Erdemli insan yetiştirmek

Abone Ol

Almanya da, bir okul müdürü her yılın başında

eğitimcilere gönderdiği mektubunun sonunda şunları ifade ediyor: Sizlerden

istediğim şudur, öğrencilerinizin insan olması için çaba gösterin.

Gösterdiğiniz çaba neticesinde, eğitimli canavarlar ve becerikli psikopatlar

ortaya çıkmasın. Okuma yazma, matematik çocuklarınızın daha fazla insan

olmasına yardımcı olabiliyorsa ancak o zaman önem taşır

Materyalist batı artık çocuklarının sadece matematiğin,

fennin ve edebiyatın kuşatıcılığı altında değil insan olmanın gerektirdiği

düsturlar altında yetiştirmenin gerekliliğini savunurken; bizim insanlarımız

Batı dan gelen hazır deneyimleri tecrübe etme kolaylığına başvurup

sorumluluktan kaçıyor. Tamam, Batı kendi ektiğini biçiyor ve kaybettiklerini

nasıl ve ne şekilde geri alabileceğini düşünüyor ve çareler arıyor. Bizim

insanlarımız ise hâlâ bu toplumların köhnemiş hayat tarzlarına öykünüp özenti

içinde bir gençlik yetiştiriyor.

Bizler inandığımız din ile birlikte insanlık

potansiyelimizi kullanma şansına sahibiz fakat komplekslerimiz ve

ihtiraslarımız bu potansiyeli görme ve değerlendirme imkânı vermiyor.

Bugün Batı da yaşayan bir gencin içine düştüğü sorunlar

Müslüman bir toplum olarak varlık gösteren bizim gençlerimizi de istila

etmiştir. Fakat özenti hayatlarımızdan ödün veremediğimiz için bu gerçeği

göremiyoruz. Oysa kadim tarihimizin havzasında topladığımız bilgi, birikim ve tecrübeler

bizi iyi bir insan iyi bir mümin yapmak için kâfidir. Bunun için yeterli

müktesebatımız ve insanlığa sunabilecek birikimlerimiz de vardır. Fakat bu

birikimleri kullanacak fertlerin sayıları yok denecek kadar az. O yüzden

çocuklarımızı bir bir kaybediyoruz.

Her şeyin zıtlıklar üzerine kurulduğu bir çağda

yaşıyoruz. Çocuklarımız internet kullanıyor, lisan biliyor, üniversite tahsili

yapıyor ve birkaç dalda sertifika alıyor. Ama; toplumda suç oranı artıyor, anne

babaya itaat azalıyor, namaz kılan gençlerin sayıları gittikçe düşüyor ve

çocuklarımız insani olarak gittikçe zayıflıyorlar. Saygı, empati, adalet ve

merhamet tarafları gelişmeyen gençler sadece aile ile değil toplumla da kavgalı

hale geliyorlar. Anne babalar çocuğumuzu okuttuk ama adam olamadı diye

yakınıyorlar. Şimdi anne babalara şu soruyu sormak lazım gelir: Okutttunuz da

peki neyi okuttunuz Dinini öğrettiniz mi Sorumluluk bilinci verdiniz mi

Çocuğunuzun sadece makam mevki sahibi olmasını arzu ettiniz ve çocuk sizin

beklentilerinizi boşa çıkarmadı, mevki sahibi oldu. Peki, şimdi ondan ne

bekliyorsunuz İnsanlık, erdem ve fazilet bilinci verdiniz mi ki çocuğunuzun

size şefkatle muamele etmesini bekliyorsunuz