ERBAKAN VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Abone Ol

Yıl, 1972.

Yer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM).

Kürsüde konuşan, Konya Milletvekili Prof. Dr. Necmettin

Erbakan.

Konu, Başkanlık Sistemi

***

Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, bugünlerde sıkça

tartıştığımız Başkanlık Sistemi ne ilişkin bundan yıllarca önce hangi

görüşleri ileri sürmüştü

Erbakan Hoca, Anayasada hangi değişikliğin yapılmasını

istemişti

Kulak verelim mi;

Yapılması gerekli değişikliklerin önemli, faydalı ve

zarurî olanları aşağıda zikrolunmuştur.

* İcrai organ düzeninin "Başkanlık Sistemi"

esasına göre tanzimi ve "Başkan"ın tek dereceli olarak doğrudan

doğruya millet tarafından seçilmesi.

Tarih, milletimizin itimat ve sevgisine tam manasıyla

mazhar olan devlet adamları idaresinde büyük hamleler yapmaya ve merhaleler

aşmaya muvaffak olduğunu gösteren pek çok misallerle doludur.

Milletimizin fıtratında mevcut olan bu karakterin tam

tecellisine imkân verecek şekilde milletimizin manevi ve maddî potansiyelinin

kuvveden fiile çıkmasına engel olan bütün antidemokratik kanuni kayıtların

kaldırılması tarihi hakikatlerin ortaya koyduğu bir zarurettir.

Bu sebepten yapılacak Anayasa Değişikliği ile Fransa ve

Amerika da olduğu gibi Başkanlık Sisteminin "Prezidansiyel Sistem"in

kabulü ve Başkan ın tek dereceli olarak doğrudan doğruya millet tarafından

seçilmesine imkân verilmesi, hem tarihî hakikatler ve hem milletimizin fıtratı

ve hem de hakiki ve samimî demokrasinin gelişmesi bakımından faydalı ve zarurî

bulunmaktadır.

Bu sistem kuvvetli iktidarların teşekkülüne imkân

vereceği gibi, devlet ve millet bağlılığının son derece kuvvetlenmesini temin edecek,

böylece bir taraftan içte anarşik hareketlerin normal hukuk nizamı içerisinde

kolaylıkla önlenmesini mümkün kılacak içtimaî sulh, huzur ve istikrarın

teessüsünde son derece faydalı olacak ve diğer taraftan da dışta, çevremizde

dünya sulhunun, korunması yolunda sarsılmaz bir garanti teşkil eden durumumuzu

daha da güçlendirecektir.  

SADETTİN İNAN

Bir defa hakkını verelim; Sadettin in ısrarlı haberleri

olmasaydı, haberleri bir kuyumcu terazisi hassasiyeti ile tartıp takip

etmeseydi binlerce şeker fabrikası işçisi bugün işsizdi.

Özelleştirme kapsamında tutulan ve her nedense haraç

mezat satılması için birilerinin ellerinden geleni ardına koymadığı Türkiye

Şeker Fabrikaları bugün hâlâ ayakta ise, bu fabrikalarda hâlâ üretim varsa, bu

fabrikalarda çalışan işçiler, yöneticiler evlerine hâlâ ekmek götürebiliyorsa

bilsinler ki bunda Sadettin in ve de elbette Milli Gazete nin çok önemli bir

payı var.

Şeker fabrikalarında çalışan işçiler, Son yılların en

büyük mağduriyetini önleme ödülü Sadettin İnan a şeklinde bir karar alsalar

yeridir. Evet, evet o kadar yani

***

Benim en çok sevdiğim haber tarzıdır; kıyıda, köşede

kalmış, başlangıçta kimsenin fazlaca önemsemediği ama satır aralarını

kurcaladığınızda, biraz üzerine üzerine gittiğinizde ortaya dökülen gerçekler.

Açık istihbarattan saçılan önemli haberler

***

Sadettin İnan, geçtiğimiz yıl işte böyle bir haberi daha

gün yüzüne çıkardı; gizemli otel faturası. Ayrıntılarına girmeyeceğim. Merak

edenler milligazete.com.tr nin arşiv bölümünden Gizemli Otel Faturası yazarak

haberin detaylarına ulaşabilir.

İşte bu haber, Ekonomi Muhabirleri Derneği nin (EMD) de

dikkatini çekti ve dernek Altın Kalem Ödülü nü bu habere layık buldu.

Sevgili Sadettin i tebrik ediyorum.

***

EMD, benim de önemsediğim bir dernek. Sevgili Turgay

Türker, Ankaralı yıllarımdan arkadaşım. Eş zamanlarda farklı haber dergilerinin

Ankara Temsilciliği ni üstlenmiştik. O yıllardan tanırım. Hoş sohbet bir

arkadaş. Turgay, DSP Genel Başkanı Masum Türker in de kardeşidir.

Bu haberi ve ayrıntıyı kaçırmadığı için EMD yetkililerini

de ayrıca kutluyorum. 

SOSYOLOGLARDAN ACİL ÇAĞRI!

Kadın cinayetlerinin sona erdirilmesi için çeşitli

bakanlıklarda sosyologların istihdam edilmesi talep ediliyor. Sosyologların

genel talepleri şunlar:

1. Cezaevlerinde suçluyu sapkın davranışlardan

alıkoyacak, suçlunun toplumsal yaşamda karşılaştığı sorunlara çözüm bulacak,

suçu sosyolojik boyutuyla da ele alan, toplumsal yaşamda bireylerin suça

yönelme sebeplerinin inceleyerek sosyolojik analizlerle projeler üreten Her

Cezaevine Bir Sosyolog Projesi nin hayata geçirilip, Adalet Bakanlığı na 333

sosyolog kadrosu verilmelidir.

2. Adalet Bakanlığı nda, sosyologlara ayrılan diğer

kadrolara alımların gerçekleşmesi ve iptal edilen 400 kadronun tekrar ihdas edilmesi

gerekmektedir.

3. Sağlık Bakanlığı, 3 yıldır sosyolog alımı

yapmamaktadır. Sağlık Bakanlığı na beklenen alımların yapılması talep

edilmektedir.

4. Tarımsal hayatın sosyolojik açıdan değerlendirilmesi

ve bu değerlendirmelere göre düzenlemeler ve iyileştirmeler yapılabilmesi için

her ilçeye bir sosyolog ataması yapılmalıdır. 

5. Aile Paketi kapsamında alınacak 5 bin ASDEP

personeli içerisinde Sosyologların dilimi büyük olmalıdır.

6. İçişleri Bakanlığı na bağlı Göç İdaresi ne sosyolog

istihdamı sağlanmalıdır. 

LÜKÜS HAYAT, OH NE RAHAT!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek son bir yılda 21 ülkeyi ziyaret

etti.

Bir o ülkede, bir bu ülkede

Türkiye de yer yerinden oynuyor, sınır ötesi operasyon

yapılıyor, Türkiye toprak kaybediyor ama Yasama nın başındaki ve protokolde 2

numaralı isim yurtdışında

Türkiye de yer yerinden oynuyor, TBMM de İç Güvenlik

Paketi görüşmelerinde milletvekilleri Meclis Genel Kurulu nda birbirini

kırıyor, ama Cemil bey Kanada da

Lüküs hayat, oh ne rahat!

  NOT: Bugün, 25 Şubat

2015, Çarşamba 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor.

2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu

parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil

anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan,

yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci

Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!