Şehİr eşkıyası kapitalist patron, dağdaki eşkıyaya soygun
emri vermiş.
Filan yerden filan yere kadar yolculuk yapan kervanın
içindeki bir delikanlıda ağırlıklı bir mal var onu çal gel
Eşkıya, kervanı durdurur, bir tane delikanlı vardır ve
onun da sırtındaki ağır yükü aldıklarıyla şehir eşkıyasına ulaştırır.
Şehir eşkıyası bakar ki getirilen yük bir çuval undan
ibaret.
Halbuki o delikanlıda babasından kalma çok değerli
pırlanta vardır.
Dağ eşkıyası undan anlar, şehir eşkıyası ünden anlar.
Dünyanın devletleşmiş eşkıyaları yine dünyadaki
insanların elinden ununu almaya devam ediyorlar.
Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürüyorlar.
Bu yolda can alırlarken can da veriyorlar.
Eceli gelmiş canımızı alabiliyorlar ama Allah ımıza çok
şükür ki imanımızı alamıyorlar.
O iman pırlantasının değerini bilmiyorlar.
Mehmet Akif merhumun:
İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür...
İmansız olan paslı yürek sînede yüktür! dediği gibi o
imanın değerini bilmiyorlar.
Tek dişi kalmış canavar gibi, dünya medyasını ağız
olarak kullanan haklıyı haksız, haksızı haklı göstererek kendi kuyusunu kazmaya
devam ediyor.
Batı şehirlerinin kapılarına dayandılar unu ve ünü
çalınan mazlumlar.
Yalın ayak, başı açık, kış gününde evsiz-barksız.
Uzaktan eşkıyanın oturduğu yüksek binalara bakarken,
emzirdiği çocuğuna sütüyle neler verdiğini bir tek Allah bilir.
Su veremediği çocuğuna süt veren bu kadının önüne çekilen
dikenli tellerin arkasındaki sudan abdest alamayınca Teyemmümle namaz kılması
eşkıyanın iç dünyasında birazcık insanlık damarı kalmışsa çok şeyin
değişeceğini görecek bu gözlerimiz.
Oxford, Harvard, Sorbonne üniversitelerinin geliştirdiği
kültürle donanmış insanlar yapıyor bu soygunları.
Bu üniversitelerden yetişen yüzlerce papaz, siyasi,
diplomat, patron, Müslüman olmuş ama eşkıya kapısında dilenme durumuna
düşürülen bu mazlum ve mağdurlardan bu güne kadar bir tek kişi Hıristiyan
olmamış.
Eşkıya en fazla elli yıl yararlanabilir bu dünyanın
unundan ve ününden.
Ondan sonra doktoru eşkıyaya Yağ yemeyeceksin
kolesterolün var, bal yemeyeceksin şekerin var, sevgilinle oynaşmayacaksın
kalpten gidersin diyor.
Koruması da dışarı çıkma, teyemmümle namaz kıldırdığınız
kadının çocuğunun namlusu sana çevrilmiş durumda diyor.
Eski eşkıya ise, korumasından da korunacak yer arayarak
ömrünü bitirecek ve cehennemi boylayarak sonu gelmez senelerde yanmaya devam
edecek.
Su ile arasına dikenli tel çekilenin teyemmümle kıldığı
namaz, eşkıyanın değerini bilmediği ve gönlünün en değerli yerinde sakladığı
iman ise ona sonu gelmez senelerde cennet hayatını sağlayacak inşallah.