Erzurum?da bir gün

Abone Ol

KİTAPLARIMI imzalamak üzere bir günlüğüne Erzurum a sabah

gittim, gece döndüm. Erzurum un hayatımda özel bir yeri var. Üniversiteyi orada

okudum, havasını ve ruhunu soludum. Mezuniyetimden sonra bu dördüncü gidişim.

Erzurum, olumsuz olarak çok değişmiş.

İz Yayınları Editörü Hamdi Akyol Bey in yönlendirmesiyle

gittik. Sosyal medya üzerinden duyuruldu, ben de dostlarımı haberdar ettim. AGD

Erzurum şube başkanı Aktay Eşsiz aradı, Hocam sizi hava alanında biz

karşılayacağız dedi. Organizasyonu yönetimini bilgilendirmişler. Kafkas

Üniversitesi nde doktora yapmakta olan aziz dostlarım Ahmet Adem Polat, Azer

Yavuz ile Ağdağ, Aktay Eşsiz beni havaalanında karşıladılar. Kahvaltı için

Erzurum evlerine vardık. Eski evleri birbirine bitişik olanlarından birleştirmişler.

Eski Erzurum ruhu yansıyor. Otantik bir durum. Hatta birer müze özelliğinde.

Öğrencilik yıllarımızda bu tür mekânlar yoktu. Kahvaltımıza Erdoğan Erbay Hoca

da katıldı. Kahvaltıdan çok sohbetin tadına doyum olmadı. Azer Yavuz bu fakir

üzerine doktora yapıyor.

Elâzığ da yakınım Ahmet Polatoğlu gençleri haberdar

etmiş. Sefa sabahtan akşama kadar bizimle birlikte oldu. Sefa Ahmet in

kendilerine ne kadar emeğinin geçtiğini anlattı. AGD gençlik için önemli bir

kurum. İktidarın nimetlerine bulaşmadıklarından safiyetlerini büyük ölçüde

koruyorlar. Gittiğim hemen her il ve ilçede erkek ile kızlar mahremiyet

konusunda ciddi bir duyarlık var.

AGD nin erkek öğrencileri Ankara ya aday tanıtım

programına gitmiş. Kahvaltı ve sohbetten sonra bayanların toplantısına katıldık.

Bir buçuk saatlik bir konuşmadan sonra Aktay dan beni Pelit meydanına götürmesi

ricasında bulundum. Üniversiteye başladığım yıl inşaat malzemeleri ticareti

yapan Celal Tesmal in yanında çalıştım bir dönem. Faturalarını keser, depo

girdisi çıktısını tutuyordum. İstanbul da Perşembe Pazarı nda ticaret yapan,

aile dostumuz, öz amcadan daha yakın olan Mustafa Güler in yanında okul tatili

ile Sömestr tatillerinde de çalışıyordum. Celal Amcaya Mustafa Bey

yönlendirmişti. Celal Amca çok zarif ve kibar bir insandı. Tam bir Erzurum

insanıydı. Elemana ihtiyacı olmamasına rağmen beni çalıştırmıştı. Bir yaz

tatilinde İstanbul da çalışırken, Celal Amca gelmişti. Mesai saati bitmiş geç

vakit profil boru kamyonu gelmişti. Tuncelili Ali ile Perşembe pazarının daracık

bir sokağında yağlı boruları indiriyorduk. Kan ter içinde kalmıştık. Mustafa

Bey ile Celal Amca geldiler. Celal amca beni öyle görünce: Mustafa, bu çocuk

üniversite talebesi, ne diye böyle ağır bir işte çalıştırıyorsun dedi. Mustafa

amcam: Ağabey benim işime karışma, bırak çalışsın. Ben ne yapacağımı

biliyorum dedi. Aktay ile gittik mağazayı bulduk, Pazar günü olduğundan

kapalıydı. Celal Amca rahmetli olmuş.

Erzurum un ara sokaklarından geçtik. Modernleşme kenti

kemiriyor.

Fuar alanına vardık dostlarımızı bizi bekliyordu. Sınıf

arkadaşım aziz dostum Prof. Dr. Mehmet Törenek. Prof. Dr. Erdoğan Erbay,

doktora ile yüksek lisans öğrencilerietrafımızı sardı. İmza sırasında

organizeden bir genç geldi saat 15.00 salonda konuşmam olduğunu bildirdi. O an

bilgim oldu. Ne konuşacaktım. Yarım saatlik spontane bir konuşma ardından imza

devam etti. Dergimiz şairlerinden Vefa Lök ile eşi Erzincan dan bir hediye

çantasıyla geldi. Erzurum dan ayrılıncaya dek dostlarım beni yalnız bırakmadı.