Erdemliler ve Vasıflılar Meclisi

Abone Ol

Türkiye, Meclis te kaç sandalye varsa o kadar bölgeye

ayrılacak, seçimlerde her bölgeden bir milletvekili çıkacak

Partiler kadar adayların şahsiyeti ve vasfı da önemli rol

oynayacak.

Siyasî partiler çok kaliteli adaylar bulacak ve onlar

çekişecek.

Bu yolla belki siyasetimize biraz vasıf gelir.

Milletvekili adayları seçim bölgelerini karış karış

gezecek, seçildikleri takdirde neler yapacaklarını anlatacak. Çalmadıkları kapı

kalmayacak.

Telefonunuz çalacak, bir ses Ben bulunduğunuz bölgenin

Filan Parti adayıyım, şayet rahatsız etmezsem ve izin vermek lütfunda

bulunursanız sizi müsait bir zamanda ziyaret etmek istiyorum diyecek.

Buyurunuz efendim, memnun olurum cevabını vereceksiniz ve belli gün ve saatte

aday cenapları evinize güneş gibi girecek.

Adayın kültürüne, ahlakına, hal ve tavrına, efendiliğine,

kibarlığına hayran kalacaksınız.

Türkçesi mükemmel, konuşurken ıkınıp sıkınmıyor

Sanki sınava girmiş süper bir öğrenci gibi Sizin

dertlerinizi dinliyor, kendi projelerini anlatıyor Çok samimî,

yapabileceklerini söylüyor, yapamayacaklarını itiraf ediyor.

Birkaç gün sonra Falan parti adayı müracaat ediyor. O da

bir harika

Böylece belli başlı partilerin adaylarını tanımış olmuyorsunuz.

Çok ciddî bağımsız adaylarla da tanışıyorsunuz.

Sandığa gitmeden önce vicdanınızda bir seçim

yapıyorsunuz. Her biri birbirinden faziletli ve vatansever. Nihayet istişare,

sonra istihare yapıyor ve içlerinden birini seçiyorsunuz.

Böyle olsa ne güzel olur değil mi

Hangi renkten, görüşten, kesimden olursa olsun Meclise

ülkenin en faziletli, en vasıflı, en vatansever, en faydalı insanları

girmelidir.

Onların tartışmaları bile kaliteli olmalıdır.

Ulan ben senin bilmem neni bilmem ederim gibi bayağı sözler

Meclis çatısı altında sarf edilmemelidir.

Vasıflı milletvekilleri gerektiğinde partilerine ve

liderlerine bile karşı çıkabilmelidir.

Meclis bir erdemliler meclisi olmalıdır.

Her şeyin üstünde âdil hukuk, bilgelik bulunmalıdır.

Böyle bir meclis seçilirse, ümit ederim ki, yapacağı ilk

iş milletvekilliği maaşlarını ve kıyak emekliliği budamak olacaktır.

Böyle bir meclis Türkiyeyi kokuşma, rüşvet, komisyon,

soygun, haram rantlar, kara ve gizli servet pisliklerinden arındırıp dünyanın

en temiz ve şeffaf ülkesi haline getirecektir.

Sabaha kadar süren bir celsede Nereden Buldun Kanunu

çıkartacaktır.

Aaah böyle bir meclis!.. Vaah böyle bir meclis!..

* (İkinci yazı)

Hayırlı Hayırsız Cemaatler

BU memlekette bir değil, birçok cemaat vardır. İyi

hayırlı cemaatler vardır, hatâlı cemaatler vardır.

Bir cemaat ki:

*Ümmet birliğini kabul eder *Kendisini Ümmetin bir

parçası olarak görür *Müslümanları kendisinden olanlar ve kendisinden olmayan

öteki Müslümanlar diye ikiye ayırmaz *Zekatı Kur ana, Sünnete fıkha aykırı

olarak toplamaz ve sarf etmez *Allah katında tek hak din İslamdır ayetine

aykırı laf etmez *Zaruriyat-ı diniye konusunda sapık ve çarpık inançları,

amelleri, görüşleri olmaz *Dine aykırı aşırılıklar, holiganlıklar,

militanlıklar ve fanatizmler sergilemez *Kendi meşrebinden olmayanları

dışlamaz *Bir tek ben varım, ötekiler yok havalarına girmez

Böyle bir cemaat elbette hayırlı bir cemaattir.

*Yalan söyleyen, Müslümanları aldatan, zekatları gasb

eden, emanetleri ehil olmayanlara veren, öteki Müslümanları yok farz eden,

Ümmet birliğini kabul etmeyen, hep bana hep bana diyen cemaatler bozuk

cemaatlerdir.

Soru: Be adam isim versene!.. Ben savcı, hakim, cellat

değilim. İsim vermem.

İslamî kesimde cemaat olabilir ama cemaatçilik kabul

edilemez.

Ehl-i Sünnete aykırı inançları, görüşleri, amelleri,

davranışları olan bozuk cemaatleri tutmam.

Başlarındaki reisleri, ruhbanları erbab haline

getirenleri tutmam, desteklemem.

Zekat toplayan cemaatleri isim vermeden tenkit ederim.

Hiçbir cemaatin zekat toplayama hakkı yoktur.

Hiçbir cemaatin ABD, İsrail, Siyonizm, AB, kapitalizm,

emperyalizmle, sömürgecilerle, İslam düşmanlarıyla işbirliği yapmaya hakkı

yoktur. Yapanlar haindir.

Kendi meşrebinden olmayan mü minlere ötekiler olarak

bakanlar bid atçidir.

Her cemaat İSLAM, İMAN, KUR AN, SÜNNET, ŞERİAT, ÜMMET,

İMAMET, İSLAM AHLAKI için çalışmaya mecburdur.

Her cemaat Ehl-i Sünnet ve Cemaat, Sevad-ı Âzam dairesi

içinde bulunmak, Cadde-i Kübrada yürümek zorundadır.

Hiçbir hayırlı cemaat, diğer hayırlı cemaatleri düşman

veya rakip göremez.

Cemaatler birbirleriyle ancak hayırlı ve müsbet iş ve

hizmetlerde müsabaka=yarışma yapabilirler.

Bütün hayırlı cemaatlerin mensupları günde beş vakit ehil

imamların ardında cemaat olarak birleşirler.

Bütün hayırlı cemaatler, Allah katında derece ve rütbe

üstünlüğünün şu veya bu cemaate mensup olmakla değil, taqva ile olduğunu kabul

ederler.

Bütün hayırlı cemaatler, Müslümanın asıl kimliğinin İslam

kimliği olduğunu, tarikat veya cemaat kimliğinin altkimlik olduğunu bilir ve

kabul ederler.

Bir temenni: Bütün hayırlı cemaat önderlerinin, Ümmet

birliğini sağlamak üzere bir araya gelip, ehliyetli bir İmam seçmelerini ve o

muhterem zata biat ve itaat etmelerini bekleriz.

10.10.2013