Erbakan ve İslam Birliği

Abone Ol

Vefatının 4. yıldönümünde hayırla yâd ettiğimiz muhterem

hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan ı anma programları bu yıl Erbakan ve İslam

Birliği temasıyla icra edilecek.

Tertip komitesi bu sloganı niçin seçti, bilemiyoruz.

Ancak iki sebeple çok isabetli bir tercih olduğu kanaatindeyiz. Birincisi,

Merhum Hocamızın hayattaki en büyük ideali İslam Birliğini kurmaktı. Hayatı

boyunca bunun mücadelesini verdi. Eline geçen ilk fırsatta, kısa süreli

iktidarı döneminde son yüzyılın Müslümanlar açısından en önemli icraatı D 8 i

kurdu. İşte bu nedenle İslam dünyası onu kendine lider görürken, yeryüzündeki

Siyonist güruh onu en büyük düşmanı bildi. Öldükten sonra da Kamalak Hocamızın

tabiriyle bizlere, emanet ve vasiyet olarak İslam Birliğini tesis etmeyi

bıraktı.

İkincisi, Erbakan ı istismar edip milletin adamları

sloganıyla boy boy posterini asanlar, Biz de Erbakancıyız, biz de Milli

Görüşçüyüz, Erbakan, bizim de hocamız diyenler sözlerine başka alanlarda kılıf

bul(abili)uyorlar da, İslam Birliği söyleminde taklitten bile korkuyorlar.

Hatta İslam dünyasının (Irak, Mısır, Suriye, Libya, Afganistan, Pakistan vs.)

kana bulanmasında baş aktördürler. Hamaset burada sökmüyor. Dünyada hiçbir

Müslümanın burnunun kanamaması, aç ve açıkta kalmaması onun hedefiydi.

***

Her yeni durumda ve farklı olayda onun büyüklüğünü

anlıyoruz. Nicelerini (!) yıllarca yanında tutmayı başarmış. Tarih kitapları

onu yirminci yüzyıla damgasını vurmuş, tarih yazan adam olarak kayda

geçirecek ve yeryüzünde ümmetin derdiyle dertlenen, şuurlu bireyler olması için

çaba sarf eden, onlara yeni rotalar ve yüksek hedefler çizen,

kurumsallaşmasında ve teşkilatlanmasında örnek bir şahsiyet olarak anacaktır.

Ülkemizde şu anda gördüğünüz her olumlu ve hayırlı

icraatta onun imzası/payı vardır. Ülkemiz insanını siyaset alanına dâhil

etmekle en büyük hizmetlerinden birini ifa etmiştir. O, devlet dairesinin

önünden geçmeye korkan, mazlum Anadolu insanına Ayağa kalk ve devleti sen

yönet! diyerek bir ruh aşılamıştır. Başlattığı kutlu yürüyüş, kısa sürede ülkenin

çehresini değiştirmiştir.

Müslümanlığın bireysel ibadetlerden ibaret bir din

olmadığını öğreterek, cihat, faiz ve adil düzen gibi çoktan tedavülden kalkan

kavramları yeniden Müslümanların gündemine yerleştirmiştir. Tüm zorluklara

rağmen, kısa süreli koalisyon ve 11 aylık başbakanlık dönemine sığdırdığı dev

icraatlara bakarak, Acaba 11 yıl Başbakan olarak kalsaydı bugün nasıl bir

dünya olurdu sorusunun cevabını takdirlerinize bırakıyorum.

***

Dünyayı yönetmeye talip olan yeni bir Müslümanlık anlayışı

getirmiş, İslam ı hapsedildiği izbe köşelerden kurtarıp camiden caddeye,

konuttan kamuya, mescitten meclise taşımıştır.

Hayatı özetle asrın hikâyesidir. Son nefesine kadar hak

yolunda mücadelesini sürdürmüş, hayatı iman ve cihat kabul etmiş ve savaş meydanında,

at üstünde ölmüştür.  Her fani gibi

Erbakan Hocamız da öldü, artık yok. Bugün, onun izinden giden ve davasına sahip

çıkan herkes, onun ortaya koyduğu ilke ve prensiplere herkesten daha fazla

uymak zorundadır. Onun çizdiği yol ve koyduğu hedef ortadadır. Kısaca onu anmak

değil, anlamak önemlidir.