Erbakan'dan unutulmaz anekdot?

Abone Ol

Yıl; 1992.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Refah Partisi Genel Başkanı

olarak kalabalık bir işadamı, milletvekilleri, gazeteciler ve yabancıların

bulunduğu bir heyetle Türk Cumhuriyetlerine sefere çıktı.

Heyette kimler yok ki; O dönem RP İstanbul İl Başkanı olan,

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dan tutun da milletvekilleri Zeki Ergezen, Lütfi

Esengün, Ömer Ekinci, Şinasi Yavuz a

Erbakan, 4 ülkede çok sayıda lider ve siyasi ile bir araya

geldi.

Hoca nın, Azerbaycan ın o dönem Başbakanı olan Hüseyinof ile

diyalogunu unutamam;

Erbakan: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ni tanıyın artık!

Hüseyinof: Biz KKTC yi tanıyoruz ama bunu demiyoruz.

Erbakan: Zulüm artıyor. Siyonizm Müslümanları yok etmek

istiyor. Bunun ortası yoktur, Ortada duran Siyonizm e hizmet ediyor demektir.

Kapitalist nizam, sömürü nizam demektir.

Hüseyinof: Benim siyasetle bir ilgim yoktur.

Erbakan: Şimdi Demirel de geldi onunla da konuştunuz.

Hüseyinof: O parti lideri olarak gelmiyor, Başbakan olarak

geliyor.

Erbakan: O Başbakan olarak gelir, parti lideri gibi konuşur.

Biz kendi Birleşmiş Milletler imizi kurmalıyız. Gali (dönemin BM Genel

Sekreteri) Rumlar için çalışıyor, Ermeniler için çalışıyor. O Azerilerle

çalışmaz. İslam Dinarını getirmemiz lazım. Kültürümüzü geliştirip kendi

UNESCO muzu kurmalıyız. İslam ülkelerinin Azerbaycan a yatırım yapmaları

gerekir. Sizden teşvik bekliyoruz. Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma

Fonu nu oluşturmak istiyoruz. Sizin İMF ye teslim olmanızı istemiyoruz.

Hüseyinof: Biz bütün ülkelerle iyi münasebetler geliştirmek

istiyoruz. Bu gelmenize çok razıyım. Biz bu işleri yavaş yavaş öğreniyoruz.

Başka ülkeler tarafından aldatılmak istemiyoruz.

Erbakan: Biz bugüne kadar çok aldatıldık.

Hüseyinof: Erdal bey (İnönü) geçen geldiği zaman ona da

söyledim. Biz Türkiye ile anlaşmıştık. Karşılıklı mal alıp verecektik. Ancak

biz 56 milyon dolarlık mal verdiğimiz halde bugüne kadar 11 milyon dolarlık

karşılığını aldık. İnönü ye bizi aldattınız dedim.

Erbakan dönemin Azerbaycan Savunma Bakanı Rahim Gazi ile de

bir araya geldi. Rahim Gazi nin görüşme sırasında ilginç bir mesajı da oldu;

Türk televizyonları çok müstehcen. Bunu mutlaka düzetmelisiniz.

Demirel in günah galerisi (1)

Tarih; 27 Ocak 1997, Pazartesi, Çankaya, MGK toplantısı.

Cumhurbaşkanı: - Gündemi biliyorsunuz.

Oramiral Erkaya: - Bir hususu arz edebilir miyim

Cumhurbaşkanı: - Buyrun Güven Paşa.

Oramiral Erkaya: - Görüyorum ki benim önerdiğim konu yine

gündemde yok.

Cumhurbaşkanı: - İrtica konusu üzerinde gereken uyarılarda

bulunuyorum ve buna devam edeceğim. Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan

Türkiye ye kimse başka bir rejimi getiremez.

Oramiral Erkaya: - Efendim sizin tavrınızı ve gayretlerinizi

biliyoruz. Ancak ciddi endişelerimiz var.

Cumhurbaşkanı: - Nedir

Oramiral Erkaya: - Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti

sadece söylemle olmaz. Söylemin yanında eylem de gerekir. Sizin söylem ve

eyleminiz aynı. Ama farklı olanlar da var.

Cumhurbaşkanı: - Yani

Oramiral Erkaya: - Hükümet mevkiindekileri kastediyorum.

Söylemde laik düzen. Ama ya eylem Eylem, Anayasa ya saygıyla olur. Yasaların

uygulanmasıyla olur. Yasalar askıya alınırsa kaos doğar. Bugün hukuk dışı

eylemler vardır.

Cumhurbaşkanı: - Güven Paşa, sizin önerinizi MGK gündemine

alacağım.

Oramiral Erkaya: - Dahası var Sayın Cumhurbaşkanım. Sayın

Başbakan, Ramazan münasebetiyle iftar yemeği düzenliyor Nerede Başbakanlık

Konutu nda. Kimlere Şeyhlere... Tarikat liderlerine.

Cumhurbaşkanı: - Evet.

Oramiral Erkaya: - 677 sayılı yasa kalkmadıysa, 2596 sayılı

yasa varsa, Anayasa mızın 14 ve 24. maddeleri yürürlükteyse, Sayın Başbakan

bunu yapamazlar. Ben burada bir davetiye çıkarmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı: - Ne daveti

Oramiral Erkaya: - Herkesi, yeminine sahip çıkmaya davet

ediyorum Liderleri yeminlerinden sapmamaya davet ediyorum. MGK üyesi olarak

da, bir sade vatandaş olarak da bunu beklemek benim hakkım değil mi

Cumhurbaşkanı: - Tabii.

Oramiral Erkaya: - Sayın Cumhurbaşkanım, liderlik için

sadece söylem yeterli değildir. Söylemin, eylemle desteklenmesi gerekir. Eğer

söylem ve eylem birbirini tutmuyorsa, toplum o lidere saygı duymaz. Güven hiç

duymaz. Üzülerek arz ediyorum ki bugün, böyle bir durum vardır.

Bu anekdot, Yavuz Donat ın 14 Ağustos 1997 tarihli Milliyet

gazetesindeki köşesinden

Demirel burada MGK yı idare eden isim olarak şunları niçin

söyle (ye) medi;

n Ey Güven Erkaya, Sayın Başbakan ın ve sayın yardımcısının

bazı davranışlarının mevcut hukuk düzeni ile bağdaşmadığını söylüyorsunuz..

Somut olarak söyleyebilir misiniz Nedir bunlar

n Ramazan münasebetiyle Başbakanlık Konutu nda iftar yemeği

düzenlenmesinin anayasaya aykırı olan tarafı neresi 677 sayılı yasa, 2596

sayılı yasa, Anayasa mızın 14 ve 24. Maddelerinin neresi karşı böyle bir iftar

yemeğine

n Ve Demirel, yıllarca kendisine destek veren bir kesimin

karşısına çıkıp, Benden milletvekilliği, Genel Müdürlük istiyorsunuz. Ben

varım ya! repliğini bu Paşa nın karşısına geçip neden yinele(ye)medi

(Demirel yıllar sonra nasıl da saptırdı Bir sonraki

yazıda.. a.ö.)

Kitap talebi notu

Kayseri nin Pınarbaşı ilçesindeki Atatürk ilköğretim Okulu

kütüphane kurdu. Kütüphanede fazla kitap yok. Okul yönetimi ellerinde fazla

kitabı olanların kütüphaneye göndermesini talep etti. Duyururum..

NOT: Bugün 25 Şubat 2013 Pazartesi. İktidar ve TBMM de grubu

bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi.

Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Du bakali n olacak Takipçisiyiz