Artık herkes biliyor ki, halkın oyları ile Türkiye
Cumhuriyeti nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
AKP nin geleceğinde Abdullah Gül yok diyor.
En azından Gül ü Genel Başkan olarak istemiyor.
* Oysa bu ikilinin, öğrencilik yıllarına dayanan sıkı
dostluğu vardı.
* Oysa bu ikili, 12 yıldan bu yana ülke yönetiminde söz
sahibi olan AKP nin en ileri ikilisi idi.
* Oysa 2007 yılında Erdoğan kardeşim diye hitap ederek
Gül ü Cumhurbaşkanlığına aday gösterdi.
Çok fazla anlatmaya gerek yok; Recep Tayyip Erdoğan ile
Abdullah Gül arasındaki sıkı ilişkiden sağır sultan bile haberdar.
Peki, bu samimiyet ne oldu da bu noktaya geldi
Birden mi bu noktaya gelindi
Elbette, hayır!
***
Tarih; 7 Şubat 2012
Hatırlayınız, lütfen!
* İstanbul Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya, MİT
Müsteşarı Hakan Fidan, Eski Müsteşar Emre Taner, Eski Müsteşar Yardımcısı Afet
Güneş ve iki eski MİT görevlisini bizzat telefonla aradı ve KCK soruşturması
kapsamında ifadeye çağırdı.
* Savcı Sarıkaya, Fidan ve arkadaşlarını Oslo da PKK ile
yapılan görüşmeler sebebiyle suçluyordu.
* Buraya dikkat; MİT Müsteşarı Hakan Fidan, telefonla
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ı aradı. Ancak ulaşamadı. Sonrasında
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ü aradı. Cumhurbaşkanı na durumu anlattı,
önerisini sordu. Gül, olayda kötü niyet olduğunu düşünmedi ve Bence
ifadenizi verin, bir problem çıkacağını sanmıyorum dedi.
* Bu telefonun hemen ardından olaydan bir şekilde
haberdar olan Başbakan Erdoğan, Hakan Fidan a cevaben döndü. Fidan, savcının
talebinden Başbakan a da söz etti. Erdoğan ise, Fidan dan kesinlikle ifade
vermeye gitmemesini istedi.
* Bu arada İstanbul ile Ankara arasında nasıl bir telefon
ve iletişim trafik döndüğü, neler konuşulduğu tam olarak belli değil. Ancak şu
kesin; Başbakan bu olayda farklı bir durum sezdi
* Olayın perdesi biraz daha aralandığında şöyle bir sahne
fark ediliyor; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, o gün İstanbul daydı. Kamuoyu
bilmiyordu fakat ameliyat olacaktı. Üstelik bir iddiaya göre; savcının Fidan ı
ifadeye çağırdığı saatler, normal şartlarda Başbakan ın narkozlu olduğu anlara
denk gelecekti. Ancak bu arada ne olduysa oldu, ameliyat saati değiştirildi.
Bir bilgiye göre, ameliyat saatinin değiştirilmesinde güvenlik endişeleri rol
oynadı...
* Başbakan Erdoğan, Fidan la bu görüşmesinden sonra ani
bir hamle yaptı. AKP Grubuna hasta yatağından talimat verdi. Hemen bir yasa
teklifi hazırlandı. MİT görevlilerinin ifadesinin alınması doğrudan Başbakan ın
iznine bağlanıyordu. Teklif jet hızla yasalaştı. Ve MİT çiler ifade vermeye
gitmedi.
* Komplo mu dersiniz, başka bir şey mi dersiniz bilemem
ama Başbakan Erdoğan, Savcı Sarıkaya nın Hakan Fidan ı aradığı saatlerde
ameliyata alınmış olsaydı; MİT Müsteşarı, Başbakan la telefonda görüşemese ve
Cumhurbaşkanı Gül ün ifadeye git talimatı doğrultusunda ifadeye gitseydi ne
olurdu
* Şurası hep konuşuldu; MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve
diğer MİT mensupları tutuklanır mıydı Böyle bir şey söz konusu olsaydı,
savcının başlattığı KCK soruşturması Başbakan a kadar uzanacak mıydı Asıl amaç
bu muydu Kaldı ki, Başbakan Erdoğan, geçmişte bunu da ima etti; Burada asıl
amaç bendim, bana uzanmak istediler. anlamında değerlendirmelerde bulundu.
* Öyle ki, 7 Şubat 2012 nin şifresi, Erdoğan ın ameliyat
günü ve saatinin tesadüfen değiştirilmesiyle kırılmış oldu.
* Daha sonra Başbakan-Cemaat arasında patlak veren
krizler silsilesi nin bilinmeyen başlangıcı olmasından dolayı 7 Şubat krizi
olarak anılan Hakan Fidan ın ifadeye çağrılması ve buna Abdullah Gül ün sıcak
baktığı iddiası, Erdoğan la Gül arasındaki en zayıf halkalardan birini
oluşturdu.
***
Başka zayıf halka lar da var kuşkusuz;
* Mesela Gezi Parkı protesto gösterileri sırasında
Köşk ün tutumu AKP kulislerinde öyle o kadar da olumlu yansımadı, bunu
biliyoruz.
* Başka Mesela, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim
Kılıç ın, fazla belli etmese de Erdoğan ı kızdıran gömlek li açıklaması
sırasında Gül ün o bakış ları Ve de
ardından Danıştay toplantısında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin
Feyzioğlu nun konuşması esnasında Gül ün Erdoğan a yönelik atak ları
* Bunlardan da öte, Başbakan Erdoğan ın, başından bu yana
hassasiyet gösterdiği Mısır da askeri darbe yapan ve ardından da Cumhurbaşkanı
seçi len Sisi ye Köşk ten kutlama mesajı gönderilmesi
Şüphesiz, kamuoyuna yansımayan ama bu ikili arasında
zayıf halkalar meydana getiren başka unsurlar da vardır.
Sarıgül ün kılıçdaroğlu na neden destek verdiğini biliyor
musunuz
İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde mağlup olan
Mustafa Sarıgül, yakında toplanması beklenen CHP Kurultayı nda Kemal
Kılıçdaroğlu na destek verecek.
Peki, ama neden
Çünkü Mustafa Sarıgül ün şimdiki hedefi 2015 Haziran
seçimlerinde önce milletvekili seçilmek, ardından da CHP yönetimine talip
olmak.
Sarıgül şunu çok iyi biliyor ki, bir Muharrem İnce yi
devirmek, bir Kemal Kılıçdaroğlu nu alaşağı etmekten çok daha zordur.
İyi Ki Milli Gazete mde Yazıyorsunuz
Selâmün aleyküm.
11 Ağustos tarihli yazınızı dikkatle okudum...
Evet efendim köşenizin müdavimiyim sıkı bir okurunuzum...
İlahiyatçıyım, öğretmenlik yapıyorum.
Fulbriht Eğitim Komisyonu gerçeği ile sayenizde tanıştım,
daha önce de yazdınız biliyorum...
Türkiye deki eğitim sisteminin ne kadar bozuk olduğunu bu
bozukluğun dış destekli olduğunu kestirebiliyordum...
Öğretmen arkadaşlarımla da bu konuyu konuştum.
Zaman zaman tansiyonlar yükselse de galebe çalmayı
başardım, sayenizde...
Efendim ömrünüze bereket gönlünüze huzur diliyorum...
İyi ki Milli Gazete mde yazıyorsunuz, binlerce teşekkür
ediyorum...
İfsat ediciler iş başına geldiklerinde ekini ve nesli
yok ederler buyuruyor Cenabı Hak... Saygılar...
(HİCRET DOĞAN)
NOT: Bugün 18 Ağustos 2014, Pazartesi 1) Emekliler yılda
15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli
nasıl geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP
iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine
getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu
çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli.
Otur, sıfır!