Ey İslam ülkelerinin yöneticileri

Abone Ol

Her yıl toplanıp toplanıp dağılıyorsunuz. Işıltılı

salonlarda, gülücükler dağıtarak seremonilerde boy gösteriyorsunuz. Gel gör ki,

yaptığınız konuşmalar, verdiğiniz pozlar tarihin tozlu raflarında yerlerini

alıyor.

Olmuyor, yapamıyorsunuz. Sorunların merkezine bir türlü

inemiyorsunuz. Size emanet edilen makamların hakkını veremiyorsunuz. Sizden

öncekiler geldi geçti. Sizler de öyle olacaksınız. Ancak herkes mazlumlar için

hak ve adalet için attığı adımlarla ve yaptıklarıyla hatırlanacak. 

Sahi İslam dünyasının hangi sorununa çare bulabildiniz

Sömürü çarklarına mı engel oldunuz

Dört bir tarafımızı saran zulümlere dur mu diyebildiniz

Ne yaptınız  

Batılı bankaların kasalarına, açıktan, gizliden aktardığınız

Petro-dolarlar sizi kurtarır mı zannediyorsunuz

Batı dünyası, mezhepleri arasındaki kavgaya son vermek için

adımlar atarken, siz, her biriniz, mezhep savaşlarının fitilini ateşliyorsunuz.

İnancımız bizleri kardeş kılmış ama siz etnik ayrışmaları körüklüyorsunuz.

Yanlış yapıyorsunuz. Yangına benzin taşıyorsunuz. Kardeşinizin camdan evini

taşlıyorsunuz. Aksiyonda birlik olmak bir yana, sizler birbirinizi dinlemekten

acizsiniz. İzzeti, onuru el kapılarında arıyorsunuz. Yazık ki cellâtlarınıza

âşık olmuşsunuz. 

Filistin i verdiniz, Irak ı verdiniz, Suriye yi ateşin içine

attınız, Afganistan ı perişan ettiniz, Libya yı, Yemen i parçalara ayırdınız

da, bu yangının sizin ocağınıza düşmeyeceğini mi zannediyorsunuz

Mısır, Tacikistan, Bangladeş, Patani, Arakan, Dağlık

Karabağ, Libya, Nijerya, Afganistan, Doğu Türkistan yani her bir yanımız kan

ağlarken sizler bulunduğunuz makamlarda nasıl rahatça oturabiliyorsunuz

Açlıktan ölenler sizin kardeşleriniz.

Dul kalan, tecavüze uğrayan kadınlar sizin kız

kardeşleriniz, anneleriniz, eşleriniz, kızlarınız.

Yok mu bize el uzatacak bir Allah ın kulu diye el açanlar

sizin insanlarınız.

Yetimler, kıyıya vuran avuç içi kadar yavrular sizin

evlatlarınız.

Sömürülen beldeler sizin beldeleriniz.

Köleleştirilen insanlar sizin tebaanız.

İki seçenek var önünüzde ya ayağa kalkacak onurlu bir hayatı

yaşayacaksınız, ya da sizden önce kimilerinin düştüğü yanlışa düşüp silinip

gideceksiniz.

Gelin yol yakınken sorumluluklarımızı yeniden hatırlayalım.

Mesajımız bütün insanlığı kuşatsın. Kul hakkını, kardeşlik, komşuluk hakkını

gözetin. Yeni Bir Dünya yı kurun. Adil olun. Savaşı değil, barışı kucaklayın.

Dirayetli adımlar atın. Ferasetinizi takının. Ayağa kalkın. İnsanlık sizden

bunu bekliyor.