Başlık ilk bakışta farklı çağrışımlar yaptırabilecek nitelikte bunu biliyorum. Bu bakımdan hemen bir açıklama yapayım. Yazımın konusu Patriotlar ve bu savunma sistemlerinin ancak Şubat’ta kurulabileceği ile ilgili. Bunu biz söylemiyoruz, Türkiye’ye Patriot verecek ve getirip kuracak olan Alman yetkili söylüyor. Aynı yetkili düzenlediği basını bilgilendirme toplantısında Patriot füze sisteminin Noel tatilinden sonra 2-9 Ocak tarihleri arasında gemilere yüklenerek Kahramanmaraş’ta Şubat başında olacağını ve konuşlandırılacağını söylüyor. Yani Türkiye’yi koruyacağı ileri sürülen bu füze sistemlerini vermekte olanların fazla bir acelesi yok.Onlar için Noel tatili Türkiye’nin korunmasından daha nemli!.. İşte bunun için yazıma, “Esed Şubat’a kadar dayanabilecek mi ” başlığını attım. Bu soruyu, “Esed, Şubat’a kadar dayansa bile ülkemize yönelik bir saldır niyeti varsa ille de Patriot füze sistemlerinin konuşlandırılmasını mı bekleyecek şeklinde sormak da mümkün.
Kısacası işin başından beri bu Patriot savunma sisteminin gerek istenişi, gerek NATO’nun bin bir nazla harekete geçmesi ve isteğimizin kabul görmesinin ardından sistemin işler hale gelebilmesinin ancak Şubat ayının ortalarına doğru mümkün olabileceğinin açıklanması sebebiyle işin içinde başka şeylerin olabileceğini düşünmeden edemiyorum.
Elbette, işin şeklinin görünenden ibaret olmasını, söylenenler ile esas maksat ve hedefin farklı olmamasını gönül arzu ediyor. Ancak, gelişmeler insanı farklı düşünmeye itiyor.
Bizim NATO’yu daha hızlı hareket etmeye zorlayacak imkânımız yok ama ortada bir oyun varsa buna alet olunmaması çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Bu noktada Esed’in Şubat’a kadar dayanamayacağını niçin düşündüğümü kısaca izah etmek istiyorum. Suriye’den gelen haberler muhaliflerin sürekli ilerlediğini, her gün önemli bir noktayı ele geçirdiklerini, askeri garnizonları basarak buralardaki askeri araçları ve mühimmatı ele geçirdikleri şeklinde. Sadece dünkü haberler bile Esed düştü düşecek dedirtiyordu. Bu düşüncemi doğrulamak için dünkü iktidar yanlısı iki gazetemizde yer alan Suriye ile ilgili iki haberin başlığını aktarmak bile yeterlidir.
İlk haberin başlığı, “Muhalifler adım adım ilerliyor” şeklindeydi. Haberin içeriğinde bu ilerleyiş izah ediliyordu. Bir diğer haber ise, “Esed’in kaleleri birer birer ele geçiriliyor” başlığı altında verilmişti. Bu haberde de muhaliflerin nereleri ele geçirdiği aktarılıyordu. Bu arada Esed güçlerinin elinde esir tutulan biri Türk 4 gazetecinin muhalif güçlerin bir operasyonu sonucu özgürlüğe kavuştuğu haberlerini de hatırlatırsak Esed’in Şubat’a kadar dayanıp dayanamayacağı sorum sanıyorum daha da önem kazanır.
Bu izahlar NATO’dan Patriot talep edişimiz, ya acele verilmiş ya da birilerinin zorlaması ve yönlendirmesi sonucu alınmış bir karar olabileceğini akla getiriyor.
Yapılan açıklamalarda Patriot füze sistemlerinin geçici olarak geldiği, işi bitince geri gönderileceği ifade ediliyor. Bu söylenenleri doğru kabul etmek istiyorum ama iki yıla yaklaşan bir süre boyunca Suriye’de iç çatışma devam etmiş, 10 binlerce insan hayatını kaybetmiş, yarım milyon insan ülkesini terke etmek zorunda kalmış buna rağmen bu cinayetleri önlemek için adım atmamış olan NATO’nun çatışmaların sonuna gelindiği bir dönemde harekete geçmesinin ciddi bir izahı olmalı. Bu izah yapılmadığı sürece Patriotların konuşlandırılmasının maksadının Türkiye’yi korumak değil, muhtemel bir gelişme sırasında kullanılacağını düşünmek yanlış olmaz sanıyorum. Eğer böyle olursa, iktidarın bunun hesabını millete vermesi kolay olmaz.
Çünkü o zaman milletin kandırıldığı açıkça ortaya çıkar. Şahsen iktidardan yapılan açıklamaların samimi olduğunu düşünüyorum/düşünmek istiyordum. Ancak gelişmeler, yukarıdan beri sıraladığım sorular endişelerimi doğrular nitelikte.