Eşler arasında konuşma problemleri

Abone Ol

İNSANIN iletişim kurduğu en etkili kanal konuşmaktır.

Konuşurken muhatabınızın düşüncelerine hitap ettiğiniz gibi duygularına da

seslenmiş olursunuz.

Eşler arasında sorun odaklı konuşmalarda, düşünce yoğun

bir duygu ambalajı içindedir. Böyle durumlarda muhatabınızla diyalog yerine söz

yetiştirmek önceliklidir. Duygulara yansıyan, çözülmemiş ve karşılık bulmamış duyguların tatmini için konuşmaya

başlanır ve netice tartışma ile biter.

Öfke duygusunun kaynaklık ettiği kelimeler namluya

dizilmiş kurşun gibi muhatabı yaralar. Konuşmak bazen anlaşmak için değil kavga

çıkarmak için yapılır. Öfke nedeni haklı bir gerekçeye dayalı olabilir. Şiddet

gerektirmeyen abartılmış bir konu da olabilir. Ne var ki duygular kontrol

edilmediği için hatta duygusal tatmin için gerilim içeren bir diyalog başlar.

Söz ola kese savaşı deyimini karşılayan bir kelam

evlilikte bulunmaz çoğu zaman. Gerçekte savaşı kesen bir sözdür. Savaşta

taraflar arasında çıkar önceliği vardır fakat bunun kadar duygulardan arınmış

bir akletme süreci de yaşanır. Karşılıklı tavizler verilir ve barış yapılır.

Çünkü taraflar çıkar eksenli bir tutumun çözüm getirmediği bir deneme

yapmışlardır. Barışın savaştan farkının karşılıklı tavizden geçtiğini

anlaşılmıştır. Burada barış için taviz vermenin tek argüman olmadığını da

belirtmiş olalım.

Savaşı kesen söz, karı koca arasında ki savaşı

kesmeyebilir.  Ağulu aşı yağ ile bal

eden bir söz, eşler arasında her zaman bulunmaz. Ne ki duygulardan azade

olmaktır mesele. Duygusunu kontrol eden eşler için kelam etmek elbette çözüme

kapı aralar.

Savaş kesen sözün değeri her yerde geçerli olamaz. Sükût

terazisinde ağırlığını kaybeder. Bizim kültürümüzde ağızda tutulan söz çoğu

zaman kınında bir hançerdir. Sahibini beladan koruduğu gibi sukut ehlinin her

zaman takdir edilen bir itibarı vardır.

Modern anlayışın dayattığı imaj sergileme kültürü susmayı

değil konuşmayı öngörüyor. Konuş ve fark at denilirken artık bugün gerçeklik

payı önemli değil.

Susmakla sükûtun farkına değinmeye gerek var mı

bilmiyorum Bu arada evlilik olduğu için haksızlığa karşı susmamak gibi

konulardan söz etmiyoruz elbette.

Evlilikte çoğu zaman çözüme yaklaştıran şey tutum dur,

söz değil! Tutum denilince, küsmek ve konuşmamak gibi sürece hiç katkı

sağlamayan tutumlardan söz etmiyoruz.

İnsanlar konuşa konuşa anlaşır deyiminin neden karı

koca arasında bazen geçersiz olduğuna değindik. Duyguları kontrol etmeden,

öfkeyi ve hınç duygusunu yenmeden konuşmak yerine diyaloğu kesmeden beklemek

daha faydalıdır.

MUHABBETİ AZALTAN

KONUŞMA

Duygu yüklü tartışmanın bir başka olumsuzluğu sevgi ve

muhabbete verdiği zarardır. Eşler arasında sevgi hissinin aktif olarak

yansıması için bazen susmak gerekir. Suküt eden kişide masum bir eda ortaya

çıkar. İnsanın tabiatında var olan fıtri bir duruştur. Böylece karı koca

arasında muhabbet dili gelişebilir.

Bir danışanım bir gün şunu dile getirdi: hocam biz

yıllarca tartışarak anlaşacağımızı düşündük. Eşim bana kimi evlilikler kavga

ile sağlamlaşır demişti. Bakın bugün hangi noktaya geldik.

Tartışmak eşler arasında öğrenilmiş bir davranışa

dönüşebilir. Çünkü tartışmakta bir diyalogdur. Hatta çatışmak yine bir diyalog

biçimidir. Ancak çocukların da yaşadığı aile yuvası, ortakların tartışarak

anlaştığı bir şirket değildir.

Dumansız baca olmaz, elbette her evde seslerin yükseldiği

durumlar olur. Ancak bu bir diyalog tarzı olarak benimsenemez. Başta aileyi

mayalayan muhabbet denilen ortak değere zarar verir. Muhabbet ve sevgiyi ortaya

çıkarmada sukutun gücü, sözün gücünden daha etkilidir.

Eşler arasında iki

ayartıcı

EŞLERİN fark etmeden öfke fırınında pişirmeye çalıştığı

aş zehre dönüşür. Halbuki susma zamanı geldiğinde sükut edilirse, sevgi denilen

manyetizma devreye girer. Ancak ayartıcı şeytan ve ego buna fırsat vermez.

Duygular üzerinde şeytanın etki gücü kaçınılmazdır. Görünmez ayartıcı, eşler

arasında tartışmanın uzamasını ister. Çünkü eşler arasında anlaşmazlık onun

özel ilgi alanıdır. İki insanın yaşadığı olumsuzluk onlarca kişiyi etkiler,

uzayan tartışmalar kalpler birbirine soğutur.

Şeytanın iki insan arasına bu denli çomak soktuğu ikinci

bir örnek yoktur. Duygu kontrolü derken masum bir duygu durumu olabileceği gibi

şeytanın kin, gayz, öfke, hırs, kibir, ihtiras, hınç ve intikam gibi duygularda

insanın hemen yanı başında olduğunu unutmamalı.

Kaçınılmaz tartışmaları yapılandırmalı. Öncelikle kısa

konuşmalı; eleştirilecek davranışı bir iki cümle ile ifade ettikten sonra

susmasını öğrenmeli.

Söyleyenden dinleyen arif gerek deyimi, karı koca

arasında halden anlamaya vurgu yapıyor. Kelamı bol bir eşe karşı durumunda

arifane bir tutumla aynı duygusallığı göstermemektir mesele.