ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama nın inişli-çıkışlı seyir
izleyen ve kararsızmış gibi bir görüntü sunan son dönem dış politikasında
şahinleşen tavrı eminim bir çoğunuzun dikkatinden kaçmıyordur. Oysa, bu tavır
sadece günümüze ait değil, en azından son bir kaç hafta ya da ay itibarıyla...
Değişim sloganıyla iktidara gelen Nobel Barış Ödülü
sahibi Obama daki bu önemli dönüşüm, özellikle Türkiye ve Yeni Ortadoğu
bağlamında kendisini hissettiriyor. Gidişat, Obama nın ikinci döneminde farklı
bir Yeni Ortadoğu ve Yeni Türkiye yapılanmasına dikkatleri çekiyor.
Bu seferki temel strateji, daha öncekinin tam tersi gibi
görünüyor. Türkiye Modeli üzerinden bölgeyi dönüştürmeyi hedefleyen ABD Yeni
Ortadoğu yapılanması üzerinden Türkiye yi yeni bir değişim ve dönüşüme
zorluyor.
Yeni Ortadoğu ya göre Yeni Türkiye inşası mı
Bir diğer ifadeyle, daha önce Türkiye yi dönüştürüp
Ortadoğu ya Yeni Türkiye üzerinden bir şekil vermek, kontrol etmek isteyen
ABD, evdeki hesap çarşıya uymayınca bu sefer tam tersini yapıyor. ABD,
Ortadoğu yu kendi dizayn etmek; Türkiye yi de bu yeni sürece, yapıya uygun hale
getirmek istiyor.
Nitekim, Türkiye nin Yeni Ortadoğu bağlamında atılan
adımlardan kontrollü bir şekilde uzak tutulmaya çalışılması ve izole edilme
gayretleri de bundan kaynaklanıyor.
Burada dikkati çeken bir diğer husus ise, bu politika
değişikliğinin beraberinde eski statükoyu ve araçları gündeme getirmeye
başlaması. Mısır bu bağlamda başlı başına bir dönüm noktası olarak karşımıza
çıkıyor. Süreçte ordunun oynadığı rol ile birlikte, Ilımlı İslam Projesi nin
önemli aktörlerinin birer birer tasfiye edilmesi bunun önemli göstergeleri
arasında yer alıyor.
Bu da oyunda yeni kurallar , ilişkiler ve aktörler
anlamına gelmektedir ki Obama aslında bunun somut sinyallerini uzunca bir süre
önce vermeye başlamıştı. Hatta, bu bağlamda ilk yurt dışı ziyaretini İsrail e
yapması, ikinci dönemde ABD dış politikasının önceliklerini, hedeflerini ve bu
bağlamda yeni yöntemler ile ittifak ilişkilerini ortaya koyması açısından da
önemliydi.
Mısır Modeli , Yeni Türkiye ye mi uygulanacak
İlk döneme Türkiye ve Mısır ile başlangıç yapan ve
İsrail i ikinci plana atan Obama nın ikinci döneminde soluğu İsrail de
almasının nedenleri şimdi bazı kesimlerce daha net anlaşılıyor (ki, biz bu
köşede bununla ilgili uyarılarımızı vakti zamanında fazlasıyla yapmıştık).
Burada, Mısır da gerçekleştirilen operasyon Türkiye nin
modelinin bölgede tasfiye girişimi olmasının ötesinde, Türkiye ye yönelik yeni
süreçle ilgili önemli ipuçları ve sinyaller de veriyor; özellikle de psikolojik
operasyon ve bir takım örtülü mesajlar itibarıyla...
Bundan dolayı Mısır daki darbe sürecinin başarıya
ulaşması ve ülkedeki siyasi krizin her ne pahasına olursa olsun aşılması
oldukça önemli. Tüm taraflar bunun farkında, elbette Türkiye de...
Nitekim Ankara nın ısrarla söz konusu krizdeki mevcut
pozisyonunu ABD ye rağmen koruması bundan dolayı önemli. Mısır ın tamamıyla
kaybı, Türkiye yi iç ve dış politika bağlamında ciddi anlamda etkileyeceğe
benziyor. Bu da, Yeni Ortadoğu sürecinde operasyonun neden yine Mısır a
kaydırıldığı ve Türkiye nin niçin darbe karşısındaki duruşunu koruduğuyla
ilgili sorulara büyük ölçüde cevap veriyor.
Şahinleşen Obama, Türkiye siz Suriye...
Dolayısıyla, Ortadoğu ve Türkiye yeni bir döneme doğru
gidiyor ve buradaki diğer önemli kırılma noktası da Suriye operasyonu ve bu
bağlamda Obama nın takındığı farklı tavır olarak karşımıza çıkıyor.
Düne kadar Türkiye nin tezlerini, gerekçelerini ve
taleplerini reddeden ya da en azından buna yaklaşmayan Obama nın, bu sefer
Türkiye nin müdahaleye yönelik çağrıları çerçevesinde adım atması, fakat bu
adımı atarken onu dışlaması oldukça dikkat çekici. Türkiye, adeta yeni oyunun
dışında özenle tutulmaya çalışılıyor ve Suriye meselesine sakın karışma
deniliyor.
Bu husus, Suriye krizi ile iyice manevra alanı
daraltılmaya başlanan Türkiye de daha derin krizlerin göstergesi olarak da
değerlendiriliyor. Nitekim siyaseten gelinen aşama Ankara yı tam bir çıkmaza
sokmuş vaziyette, derin bir buhrana doğru itilmeye çalışılıyor.
Dolayısıyla, Mısır ve Suriye krizlerinin alacağı boyut,
büyük ölçüde Yeni Ortadoğu ve Yeni Türkiye süreçlerini de belirleyecek
gibi. Tüm gelişmeleri, bir de bu perspektiften değerlendirmekte fayda var. Doç.
Dr. Mehmet Seyfettin EROL Eski Hüseyin, Yeni Obama ve Türkiye...
ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama nın inişli-çıkışlı seyir
izleyen ve kararsızmış gibi bir görüntü sunan son dönem dış politikasında
şahinleşen tavrı eminim bir çoğunuzun dikkatinden kaçmıyordur. Oysa, bu tavır sadece
günümüze ait değil, en azından son bir kaç hafta ya da ay itibarıyla...
Değişim sloganıyla iktidara gelen Nobel Barış Ödülü
sahibi Obama daki bu önemli dönüşüm, özellikle Türkiye ve Yeni Ortadoğu
bağlamında kendisini hissettiriyor. Gidişat, Obama nın ikinci döneminde farklı
bir Yeni Ortadoğu ve Yeni Türkiye yapılanmasına dikkatleri çekiyor.
Bu seferki temel strateji, daha öncekinin tam tersi gibi
görünüyor. Türkiye Modeli üzerinden bölgeyi dönüştürmeyi hedefleyen ABD Yeni
Ortadoğu yapılanması üzerinden Türkiye yi yeni bir değişim ve dönüşüme
zorluyor.
Yeni Ortadoğu ya göre Yeni Türkiye inşası mı
Bir diğer ifadeyle, daha önce Türkiye yi dönüştürüp
Ortadoğu ya Yeni Türkiye üzerinden bir şekil vermek, kontrol etmek isteyen
ABD, evdeki hesap çarşıya uymayınca bu sefer tam tersini yapıyor. ABD,
Ortadoğu yu kendi dizayn etmek; Türkiye yi de bu yeni sürece, yapıya uygun hale
getirmek istiyor.
Nitekim, Türkiye nin Yeni Ortadoğu bağlamında atılan
adımlardan kontrollü bir şekilde uzak tutulmaya çalışılması ve izole edilme
gayretleri de bundan kaynaklanıyor.
Burada dikkati çeken bir diğer husus ise, bu politika
değişikliğinin beraberinde eski statükoyu ve araçları gündeme getirmeye
başlaması. Mısır bu bağlamda başlı başına bir dönüm noktası olarak karşımıza
çıkıyor. Süreçte ordunun oynadığı rol ile birlikte, Ilımlı İslam Projesi nin
önemli aktörlerinin birer birer tasfiye edilmesi bunun önemli göstergeleri
arasında yer alıyor.
Bu da oyunda yeni kurallar , ilişkiler ve aktörler
anlamına gelmektedir ki Obama aslında bunun somut sinyallerini uzunca bir süre
önce vermeye başlamıştı. Hatta, bu bağlamda ilk yurt dışı ziyaretini İsrail e
yapması, ikinci dönemde ABD dış politikasının önceliklerini, hedeflerini ve bu
bağlamda yeni yöntemler ile ittifak ilişkilerini ortaya koyması açısından da
önemliydi.
Mısır Modeli , Yeni Türkiye ye mi uygulanacak
İlk döneme Türkiye ve Mısır ile başlangıç yapan ve
İsrail i ikinci plana atan Obama nın ikinci döneminde soluğu İsrail de
almasının nedenleri şimdi bazı kesimlerce daha net anlaşılıyor (ki, biz bu
köşede bununla ilgili uyarılarımızı vakti zamanında fazlasıyla yapmıştık).
Burada, Mısır da gerçekleştirilen operasyon Türkiye nin
modelinin bölgede tasfiye girişimi olmasının ötesinde, Türkiye ye yönelik yeni
süreçle ilgili önemli ipuçları ve sinyaller de veriyor; özellikle de psikolojik
operasyon ve bir takım örtülü mesajlar itibarıyla...
Bundan dolayı Mısır daki darbe sürecinin başarıya
ulaşması ve ülkedeki siyasi krizin her ne pahasına olursa olsun aşılması
oldukça önemli. Tüm taraflar bunun farkında, elbette Türkiye de...
Nitekim Ankara nın ısrarla söz konusu krizdeki mevcut
pozisyonunu ABD ye rağmen koruması bundan dolayı önemli. Mısır ın tamamıyla
kaybı, Türkiye yi iç ve dış politika bağlamında ciddi anlamda etkileyeceğe
benziyor. Bu da, Yeni Ortadoğu sürecinde operasyonun neden yine Mısır a
kaydırıldığı ve Türkiye nin niçin darbe karşısındaki duruşunu koruduğuyla
ilgili sorulara büyük ölçüde cevap veriyor.
Şahinleşen Obama, Türkiye siz Suriye...
Dolayısıyla, Ortadoğu ve Türkiye yeni bir döneme doğru
gidiyor ve buradaki diğer önemli kırılma noktası da Suriye operasyonu ve bu
bağlamda Obama nın takındığı farklı tavır olarak karşımıza çıkıyor.
Düne kadar Türkiye nin tezlerini, gerekçelerini ve taleplerini
reddeden ya da en azından buna yaklaşmayan Obama nın, bu sefer Türkiye nin
müdahaleye yönelik çağrıları çerçevesinde adım atması, fakat bu adımı atarken
onu dışlaması oldukça dikkat çekici. Türkiye, adeta yeni oyunun dışında özenle
tutulmaya çalışılıyor ve Suriye meselesine sakın karışma deniliyor.
Bu husus, Suriye krizi ile iyice manevra alanı
daraltılmaya başlanan Türkiye de daha derin krizlerin göstergesi olarak da
değerlendiriliyor. Nitekim siyaseten gelinen aşama Ankara yı tam bir çıkmaza sokmuş
vaziyette, derin bir buhrana doğru itilmeye çalışılıyor.
Dolayısıyla, Mısır ve Suriye krizlerinin alacağı boyut,
büyük ölçüde Yeni Ortadoğu ve Yeni Türkiye süreçlerini de belirleyecek
gibi. Tüm gelişmeleri, bir de bu perspektiften değerlendirmekte fayda var.