Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin!

Abone Ol

Bismillâhirrahmânirrahîm;

 HAYRET! En sonunda bunu da yapmak zorunda bıraktılar. Saadet Partisi 5 ay önce deklare etmişti: “Yerel seçimlerde ittifak yapmayacağız. Çünkü baraj yok. Kendi adaylarımız, kendi amblemimiz, kendi tüzüğümüz ile seçimlere gireceğiz. Saadet Partililer kendi adaylarına oy verecekler. ‘Seçilecek aday’ tercihimiz! Her seçim bölgesinde, seçime gireceğiz.”

Saadet Partisi dediğini yaptı. Araziye indi. Bir tek istisnası olmamak üzere 1.389 seçim bölgesinde Saadet’li başkan adaylarını buldu. YSK’ya bildirdi. YSK da bu adayların hepsi “seçilme yeterliliği”ne sahip olduğundan adaylıklarını onayladı.

Saadet Partisi, seçime giren partiler arasında, bütün seçim bölgelerinde “seçime katılabilme başarısı” gösterebilen tek parti. Yerel yönetimleri babalarının çiftliği olarak gören zihniyet bundan korktu. Dizleri titremeye başladı. Makamları gidecekti. Saadet Partisi’nin oy pusulasındaki yerinin 1. sıra oluşundan büsbütün ürktüler. Kontrollerindeki TRT bu haberi duyurmaya cesaret edemedi.

İsraf ve yolsuzlukları ayyuka çıkan zihniyet hakaret, yalan, iftira, kara propaganda yöntemini kullanmaya başladı. Saadet Partisi’nin bazı partilerle ittifak halinde seçime girdiği yalanına sarıldı. Saadet Partisi efendiliğini korudukça onlar şirretliğini artırıyordu.

Saadet Partisi Türkçe konuşuyordu. Niçin anlamıyorlardı? Anlama özürlü olabilirler miydi? Yoksa anlamak işlerine mi gelmiyordu? Her fırsatta, “Biz 82 milyonluk milletimizle ittifak halindeyiz; her seçim bölgesinde, seçimlere kendi adaylarımızla giriyoruz” demelerine rağmen yalanın arkası kesilmedi.

TELLAL TUTUP DUYURDULAR

YEREL yönetimlerdeki yanlışlık ve plansızlıklarını örtmek isteyen zihniyetin, yalan ve iftiralarından gına gelince, Saadet Partisi işin doğrusunu halka duyurmak için çareler aramaya başladı. Denizli İl Başkanlığı tellal tutup gerçeği halka şu sözlerle duyurmaya çalıştı:

“Ey ahali! Duyduk, duymadık demeyin! Saadet Partisi tüm Türkiye’de, tüm seçim bölgelerinde tek başına seçime giriyoooor! Dom da dom dom!

İttifak mittifak yok… Saadet’e verilen oylar Saadet’e gidiyoooor! Dom da dom dom!

Mısır’da zalim sultan bile duydu… Ben duymadım demeeeee! Dom da dom dom!”

Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Ahmet Eryılmaz Bey’e “tellal duyurusu” konusunu sordum. “Tamamen kendi çalışmaları olduğunu; sonucu genel merkezlerine rapor ettiklerini; halktan büyük ilgi gördüklerini; diğer illerden de güzel dönüşler aldıklarını” anlattı.

Peki, hep “yerel seçim” dışındaki konulara dikkat çeken zihniyet neyi örtmek ve gözlerden kaçırmak istiyor, dersiniz? Pek çok belediye icraatlarının hesabını veremiyor. Adaylar halkın içine çıkamıyor. Esnaf ve pazar yeri ziyaretleri yapamıyorlar. Çünkü halk, belediyenin borcunu, ihalelerin maliyetini, kaldırım ve yol tamiratlarının niçin tekrar tekrar yapıldığını, bu konudaki plansızlığın iç yüzünü soracak! Ne cevap verecekler?

Şaibeli adaylar, diğer partilerin adaylarıyla TV’ye çıkmaktan kaçıyorlar. Mehmet Özhaseki, Tayyip Bey izin verirse, Mansur Yavaş’la TV’de tartışalım, teklifi yaptı. Böyle bir uygulama her ilde gerçekleşmeli. Tartışılmalı ki, gerçekler örtülmesin!

BU ENDİŞE NİYE?

YÖNETİCİNİN alnı ak olmalı. Yaptıklarının hesabını verebilmeli. Onurlu yaşamanın yolu bu! Meselâ, bazı siyasi partiler “çamur siyaseti” yapıyorlar. Genel başkanlar TV’lerde tartışabilmeli. Adaylar TV’lere rakipleriyle çıkabilmeli. Fildişi kulelerinden ahkâm kesmek kolay! Ya programlarda yüzleşmek! Ona yürek ister. Ülkenin yöneticilerinin birlikte konuşamamaları çok büyük eksiklik!

Halk, Sayıştay’ın ortaya çıkardığı 1.522 belediyede “yolsuzluk” ve “usulsüzlük” yapılmasının iç yüzünü öğrenmeden mi sandığa gidecek? Bunca partizanlık sorgulanmayacak mı? Ne oluyor? Körebe mi oynuyoruz? Siyasilerin birbirlerine diktatör, şerefsiz, hain, illet, zillet, terörist diye yaftalamalarının “çözüm” olduğunu söyleyebilen bir Allah’ın kulu var mı? Bu böyle gitmemeli.

Özellikle hükümet partisi, ehliyet ve liyâkate uyulmadığını bizzat kendileri ifade etti. Star gazetesinden Ömer Ekinci, “Partiden Tanıdık Bulma Olimpiyatları” başlıklı yazısında; “Git, partiden tanıdık bul; işin çözülsün” (19.09.2018) anlayışının hâkim olduğunu yazdı.

AKP’nin öncü isimlerinden İstanbul eski Milletvekili Metin Külünk, ehliyet, liyakat ve adalete uyulmadığından yakındı: “Halk ne anlar, diyenler var. Halkla bütünleşme sağlanmazsa başarı gelmez. Halk teşkilâta ne karışır, diyeni duydum.” (29.01.2019)

Yozgat Boğazlayan AKP İlçe Başkanı Osman Düğenci, “Şeker fabrikasına adam alınacakmış; biz aldırırız; kimse aldıramaz” (03.03.2019) sözünü etti.

Haksızlıkların üzerini örterek yapılacak seçimlerden hayır beklemeyin! Yalanlar sürdürülürse, sanırım ki; Saadet Partisi bütün seçim bölgelerinde tellal tutup gerçekleri halka duyurmak zorunda kalacak.

EY AHALİ! DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN!