Ankara‘da Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Haftası münasebetiyle düzenlenen ‘Ahde Vefa Programı‘na binlerce vatandaş iştirak etti. Duygulu anların yaşandığı programda gösterilen sinevizyon sırasında vatandaşlar gözyaşlarına hâkim olamadı.
O‘ndan aldığımız ilhamla haykırıyoruz
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Erbakan‘ın başkalarının hayal bile edemediği işlerin altına imza attığını da belirterek, "Sürekli olarak O‘ndan aldığımız ilhamla haykırıyoruz. Ey Milli Görüşçüler silkinin. Bölündük, parçalandık düşünceleriyle zaman zaman insanlarımızın karamsarlığa kapıldığını görüyoruz. Hocamız 1969 yılında bağımsızlar hareketini başlatırken, tek başına değil miydi?" şeklinde konuştu.
VERİLEN SÖZÜ TUTMAK...
Uzun yıllar Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın Özel Kalem Müdürlüğünü yapan Mehmet Karaman, "Hocamızı anmak kadar, O‘nu anlamak çok daha önemli. Ahde Vefa, verilen sözü yerine getirmekle başlıyor" dedi.
Saadet Partisi Altındağ İlçe Teşkilatı‘nın Erbakan Haftası münasebetiyle düzenlediği Ahde Vefa Programı‘na binlerce Başkentli iştirak etti. Kur‘an-ı Kerim tilavetiyle başlayan ve Erbakan için yapılan dua sonrası başlayan programda Erbakan için parti tarafından düzenlenen ‘Dedi Çıktı‘ adlı sinevizyon da gösterildi.
Programın sonunda ise Milli Görüş teşkilatlarında ilçe başkanlığı yapan ve hayatını kaybedenlerin ailelerine plaket verildi.
Ahde Vefa Programı‘na konuşmacı olarak katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Erbakan‘ı anlamak için kişisel özelliklerini iyi anlamanın gerektiğini kaydetti. Kamalak, "Hocamız her şeyden önce zarif bir insandı. Kibar, beyefendi bir kişiliği vardı. Hiçbir zaman muhatabına sen diye hitap etmemiştir. Kendisinden bahsederken de ben diye bahsetmemiştir. Sürekli ceketi ilikliydi. Hiçbir zaman ayak ayak üstüne atmamıştır" dedi.
HAYATINDA KARAMSARLIĞA YER YOKTU
Kendisinin 1969 yılında Kahramanmaraş‘ta İmam Hatip Lisesi öğrencisi iken karşılayanlar arasında olduğunu kaydeden Kamalak, "Muhterem Hocamızı o tarihten itibaren takip ettik. 1995 yılından sonra vefatına kadar sürekli bir biçimde el ele, omuz omuza beraber çalıştık. Samimi bir mümindi. İbadetlerine titizlikle riayet ederdi. Büyük bir mücahitti. Onun hayatında karamsarlığa ümitsizliğe asla ve asla yer yoktu. İnanmış bir insan, Allah‘a güvenen bir zat, asla ve asla ümitsizliğe düşmezdi. Allah‘a inanıyordu. Sık sık hatırlatırdı. ‘Eğer siz Allah‘a yardım edecek olursanız Allah‘ta size yardım eder. Allah‘ın yardım ettiği kişiler ancak galipler olur" diye konuştu.
Kamalak, Erbakan‘ın başkalarının hayal bile edemediği işlerin altına imza attığının da belirterek, "Sürekli olarak ondan aldığımız ilhamla haykırıyoruz. Ey Milli Görüşçüler silkinin. Bölündük, parçalandık düşünceleriyle zaman zaman insanlarımızın karamsarlığa kapıldığını görüyoruz. Hocamız 1969 yılında bağımsızlık hareketini başlatırken, tek başına değil miydi? Kendisini dinleyen yaşlı bir amca ‘yapayalnızsın bir çiçekle bahar gelmez‘ demişti. Hocamız ise ‘Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar bir çiçekle başlar‘ tarihi sözünü söylemişti. Bu basit bir cümledir ama baştan başa bir iman abidesidir. O çiçek zamanla, çiçek bahçesine dönüştü" şeklinde konuştu.
DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEK DİYENLERİN KULAKLARI ÇINLASIN
Erbakan‘ın MSP-CHP koalisyonunda CHP‘lilere rağmen İmam Hatip Okulları‘nın orta kısmını yeniden açtığını kaydeden Kamalak, "Hocamız Marksist MEB Bakanı‘na rağmen o dönemde koalisyon protokolüne maddeler koyarak, İmam hatip liselerinin orta kısmını açtı. Sonra 350 İmam Hatip Okulu açtı. Bunlara üniversite giriş hakkı verildi. 3 bin Kur‘an kursu açıldı. Dindar nesil yetiştirecek diyenlerin kulakları çınlasın" dedi.
AHDE VEFA VERİLEN SÖZÜ TUTMAKTIR
Uzun yıllar Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın Özel Kalem Müdürlüğü‘nü yapan ve programda konuşmacı olan Mehmet Karaman da anılarını aktardı. Karaman, Erbakan‘ı anmaktan çok anlama programları düzenlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Hocamızı anma değil anlama programları tertip etmeliyiz. Ahde Vefa, verilen sözü yerine getirmekle başlıyor" dedi.
Karaman, 28 Şubat sonrası Erbakan‘a karşı yapılan eleştirilere ise şu şekilde karşılık verdi. Karaman, "28 Şubat‘ta bize terörist gözüyle görüp yakalayarak öldürmek isteyenler vardı. Ama liderimiz çıktı, televizyonda ‘bu tarihin akışın içerisinde bir zerredir. Sakın provokasyona gelip, yollara sokaklara dökülmeyin. Biz daha güçlü geleceğiz inşallah‘ dedi. Milletimizi büyük bir zulümden kurtardı. Hocamız deseydi ki, ‘Hadi bakalım çıkın sokaklara deseydi. Hiç birimiz kendimize sahip olamazdık. İşte liderimiz, ülkesini, milletini, davasını düşünen, kimsenin ayağının kanamasına rıza göstermeyen biriydi" dedi.
ERBAKAN‘IN 1974‘TE ASKERDEN İSTEĞİ NEYDİ?
1974 yılında yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında önemli bir ayrıntıyı aktaran Karaman, harekâtın başlayacağı sıralarda Erbakan‘ın subaylardan bir isteğinin olduğunu söyledi. Karaman, "O dönemde Ecevit harekâta karşıydı. Ama Hocamız bu harekâtın gerekliliğine inanıyordu. Ecevit İngiltere‘ye gönderilince Hocamız Başbakan‘a vekalet ediyordu. Kıbrıs için havaalanında Genelkurmay Başkanı‘na çıkarma başlasın talimatını veren Hocamız daha sonra ise 300 kişilik bir subay grubuna konuştu. Hocamız orda yaptığı konuşmada yapılan harekâtın gerekliliğini aktararak, ‘bana 3 şehit gerekiyor‘ deyince bütün subaylar hepsi birden ayağı kalkarak ‘biz hazırız‘ dedi. Sonra dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, Hocamıza ‘Sayın Erbakan siz isteseydiniz ben size şehit olacak 3 asker verirdim, niye böyle bir toplantıda bunu söylediniz‘ dedi. Hocamız ise, ‘Akdeniz‘de ABD‘nin savaş uçağı taşıyan gemileri var. Ben harekât başlayınca oradan gelecek bir saldırı için bunu istedim. O gemileri hayatları pahasına batırsınlar diye. Bunu bu salonda ise şunun için söyledim. Subaylardan ‘şehit olmaya hazırız‘ sözleri anında ABD‘ye ulaşmıştır. O yüzden onlar bu azim karşısında artık bize karşı gelemezler. Şehit olma arzusun onlar duysun bir uçak dahi kaldıramasınlar korkularından‘ dedi. Hakikaten de ABD filosundan bir uçak kalkamamıştır" açıklamasında bulundu.
BEN MİLLİ GAZETEYİM
Programı esnasında yaşanan bir sürpriz ise herkesi heyecanlandırdı. Solanda ayrı ayrı mekânlara oturan bir grup genç sırasıyla kalkarak, Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın sözlerin tek tek seslendirdi. Daha sonra ise kürsüde bir araya toplanan gençler, bu seferde ‘Ben Milli Gazeteyim‘ dizelerini okuyarak salondan büyük alkış aldı.
DENKTAŞ NİYE PİŞMAN OLDU?
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası Erbakan‘ın Denktaş‘tan istekleri olduğunu da kaydeden Karaman, "Sizden iki şeyi yapmanızı istiyorum. Biri Kıbrıs‘ta İmam Hatip Liseleri‘ni lütfen açınız. Kıbrıs‘ta Kur‘an kurslarını açınız. Gençlerimizi yetiştiriniz. Aksi takdirde sizi ilerde öldürecek hale gelirler‘ diye söylemiş. Biz bunu hocamızdan dinledik. Yıllar sonra 2005 yılında referandum öncesi Denktaş ‘hayır‘ tarafında çalışıyordu. Kıbrıslı on bin genç Denktaş‘ın evine yürüyüşe geçerek protesto etmişler. Denktaş ise ‘Bakın Erbakan bana yıllar önce bunu söylemişti. Bunu gördüm, gençler beni öldürmeye gelmişlerdi. Niçin böyle yaptılar. Gençlerimizi yetiştiremediğimiz için bu hale geldik‘ diye kendisi bizim arkadaşlara aktarmış" dedi.
GAZZE SİZİN YURDUNUZ
Programa Gazze‘den de bir misafir katıldı. Gazze Asayiş Müdürü Besir Akil yaptığı konuşmada, Erbakan‘ın Gazze için büyük önem taşıdığını söyledi. Akil, "Hep beraber mücadele ettik, bundan sonrada edeceğiz. Gazze bütün Müslümanların kendi öz yurtlarıdır. Filistin Müslümanların toprağıdır, bundan sonrada böyle kalacaktır. Allah nasip ederse muhafaza etmeye devam edeceğiz" dedi.