İktidar sözcüleri tarafından yapılan açıklamalar, onların eski günlerin hayali içinde olduklarını gösteriyor.
Mesela yeniden yüzde 50 oya ulaşmak hayaliyle yaşıyorlar.
Bunu sağlayabilmek için “her kapıyı çalmak” hayalini canlı tutmaya çabalıyorlar.
“Her eli sıkmak” hayali ile yaşıyorlar.
Yani seçmenle yeniden kucaklaşmak gibi bir hayal içindeler.
Kucaklaşmak istedikleri seçmenler arasında emekliler baş sırada yer alıyor.
Sonra asgari ücretliler yer alıyor.
Tüm dar gelirliler var.
İktidar sözcüleri seçmenle yeniden kucaklaşmak istiyorlar ama bu seçmenler iktidar sözcüleri tarafından yeniden kucaklanmaya hiç istekli görünmüyorlar.
Yüzde 50 oy hedefine ulaşmak isteyenler öncelikle gerçeklerle yüzleşmek zorundalar.
Zira gerçekler böyle bir hedefe ulaşmanın imkânsızlığını ortaya koyuyor!
Ve iktidar partisinin oy oranı belli bir rakam etrafında dönüp dolaşmaya devam ediyor.
Tabir acizse karlı buzlu yolda patinaj yapan araç gibiler!
Oy oranları yükselme eğilimi içine girmiyor.
Yerinde sayan hatta zaman zaman gerileyen bir performans gösteriyorlar.
Kendilerini yeniden iş başında görmek isteyenlerin oranı onları iktidarda görmek istemeyenlerin oranını bir türlü yakalayamıyor.
Kaba bir hesapla her üç kişiden birisi onları iktidarda görmek isterken ikisi görmek istemiyor.
Şimdi belli ki bu tabloyu tersine çevirebilme hayaliyle böyle konuşuyorlar.
Yüzde 50 oranını yakalama hayalini bu nedenle telaffuz ediyor olmalılar.
Arkalarındaki seçmen desteği azaldıkça da hırçınlaştıkları ve bu yolla yönetime devam etmek istedikleri görülüyor.
Oysa bu hırçın politika onlara duyulan sempatiyi antipatiye çeviriyor.
Eski günlerin hayaliyle konuşmalarını anlıyoruz.
Ama onlar aynen müflis tüccar gibiler.
İflas etmiş tüccar nasıl yeniden eski günlere ulaşmayı hayal ederse iktidar kadrolarının da benzer halde olduklarını görüyoruz.
Seçmenlerini çok incittiklerinin farkında değiller!