Erbakan?ı anlamak

Abone Ol

Başbakan Erbakan her şeyden önce tam bir dava adamıydı.

Geçtiğimiz yüz yılda Sultan 2. Abdülhamit ne ifade ediyor

idiyse içinde bulunduğumuz asırda da Erbakan aynı şeyi ifade ediyor. Hatta

kuruluş yıllarında Ertuğrul Gazi nin duruşu, Anadolu kapılarını bizlere açan

Sultan Alp Arslan ın cihad anlayışı, hep birbirinin devamı olan şeylerdi. Asrı

Saadet ve hatta Adem Aleyhisselam ile başlayan Hak-batıl mücadelesindeki

hassasiyet ne idiyse Erbakan ın duruşu ve hassasiyeti de oydu. O nun çağımıza

verdiği en anlamlı mesajı ise; kuvvetten değil, Hak tan yana olmaktı.

Sultan Abdülhamid kendi döneminde vazifesini hakkıyla

yerine getirdi. O nun milletimize kazandırdığı şuur sayesinde milli mücadele

yapılabildi. Bu anlayışa sahip olan milletimiz ağır baskı ve zorluklar

karşısında diz çökmedi ve dimdik ayakta kaldı. O koca Sultan ın  açtığı

çığırda yürüyenler ancak kalkınmadan, ilerlemeden ve İslam Birliği nden söz

edebiliyorlar. O nun karşısında olanlar ise inkar yoluna sapmış, taklitçi

zihniyetleri benimsemiş zavallılardır. Onların kendilerine bir hayırları

olmadığı gibi, millete dokunacak bir faydaları da yoktur.

Alp Arslan ve Ertuğrul Gazi leri de okuduğumuzda benzer

karakterlere sahip olduklarını görürüz. Kesin inanç sahibi oluşları ve kararlı

duruşları onları günümüze taşıyan en etkili vasıfları olagelmiştir. Tavizsiz

oluşları, güç odaklarıyla iş birliği yapma gibi süfli yollara tevessül

etmemeleri, emanetin onlar eliyle günümüze intikal etmesine vesile olmuştur.

Onun içindir ki; Erbakan ın inşa ettiği Milli Görüş

anlayışı, büyük davanın sağlam bir halkası olarak tarihe mal olmuştur. Herkes

tarafından iyi bilinsin ki; Milli Görüş düşüncesi ve anlayışı çağlar boyu

sürecek ve her dönemde takip edilmeye devam edecektir. Bu mefkûrenin her daim

takipçileri olacak ve hiçbir dönem bitmeyecektir. Ayrıca Milli Görüş ü

bitirmeye kimsenin, hiçbir beşerin gücü yetmez. Milletimiz gerekli mücadeleyi

verir ve günün birinde bu anlayışı hayata hâkim kılar inşaAllah.

Herkesin kafasına göre takıldığı, nefsi arzusunun işaret

ettiği istikamete yöneldiği bir yol değildir Milli Görüş. Milli Görüş Hak yolda

yürümektir. Yerel engelleri yıkmak-atmak değil, onları ıslah etmeyi, zarardan

arındırıp faydalı hale getirmeyi hedeflemektir. Bunun için Allah ın insanlara

bahşettiği akıl nimetini kullanmak kâfidir.

Erbakan sadece işin nazari boyutunda kalmadı. O, aynı

zamanda, teorisini geliştirdiği fikirleri tatbikat sahasına koyan, sonuç elde

eden, bilgiyi ve uygulamalarını paylaşan, etrafına ışık saçan iyi bir lider

oldu.

Küresel sisteme var gücüyle karşı koydu Erbakan. Hep

ezilenlerden yana oldu. Tarif ettiği işleri Hak merkezli olarak planladı.

Şimdilik böyle söyleyelim sonra düzeltiriz... gibi, olmayacak işlerle milleti

oyalamadı. O, emrolunduğu gibi dosdoğru oldu ve bu yolu teşvik etti.

Unutulmamalıdır ki; Erbakan Saadet Partisi Genel Başkanı

iken ahirete irtihal etti. Adres nettir. Yolunu şaşıranlar, farklı

istikametlere yönelenler, aslında Hoca o hareketiyle şu mesajı vermek istedi

diyenler, kendi günahlarına Hocamızı ortak etmek isteyenlerdir. Ve onlar büyük

bir yanılgı içerisindedirler; emeklerini ve enerjilerini boşa harcamakla

meşguldürler. Hem kendilerini heder ederler hem de milleti boş yere oyalarlar.

Bu kurguların ve kuruntuların ham hayal ve boş düşünceden kaynaklandığını

aslında kendileri de iyi bilmektedirler.

O halde ne yapmak lazım, diye sorulacak olursa şayet, biz

deriz ki;

Erbakan ı anlamak ve anlaşılmasını sağlamak, onun

uygulamalarını tatbik etmek, açtığı yolu güncelleyip gelecek nesillere

aktarmakla mümkün olur.