insanlar bile soylu çıkışlarla farklı yüzleriyle bir yerde kendilerini belli ederler. Uçlarımızı törpüleyerek köreltelim. Yanılgılarımız ve yanlışlarımız çoktur. Bunlarda ısrar etmenin kimseye bir yararı yoktur.

Emperyalizm güdümlülerde bir hayır yoktur, bunlar yeterince denenmiş. Yapılması gereken halkların bütünlüğünü sağlayacak adımlar ve girişimlerdir.

İnsanlığın başına bela olan, insanlığı yolundan çıkaran sapkınlıklar, bunlara sözcülük eden medya, özellikle de sosyal medya emperyalizm güdümlüdür, kışkırtıcıdır, yanıltıcı ve yanılsatıcıdır. Ortaya atılan bir savın gerçekliği var mıdır, yok mudur, bilinmez. Fitne körükler. Şunu da öğrendik ki Filistin’de işlenen zulme ilişkin, Siyonizm ve emperyalizm aleyhindeki paylaşımlara bile izin verilmemektedir.

Olumsuzluklar ve kötülüklerin yaygınlaşması, nefret ve öfkenin artırılması bu kanallar araçlığıyla yaygınlaşmaktadır.

Kötülükler her insan için tehlikelidir. Renk, din, mezhep, meşrep fark etmez. Olumsuzlukları yüze vurmak, karalamak, bir hayır ve güzellik getirmez. Müslümanların parçalanması, uzaklaşması ancak kendilerine zarar verir.

Duyarlılık ve dikkatlerimizle birbirimize yakınlaşmayı sağlamak bir zorunluluktur. Biz parçalandıkça çember daralır. Daralan çemberin içinde sıkışıp tükeniriz.

İslâm milleti bütün olsa bu felaketler başa gelmez Müslümanların birbirine üstünlükleri söz konusu olmamalı. Oynanan büyük oyunların farkında olunmalı. Elbette birbirimizi uyaracağız, yol göstereceğiz, kırıp dökmeden.

Filistin olayında şu anda direnen bir Yemen halkı var. Diğerleri ise sadece siyasilerin gölgesinde hareket ediyorlar. Siyonizm ve emperyalizmi bir bütündür. Bunların merhametlisi, iyisi ya da kötüsünden söz edilemez. Merhametli topluluklar vicdanlarıyla kendilerini belli ederler. Onlarla yakınlaşma da bir sorumluluk gereğidir. Filistin’in soylu direnişçileri kadar fedakâr ve cefakâr olunmadıkça Müslümanların bütünleşmesinden ve dirilişinden söz edilemez. Bu örneği diriliş ve direniş adına örnek almalıyız.