Esintiler

Abone Ol

Yeni doğan çocuğu için yardım almak isteyen bir hanım

ilgili kuruma geliyor. Otuzlu yaşlarda gösteren hanımın yirmisine yeni

girdiğini öğrenen kurum görevlisi şaşkın vaziyette kadına bakıyor. Kadın

kendisine uzatılan evrakı doldurmaya başlıyor. Korku ve tedirginliği

dikkatlerden kaçmıyor.

Bazen bir insanın bir sıkıntısının olduğunu gözlerinden

okuyabilirsiniz. Onun size halini arz etmesine hiç gerek yoktur. Genç kadının

da ayağındaki yırtık ayakkabıları, üzerindeki elbisesi, yüzündeki korku ve

endişe yoksulluğunu ele veriyor. Evrakları doldururken sık sık soruyor: Abla

bir terslik olur da parayı alamazsam ne yapabilirim Bu para ile çocuğuma mama

almak istiyorum. Bir sorun çıkar mı Kadın, endişesini gizleyemiyor ve tekrar

tekrar aynı soruyu soruyor. Elindeki evrakı doldurduktan sonra görevli bayana

uzatıyor. Görevli bayan evrakı geri veriyor ve eşinizin TC sini de yazmanız

gerekir diyor. Genç kadın telaşlanıyor, eşimin nüfus cüzdanı yanımda değil,

telefonum da yok, komşudan borç alıp geldim buraya diyor. Görevli kadın cep

telefonunu uzatıyor, gelin buradan arayın diyor. Kadın telefonla konuşurken,

aynı kurumda görevli olan genç bir bayan yaklaşıyor ve zaten para veriliyor

bir de telefonumuzu mu kullandıracağız izin vermeyin diyor. Fakat görevli

hanımefendi istifini hiç bozmuyor, başını eğiyor ve sessiz kalıyor. Fakat kadın

telkinlerine devam edince, başını kaldırıyor ve şunları söylüyor:

Bir insanın ihtiyacını gidermek, insan olmanın

şubelerinden biridir. Gücümüz yettiği halde ihtiyaç sahibine el uzatamıyorsak

insanlığımızı sorgulamak zorundayız. Yapılan bütün iyilikler sahibine geri

döner. Verilen hiçbir şey kayıp değildir aksine kazançtır. Ben bütün bunları

inandığım dinden ve Peygamberimden öğrendim.

Eskiden annelerimiz ihtiyaç sahibine el uzatmanın sorumluluk

olduğunu öğütlerlerdi. Sofranız herkese açık olsun aç olanları doyurun,

harçlığınızda mutlaka sadaka verin derlerdi. Annelerimiz iyilik etmenin bizim

hanemize yazılacağını ve manevi bir kazanç olacağını belirtirlerdi. Günümüz

anneleri ise yaşlılara yer veren, arkadaşına hediye alan, kumbarasında hayır

parası biriktiren çocuklarına engel oluyor ve onları bencilleştiriyorlar.