Bir Ergenekon muhabbetidir gidiyor! Ergenekon ile yatıyoruz, Ergenekon ile kalkıyoruz!
Ergenekon u asırlar öncesine götürüyoruz! Ergenekon u asırlar sonrasına sarkıtıyoruz!
Buna Ergenekon muhabbeti diyebileceğimiz gibi Ergenekon kör dövüşü de diyebiliriz!
Sorun o kadar karmaşık, o kadar birbirine girmiş ki!
Çözebiline aşk olsun!
Binlerce sayfalık iddianameler hazırlanıyor ama hala Ergenekon olayının üzerindeki sis perdesi kaldırılabilmiş değil!
Aslında "Derin devlet" olarak tanımlaya bileceğimiz kesimde müthiş bir mücadelenin yaşandığı inkar edilemez!
"Derin Devlet"in üniformalı kesimi arasındaki kapışmada siviller sanki piyon olarak kullanılıyor gibi görünüyor!
Evet, ülkemizde müthiş bir kavga yaşanıyor! Ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyenler arasındaki bu müthiş kavga da milletin ne düşündüğü ise pek kaale alınmıyor!
Millet ne düşünürse düşünsün, millet neye karar verirse versin, ülke yönetiminde kendilerini hak sahibi olarak bunu önemsemiyorlar!
Hatta milletin düşünce ve kararları kendi düşünce ve kararları ile örtüşmüyorsa ki örtüşmüyor- milleti dize getirmenin yollarını arıyorlar!
"Bu millet adam olmaz" mantığı ile hareket ederek kendi doğrularını zorla kabul ettirmenin yollarını arıyorlar!
Bunun en bariz örneklerinden birini geçenlerde yaşını başını almış bir yazarın yazısında görmedik mi
Bu yaşını başını almış ve adı Ergenekon dedikoduları ile sürekli beraber anılan yazarımız "Kadın istese de tesettüre izin verilemez" demek suretiyle dayatmacılığın hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne sermiyor muydu
Baş açmayı çağdaş dünyanın bir gereği olarak gören ve aksine tahammül gösteremeyen bu yazarımız tipik bir dayatmacı olarak karşımızdaydı!
Peki ya ağızlarından düşmeyen demokrasi, insan hakları, özgürlükler gibi sözcükler ne olacak
Ne olacak, onların kocaman birer palavra olduğu artık iyiden iyiye ortaya çıkmış durumda!
Ergenekon tartışmalarının nasıl sonuçlanacağını kestiremiyoruz ama bu tartışmaların dayatmacıların gerçek yüzleri ile ortaya çıkmasına büyük katkı sağladığını biliyoruz.
Yani kimi insanların ağzındaki demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi sözcüklerin kocaman birer palavra olduğunu artık herkes biliyor!
Sanırız bundan sonraki gelişmelerde insanları yeniden bu sözcükler ile kafaya almaları pek mümkün olmayacak!
Zira takkeler düştü keller göründü!
Dayatmacıların nikelajı tamamen dökülüyor ve gerçek kimlikleri bütün çıplaklığı ile ortaya çıkıyor!