Ey Kudüs! Kanayan yaram!

Abone Ol

Kubbet-Üs Sahra, Burak duvarı, Kıble mescidi, Nebi kapısı Müslümanların kalbinde yüz kırk dönümlük gönül yarası. Mescid-i Aksa yeryüzünde ikinci mescit, ilk kıblemiz. Eğer tutsak kalacaksa, Siyonistlerin çizmeleri altında inim inim inleyecekse, yerin dibine girelim. Biz bu utançla nasıl Allah’ın HUZURUNA varacağız? Nasıl bir Ümmet anlayışı içerisindeyiz? Ümmet olmak müslümanın derdiyle dertlenmek değil midir? Her Müslüman; iyinin, doğrunun, güzelin, adaletin ve faydalı olanın hâkim olması için çalışmayacak mı? Yoksa sizde mi ılımlı Müslüman haline getirildiniz? Ne zaman başınızı gömdüğünüz kumdan çıkaracaksınız?

Müslümanların ilk kıblesi tam elli yıldır parmaklıkların ardında esirdir. Siyonistler tarafından her türlü zulme ve muameleye tabi tutulmaktadır. 1,5 milyon Müslüman nasıl dayanıyor bu duruma? Ne zaman harekete geçeceksiniz?

Neden kendine sormuyorsun, “Mescid-i Aksa bizim neyimiz olur?”

Peygamberimiz (s.a.s)’in eşi Hz. Meymune validemiz bir gün, “Ya Rasûlallah! Bize Beyt-i Makdis hakkında bilgi verir misin?” der.

Allah Rasûlü şöyle buyurur: “Orası mahşer ve menşer, yani yeniden diriliş yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kılın. Çünkü orada kılınan bir namaz başka yerdeki bin namaza bedeldir.” Hz. Meymune: “Peki oraya girmeye gücümüz yetmezse ne yapalım ya Rasûlallah” dediğinde Rahmet Elçisi şu cevabı verir: “Kandillerini yakmak için zeytinyağı, yakıt hediye gönderin. Kim bunu yaparsa oraya gitmiş ve namaz kılmış gibi olur.’’

Bir şehir düşünün; nice peygamberin tevhid mücadelesine ev sahipliği yapmış. Bir şehir düşünün; üç semavi dinin kıblesi olmuş. Bir şehir düşünün; adıyla ve çevresiyle mukaddes ve mübarek kılınmış. Sözünü ettiğimiz bu şehir, Kudüs’tür; Kuts-i Şerif’tir. Diğer adıyla Beytü’l-Makdis’tir. Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapan, bir cazibe merkezi olan Kudüs ve çevresinde Hz. İbrahim, Hz. İsmail, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Süleyman ve Hz. İsa gibi nice peygamberler yaşamıştır. Hal böyle iken bugün O kutsal şehir esir haldedir. Bu Müslüman’a yakışıyor mu? İki şekilde Kudüs ile sürekli irtibat halinde olmalıyız. Birincisi hep dualarımızda olmalıdır. İkincisi maddi olarak hep bir elimiz bu şehirde olmalıdır. Rahmet elçisi diyor ya gidemezseniz, kandilleri yakmak için zeytinyağı gönderiniz. Bu hadis bize maddi anlamda da Kudüs’e sahip çıkmamızın en iyi örneğini vermektedir. Yarın hemen başlıyoruz. Saadet Partisi’nin düzenlediği ve sadece Türk bayraklarınızı alın ve gelin dediği; büyük Kudüs mitingi için saat 17.00’da Yenikapı miting alanında olacağız. Yeniden dirilişin fitili İstanbul’dan yakılacak ve tek ses olarak bütün dünyaya yayılacaktır. Müslümanların birlik beraberlik içerisinde olması gerektiğine en iyi örnek teşkil edecektir büyük Kudüs mitingi. Ama sen gelmezsen bir eksik olacağız. Ahirette o mahşeri kalabalıkta Osmanlı çökerken tam 55 yıldır Kudüs’ü bekleyen 20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan’a ne cevap vereceksin? Nasıl helâlık isteyeceksin?