Rumların denizden doğal gaz sondajına başlamamaları tavsiyesinde bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Bu zenginlikler, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye‘nin de hakkıdır" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs‘ın etrafındaki denizaltı zenginliklerinin sadece Rumlara ait olmadığını söyledi. Rumların denizden doğal gaz sondajına başlamamaları tavsiyesinde bulunan Eroğlu, "Bu zenginlikler, Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye‘nin de hakkıdır" dedi. Derviş Eroğlu, Rumların 1 Ekim‘de sondaj çalışmalarına başlayacakları yönündeki açıklamasını değerlendirdi. Rum tarafının böyle bir hareketi başlatması halinde bazı baş ağrılarına neden olacağını söyleyen Eroğlu, "Zaten iki taraf arasında yeterince baş ağrıtacak durumun var. Bunlara yenilerinin eklenmesinin doğru olmaz" dedi.
Küçük: Sakıncalar doğurur
Öte yandan KKTC Başbakanı İrsen Küçük Kıbrıs‘ta nihai bir çözüme ulaşılmadan yeraltı zenginliklerinin aranmaya başlamasının sakıncalar doğuracağını söyledi.
Rumların 1 Ekim‘de başlatmayı planladığı sondaj çalışmalarını değerlendiren Küçük, Türkiye‘nin garantör ülke olarak bu konu hakkındaki hassasiyetlerini dile getireceğini ifade etti. Kıbrıs Türklerinin de 1960 anlaşmalarından gelen hakları bulunduğunu belirten Küçük, Rum yönetiminin bu kararını bir kez daha gözden geçireceğine ve sağduyulu davranacağına inandığını söyledi.
"Eroğlu dönüşümlü başkanlığı kabul etti" iddiası
Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas‘ın, dönüşümlü başkanlıkla ilgili görüş alışverişinde bulundukları ve bunları bugünkü liderler görüşmesinde ele alacakları bildirildi. Rum basını Eroğlu‘nun dönüşümlü başkanlığı kabul ettiği iddiasında bulundu.
Rum Fileleftheros gazetesi, KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Rum lider Hristofyas‘ın "dönüşümlü başkanlık" ve genel olarak "yürütme erki" konularıyla ilgili iki taraflı görüşlerinden oluşan belge teatisinde bulunduklarını yazdı.
Elde ettiği bilgilere dayanarak, geçtiğimiz salı günkü görüşmelerinin akabinde, Eroğlu ile Hristofyas‘ın; görüşleriyle ilgili belge teatisinde bulunmaya karar verdiklerini ve bunun aynı günün akşamına kadar gerçekleştiğini savunan gazete, Rum tarafının, 2010 yılının Eylül ayında ortaya koyduğu önerisini yeniden sunduğunu ifade etti.
Gazete, Rum tarafının bu önerisinin, dönüşümlü başkanlık, ortak oy pusulası, aynı zamanda Kıbrıslı Türklerle Rumların "genel ve ağırlıklı oyunu" öngörmekte olduğunu anımsattı.
Türk tarafının dönüşümlü başkanlığı kabul ettiğini öne süren gazete, ağırlıklı oyla ilgili olarak ise Türk tarafının dönüşümlü başkanlıkla ilgili madde uygulandıktan sonra, bunu (ağırlıklı oy konusunu) referanduma havale ettiğini savundu.
Rum tarafı için, Türk tarafının ortaya koyduğu görüşün, Hristofyas‘ın önerisinin paket olarak kabul edilmesini teşkil etmediğini yazan gazete, Rum tarafının, Cumhurbaşkanı Eroğlu‘nun kendi ihtiyacını karşılayan boyutu kabul ettiği, ağırlıklı oy konusunu ise daha sonraki aşamaya bıraktığı düşüncesinde olduğunu ifade etti.
Bu konunun yarınki liderler görüşmesinde de ele alınmasının beklendiğini haber veren gazete, Cenevre üçlü zirvesinde uzlaşıldığı üzere, yarınki görüşmeyle birlikte, yoğunlaştırılmış müzakereler çerçevesinde, Yönetim ve Güç Paylaşımı konusunun ele alınmasının tamamlanacağını belirtti.
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer‘in dün KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile bir araya geldiğini kaydeden gazete, Downer‘in pazartesi günü ise Rum lider Hristofyas‘la bir araya geldiğini anımsattı.
Gazete "74‘ten Bu Yana Türk Tezi" ara başlığı altında ise, dönüşümlü başkanlığın, başkanlık sistemi (dönüşümlü başkanlık ve başkan yardımcılığı) temelinde, 1974 yılının hemen akabinde Türk tarafınca ortaya konulan bir görüş olduğunu yazdı.
Bunu Amerikalılar olduğu kadar, İngilizlerin de ileriye götürdüğünü ifade eden gazete, Gali Fikirler Dizisinde dönüşümlü başkanlıkla ilgili sabit Türk görüşünün kayda geçirildiğini anlattı.