Eş durumundan

Abone Ol

Sayın Cumhurbaşkanımızın katıldığı bir toplantıda yaptığı konuşmayı haber yaparken bir gazete, "Sezer işsizliğe dikkat çekti" başlığını uygun görmüş.

İşsizlik bu ülkenin en önemli sorunlarındandır, herkes bilir bunu diyerek bir küçük espri yapalım istedik; Sayın Cumhurbaşkanımızın affına sığınarak: "İmzalamadığınız atama kararnameleri ile işsizliğin artmasına katkı sağlamış olmuyor musunuz "

*

Çankaya kapsama alanlı bir espri daha:

Eşi başörtülülerin sürekli veto yemesi, gazetecileri ileride haklarında atama kararnameleri yazılabilecekleri bulmaya yöneltti.

Bulduklarına da soruyorlar hemen: Eşinizin başı örtülü mü

Alınan eğitim, bitirilen okullar, ihtisas çalışmaları vesaire daha sonra efendim. Önce eş... Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim denirdi eskiden. Değişimden o deyim de nasibini alsın artık: Bana eşinin başından bahset, ben senin atanıp, atanmayacağını...

Gerçi bu deyimi şöyle de değiştirsek olur ama... Aması güç meselesi... Bana Cumhurbaşkanı nın kim olduğunu söyle, kimleri atayacağını söyleyeyim.

Bir başka deyim daha nasibini almaz mı bu değişim rüzgarından. Her başarılı erkeğin arkasında görülen kadınlar standart kalıplara sokularak tarif ediliyor artık... Başörtüsüz olmak. Gerçi şimdilik kaş, göz, kirpik, yanak, dudak makyaj ölçüleri konmadı ama...

Olan, kadınlarımıza mı olacak Nedendir bilmem, bu soru ne kadınlarımızın aklına geliyor, ne genç kızlarımızın, ne de kız babalarının...

Emeklerinin karşılığını almak umuduyla veya hayallerini gerçekleştirebilmek için, iş bulmalı ve bulunan işe atanmaktan bahsediyoruz, evlenmeyi ertelerse erkeklerimiz, atayıcıları bir silahtan mı mahrum ettiklerini düşünecekler.

Endişelenmenize gerek yok efendim! Eşim yok ki, başının nasıl olduğunu söyleyeyim.

Yoksa gelinmek istenen yer, burası mı