Tutarsız Kişiler
Dengesizlik, anne-babanın tutarsız ve kararsız davranışları nedeniyle ortaya çıkan bir kişilik bozukluğudur. Geçimsiz ve boşanan ailelerin çocuklarında daha fazla görülmektedir. Böyle bir aile ortamında yetişen bireylerin kişilikleri oturmamıştır. Her an değişiklik gösterebilirler. Ne zaman ve ne şekilde davranacakları belli olmaz. Ortada hiçbir sebep yokken, birden parlayıp tepki gösterebilirler. Çoğu zaman doğruyla yanlışı birbirine karıştırırlar.
Fanatik Kişiler
Fanatik kişilik, tek yönlü ve şartlandırılmış olarak yetişen insanlarda görülen bağnaz bir davranış şeklidir. Fanatik deyince hemen aklımıza spor fanatikleri gelir. Oysa her alanın fanatikleri vardır. Bunun en tehlikeli olanları ise, "ideolojik fanatikler"dir.
Şartlanmış olarak yetiştirilen bu tip insanlar, kendi düşüncelerinin haricindeki insanlara hayat hakkı tanımazlar. Bunlar, herkesi kendileri gibi yaşamaya, kendileri gibi düşünmeye zorlarlar. İstedikleri olmayınca, her yola başvururlar. Peşin hükümlü ve ön yargılıdırlar. Aşırı spor fanatikleri olduğu gibi, aşırı politikacılar, aşırı dindarlar, liderlere aşırı bağımlı kişiler de vardır. Bu tip insanlar, inançları uğruna her şeyi göze alabilirler.
Sahtekâr Kişiler
Çağımızdaki en yaygın tiplerden biri de ‘sahtekâr kişiler‘dir. Bu davranış biçimi; kişinin ailede, çevrede ve okulda aldığı eğitimle ilgili bir durumdur. İnsanlar, sahtekâr olarak doğmazlar. Aileden, çevreden ve okuldan aldıkları eğitimle böyle bir kişiliğe sahip olurlar. Bu tip insanlar, yalanı gayet kolay söylerler. Yalanları yüzlerine vurulduğunda çeşitli bahanelerle olayı saptırırlar. Yapmayacakları veya yapamayacakları işler hakkında bol vaatte bulunurlar. Her kılığa girmekten çekinmezler. Evlilikle ilgili gerçek kişiliklerini gizlerler. Rol yapmayı çok iyi becerirler. Yüzünüze karşı başka, arkanızdan başka davranırlar. Kendilerini çok akıllı ve uyanık zannederler. İnsanları aldatmak, bu tip kişiler için doğal bir davranış biçimidir.
İnatçı Kişiler
Otoriter ailelerde görülen dik kafalı ve inatçı kişilerin karakteristik yapıları, çoğu zaman "irsî" olmaktadır. Anne-baba, inatçı ve dik kafalı ise çocukları da buna benzer davranışlar sergilerler. Bu irsî yapı eğitimle değiştirilebilir ya da aza indirilebilir.
Ülkemizde daha çok Karadeniz ve Güneydoğu bölgelerindeki insanlarda görülen bir özelliktir. Doğru ve yanlışları kendileri tespit ederler. Kafalarına taktıkları şeylerden kurtulmaları çok zordur. Zaman zaman, inatları uğruna canlarından ve mallarından olmayı bile göze alabilecek kişiliğe sahiptirler.
Tatminsiz Kişiler
Doyumsuz kişilik, gevşek ve aşırı müsamahakâr aile ortamında yetişenlerde görülen bir davranış biçimidir. Bireyler, aile içinde her istediklerini elde ederek büyütüldüklerinden doyumsuzdurlar.
Abartılı bir sevgiyle büyüdükleri için şımarık ve nazlıdırlar. İstedikleri olmadığında, saldırgan davranışlar sergilerler. Devamlı almaya alışık yetiştirildiklerinden, hep kendi arzularının yerine getirilmesini isterler. Aşırı hoşgörülü aile ortamında yetişen insanlarda görülen bu davranışlar; her iki cinste de görülmekle birlikte, kadınlarda daha fazla göze çarpmaktadır.
Uyumsuz Kişiler
Otoriter, baskıcı ailelerde yetişen insanlar, iyi bir eğitim almadıkları takdirde uyumsuz ve geçimsiz olurlar. Dik kafalılığı kendilerince bir marifet sayarlar. Bu tutumla kişiliğini kabul ettireceklerini düşünürler. Kendileriyle barışık değillerdir. Dolayısıyla, kendisiyle barışık olmayan, başkasıyla da barışık olamaz. İçe kapanık, çekingen ve korkaktırlar. Sürekli denetim altında yetiştirildiklerinden, serbest kaldıklarında kontrollerini kaybederler.
İki cinsten de temsilcileri bulunan bu kişilik tipinin, evlilik için daha zararlı olanı erkeklerdir.
İşine Bağımlı Kişiler
Bir başka kişilik tipi; işini, her şeyden üstün tutan ve işinden başka bir şey görmeyen tiplerdir. Bu insanlar, yemek yerken, uyurken ve hatta konuşurken bile işlerini düşünürler. Bu kişilerin toplantıları, görüşmeleri hiç bitmez. Aileleriyle doğru dürüst beraberlikleri olmaz. Ne hanımına ne de çocuklarına ayıracak zamanları yoktur. Ömrü alacaklılarla, müşterilerle, borçlarla, iş takibiyle geçer. Bu tip insanların evliliklerini sağlıklı bir şekilde sürdürmeleri mümkün değildir. Bu tipleme kadının fıtratına ters düştüğünden, erkeklerde daha fazla görülür.
Maceracı Kişiler
Bazı aileler, çocuklarına aşırı değer vererek, çocuklarını boş hayallerin içine iterler. Bu durum, çocuklarına olduğundan fazla değer vererek, üstünlük kompleksine sokan ailelerde görülür. Bu duyguyla yetişen gençler, evlilik çağına geldiklerinde, farklı ve özel kişilerle evlenmek isterler. Çünkü kendileri farklı insanlar olduklarından evlenecekleri kişiler de mutlaka farklı olmalı diye düşünürler.
Evlenecekleri kişilerin doktor, mühendis, fabrikatör, sanatçı gibi özel mesleklere sahip kişiler olmasını isterler. Bu isteklerinde de kat‘i kararlıdırlar. Aradığı kişiyi buluncaya kadar inatla direnirler. Böyle adayları bulmaları kolayca mümkün olamayacağından, gençliklerinin en uygun yılları da böylece geçip gider. Kadınlar arasında böyle tiplere rastlanmakla birlikte, erkeklerin bir kısmının da bu kompleks içinde oldukları bilinmektedir.
Diğer Kişilik Tipleri
Kişilik tipleri oldukça çoktur. Biz bu araştırmamızda, kültürel yapımıza göre yaygın olan "olumsuz kişilikler" üzerinde durmaya çalıştık. Şüphesiz bunlara ilave edilecek daha bir sürü olumsuz kişilik tipleri var. Meselâ alkol bağımlıları, hırsızlar, kumarbazlar, tembeller, sadistler, cimriler, vurdumduymazlar gibi olumsuz kişiliğe sahip daha bir sürü insan var.
Bu kişilikleri anlatmamızdaki amaç, "eş seçimi"nde insan kişiliklerinin tahlillerini yapabilmeniz içindir. Bu bilgilere kendi deneyimlerinizi ve kanaatlerinizi de eklediğinizde, bir "sentez" yapma imkânını elde etmiş olursunuz.
Aslında kişilik tipleri saymakla bitmez. Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar da kişilik tipi vardır. Burada önemli olan, ülkelerin sosyo-kültürel yapılarına göre şahsiyet sahibi olan bireylerin kimliklerini tespit edip, genel bir kanaati ortaya koyabilmektir. Yukarıda sıraladığımız olumsuz kişilik özellikleri, herkeste olabilir. Olması da mümkündür. Önemli olan kişilerin bu olumsuz kişiliklere "bağımlı" hale gelmemesidir. Meselâ, insanlar zor durumlarda yalan söylerler. Bu davranış, bir kişilik bozukluğu sayılmaz. Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren ve onun bağımlısı olan insanlar için, kişilik bozukluğundan söz edilebilir.
Burada evlilikte iyi eş seçebilmek için, vurgulamamız gereken en önemli özellik, önce "bireyin kendisinin iyi bir eş olması"dır.