Ey Müslümanlar koşun Abede özgürlük ve demokrasi getiriyor

Abone Ol

Müslümanların en büyük açmazı katillerinden yardım

dilemesi. Kendisini kurtarması için onlara yalvarması ve çağrıda bulunması.

Yazımın başlığı aslında her şeyi özetliyor gibi. Ne yazık ki Müslümanlar

kendilerini katillerinin ellerine teslim etmiş bulunuyor veya etmek için

çırpınıyorlar. Türkiye de buna dâhil. İslâm coğrafyasında nerede bir çatışma

bir savaş varsa orada emperyalizmin parmağı var ve hemen Abede veya BM yardıma

çağrılıyor. Bu tuhaf çelişkinin nedense farkına varılmıyor. Ya da bilinçli bir

teslimiyet yaşanıyor. Fakat bu çağırma ve yalvarmaların hiçbirinin bir yararı

olmadı, olmayacak da. Saraybosna da 250 bin kişi katledildikten sonra lütfen

geldiler. Çeçenya benzer durumda ve hiçbir çözüm üretilmiş değil. Myanmar da

aylardır süren bir katliam var dünyanın gözleri önünde, bırakın Müslümanları

Abede ve AB nin ya da bir Allah ın kulunun kılı kıpırdamıyor. Afganistan da

yıllardır benzer durum yaşanıyor. Siviller, masumlar durmadan öldürülüyorlar.

Birbirlerini öldüren Müslümanlar. Yapay gerilimler yüzünden. Pakistan bir kan

gölü. Irak a demokrasi ve özgürlük getirildi. Her gün onlarca insan ölüyor.

Mısır da seçimler yapıldı Müslüman kardeşler seçimi kazandı. Onlara bir yıl

bile fırsat tanınmadı ve darbe yaptırıldı. Binlerce insanın ölümüne göz

yumuldu. Suriye iki yılı aşkındır, ateş hattına sürüldü, insanlar birbirini

kırıyor ve zehirli gazlar atılıyor. Türkiye yi bu bataklığa sürükleyenler geri

çekildiler el ovuşturuyorlar. Kuzey Afrika ülkeleri tam ateş hattı. Ne zaman ne

olacağı bilinmez. Tunus ta gerilim had safhada. Binlerce insanın ölümüne göz

yumuldu. Yıllardır Filistin tam bir kan gölü ve açık bir cezaevi. Böyle

olmasına karşın değişen bir şey yok.

Yeryüzünde dokunulmazlığı olan bir ülke var, İsrail. Ne

yaparsa yapsın onun yaptıkları tartışılmaz bile. Böyle söylendiğinde karşı

taraftakiler söyleyenleri suçlar ve küçümserler.

Bir tuhaf durum. Yıllara dayanan bu geçmiş deneyimlerden

sonra Müslümanlar veya yöneticileri katillerinden yardım umuyorlar ve

bekliyorlar.

Asıl üzerinde durulması gereken Türkiye nin içinde

bulunduğu durum. Böyle bir tuzağın içine nasıl düşülür ve nasıl hâlâ onlardan

medet umulur.

Suriye Abede tarafından işgal edilirse demokrasi ve

özgürlük mü gelecek

Daha ilginç bir durum Şalom gazetesinin verdiği bir

habere göre Suriyeli muhaliflerin, yani özgürlük ve demokrasi savaşçılarının

İsrail den yardım dilemesi. Yani köleliğe razı olur bir tutum içine girmeleri.

Topraklarını işgal eden Mescid-i Aksa yıkımını sürdüren Filistinlilere yaşama

hakkı tanımayan Yahudilerden yardım dileniyor.

Müslümanlar açısından daha vahim olan bir durum ise İran

ile tam bir savaş psikolojisi içine girilmesi. Savaş açılsa birçok kimse

gönüllü olarak İran a karşı savaşacak. Birbirlerini ilençleyen sloganlar

atıyorlar, nefret körüklüyorlar.

Bu savaşlar kim adına ve ne için yapılıyor, kimse bunu

sorgulamıyor.

Suriye muhaliflerinin acımasızlıkları da göz ardı

edilmemeli. Üç tır şoförü sırf Şii oldukları için araçlarından indiriliyor ve

infaz ediliyorlar. Bu görüntüler dünya kamuoyuna da gönderiliyor. Benzer durum

karşıtları için de geçerli. İnsanlar gözü kara ne yaptıklarını bile

bilmiyorlar.

Bütün bunlar emperyalizmin işine geliyor. Daha açık bir

ifadeyle İsrail in işine yarıyor. Onlar rahat bir nefes alıyor. Hamasete

kapılmadan olayları yeniden sağlıklı bir şekilde düşünmemiz ve yorumlamamız

gerekiyor.

Günlerdir bu sayfalarda kalemimizle çırpınıp duruyoruz.

Bu savaşlar Müslümanların yıkımından başka bir işe yaramıyor. Genç enerjimiz

tükeniyor, uygarlığımız verimleri yerle bir ediliyor. İnsanımız soykırıma

uğruyor. Bütün bu olanlar Müslümanlara oluyor. Bu ateş hattının içinde ne yazık

ki ülkemiz de var. Dört bir yandan kuşatılmış durumdayız.

Ülkemizde Mısırlı ve Suriyeli kardeşlerimizin yanında yer

alalım derken bir başka cephe açıyoruz. Kürtlerle, Araplarla, Şii

kardeşlerimizle geriliyoruz durup dururken.