Ey Millî Görüşçüler! İnancınıza sarılın!

Abone Ol

Zulüm ve kötülüklerin zirve yaptığı bir dünyada yaşıyoruz. Başta Siyonistler olmak üzere, tüm sömürü odakları işi azıtmış ve dünyayı yaşanmaz hale getirmişlerdir. Şehirler günlerce bombardımana tabi tutuluyor, Filistinli esirlerin kemikleri kırılıyor, Arakan’da insanlar yakılıyor, Afrika’da açlık ve ilaçsızlıktan her gün yüzlerce insan ölüyor. Daha, nice zulüm ve haksızlıklar… Kaos ve bunalıma sürüklenmiş insanlık canından bezmiş, kurtarıcı bir el bekliyor.

Dünyaya bir bakınız! İnsanlığın huzur ve saadetini plân ve programına almış, D-8’leri kurarak bu işin temelini oluşturmuş tek bir kuruluşumuz var: Millî Görüş hareketi.

Millî Görüş Hakkı üstün tutarken; bâtılın temsilcileri kuvveti üstün tutuyor.

Millî Görüş bütün insanların saadet ve kurtuluşunu hedef alırken; diğerleri kendi menfaatlerinin peşinde.

Millî Görüş; iyilik, güzellik, şefkat, merhamet merkezli adil bir düzen kurmayı amaçlarken; bâtıl ise, zulüm, sömürü, savaş, işgal, işkence ve haksızlık üzerine kurulmuş bir dünya oluşturmuş.

Millî Görüş, dünya nimetlerini eşit paylaştırmayı isterken; bâtıl görüşler bencilce davranıyorlar.

Millî Görüş hakça, özgürce, insan onurunu koruyan bir dünya kurmayı amaçlarken, bâtıl görüşler insanı bir eşya kadar bile değer vermiyorlar.

Kısaca, çare ve kurtuluş Millî Görüş’te. Millî Görüş’ün doğruluğu, insaf sahibi her görüşten  araştırmacı tarafından da kabul edilmektedir.

Bilindiği üzere, Erbakan Hoca, BM’nin Yeni Dünya Düzeni Komisyonu Başkanı Nobel ödüllü Orwin Lazlo’yu Adil Düzen çalışmaları için Türkiye’ye davet etmişti. Millî Görüş ve Adil Düzen’in nasıl işleyeceği kendisine anlatılarak konu üzerinde uzun müzakereler yapıldı. Lazlo, geriye dönerken İstanbul Samatya’daki bir sinema salonunda konferans verdi. İşte, orada Millî Görüş ve Adil Düzen hakkında söyledikleri:

Orwin Lazlo Anlatıyor

“Beni Millî Görüşçüler davet ettiler. “Size biz, adil düzenin nasıl kurulabileceği hakkında brifing vereceğiz” dediler. Ben bu teklifi büyük bir alâka ve memnuniyetle kabul ettim. Sebebini söyleyeceğim. Neden büyük ilgi gösterdim Dinledim ve gördüm ki, benim hayatım boyunca en ideal olarak düşündüğüm prensiplerin hepsi matematiksel bir disiplin içinde bir nizam olarak önüme konuyor. O gün ben yeniden doğdum ve o büyük etki altında şu salonda bulunan insanların hepsine söz veriyorum ki, bu Millî Görüş çatısındaki insanlar ne zaman isterlerse emirlerine âmâdeyim. Gelip her türlü katkıyı yapmaya hazırım.

Ben yeniden doğdum ve çok etkilendim. Gerçekten bütün insanlığın saadeti için, adil bir düzenin tesis edilmesi için bu ilmî çalışmaları yapmış olmak her türlü takdirin üstündedir. Neden bu teklifi yaptıklarında hemen kabul ettim Çünkü ben meteorolojideki “Schmetterling” olayını bilen bir insanım. Bundan yıllar önce çok büyük bir kasırga Avustralya’nın güneyinde teşekkül etmiş. Bu kasırga kuzeye doğru yürüyor. Şimdi Hint ve Çin’e gidecek ve milyonlarca insanın hayatına son verecekti. Her türlü enerjiyle dolmuş ve insanlığın üzerine gidiyor. Ve tüm insanlık da bunu izliyor. Herkes büyük bir felâket beklerken bir baktı ki, bu büyük kasırga Avustralya’yı geçtikten sonra Hint ve Çin’e gidecekken, yön değiştirip yönünü okyanusa çevirerek bütün enerjisini okyanusa boşalttı.

Sonra, meteorolojistler, fizikçiler ve kimyacılar hepsi seferber oldular ve muazzam güç Avustralya’nın kuzeyinden gelip Asya’ya yönelerek her şeyi kasıp kavurması gerekirken, nasıl oldu da yön değiştirdi ve tüm enerjisini okyanusa dökerek yok oldu Bunu incelemeye başladılar. Sonunda ittifakla tespit ettikleri şudur: Meğer tam o tarihte, Avustralya’da kelebekler bir yerden bir yere göç ediyorlarmış. Bu göç esnasında o kelebeklerin kanatlarının o hafif çırpıntıları birleşerek bu muazzam gücün yön değiştirmesini sağlamıştır.” (Necmeddin Erbakan, “Gayemiz Bütün Beşeriyetin Saadetidir” konulu ESAM Konferansı, 16. 11. 2005)

“Kötülük hüsrana uğrayacak”

Ey Millî Görüşçüler! Millî Görüş’ün muhterem lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan tarafından araştırılıp müzakereleri yapılarak sistematize edilmiş ve çalışma modeli haline dönüştürülmüş olan Millî Görüş hareketinin ne anlama geldiğini fark ediyor musunuz Türkiye’nin liderliğinde ve İslâm dünyası ile beraber kurulacak “Yeni Bir Dünya” bütün insanlığın huzur, barış ve iyiliğini amaçlamaktadır.

“Lider ülke” olmayı esas alan şahsiyetli bir dış politika hedefi önümüzde dururken; Türkiye hükümetlerinin müstemleke tipi bir kalkınma politikası yürütmeleri, tamamen dış güçler ve onların işbirlikçilerinin sistemli propagandalarına dayanmaktadır. Bu sonuç, Türkiye’nin tarihî misyonu ve gücünü bilmeyen gafil hükümetlerin ürünüdür.

Ey Millî Görüşçüler! Çalışmalarınızla bu yanlış anlayışa son vermeli, kasıtlı propagandaların amacını milletimize anlatmalısınız.

Çünkü, Millî Görüş hakkı üstün tutmakta, hak ve adaletin tesisi için mücadele vermektedir.

Fikir hareketlerinin etkisi çok büyüktür. Kelebek etkisi ülkeleri ortadan kaldıracak dev kasırgaların yönünü değiştirdiği gibi; Millî Görüş hareketi de azgınlaşan zulüm, sömürü, haksızlık ve kötülüklerin hedefini değiştirecek muazzam bir güce sahiptir. Her şey bizde başlıyor ve bizde bitiyor. Bu kadar büyük iyiliklerin size nasip olmasını istemez misiniz

Unutmayın ki; şu sözlerin sahibi olan bir liderin davası -Allah’ın izniyle- mutlaka hedefine ulaşır:

“-Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam Millî Görüşçüler, Saadet Partililer! Ne olursa olsun, gelecekten asla ümit kesilmeyecektir. Tarihe bakın, inancınıza sarılın. Zulüm ebedî olmaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.”