Tam 11 yıl önce bir Pazar günü bizi yetim koyup gitti...
Ve 11 yıl önce böyle bir Salı günü ebedi yurduna uğurladık onu…
Her gidiş üzer insanı, her Şubat soğuktur. Ama bu gidiş başka üzdü, bu Şubat başka soğuktu.
11 yıl geçmiş üstünden ama dün gibi taptaze acımız.
Bir Şubat günüydü, bir ateş düştü kalplerimize ama ısınmadı Şubat.
Gidişiyle sadece biz öğrencilerini değil 6 yaşında yalınayak buzlu yolda hasta annesine ekmek götürme gayesiyle ekmek arabasının peşinden koşan çocuğu, açlıktan kırılan Afrikalı çocukları, Irak’ta, Filistin’de, Suriye’de daha küçücük yaşında savaşla tanışmak zorunda kalan çocukları, haritada adını dahi bilmediğimiz coğrafyaları, rengi, dili, dini, ırkı ne olursa olsun refah ve saadeti için çalıştığı tüm insanlığı yetim bırakıp gitti…
Yaşadığımız toplumsal ve ekonomik krizlerin içinde Erbakan Hoca’mızı o kadar çok arıyoruz ki… O kutuplaştırmaz, sorunları derinleştirerek, içinden çıkılmaz duruma getirmezdi. Çünkü biliyoruz ki O’nun siyaseti tüm insanlığın saadeti içindi. Bugün bu krizlerden kurtuluş reçetemiz Erbakan Hoca’mızın siyasetini ve idealini anlamak ve anlatmak yolunda yapacağımız çalışmalar olacaktır. Hocamızın hangi şartlar içinde siyasete atıldığını bilmek bu açıdan önemlidir.
Erbakan Hoca’mızın birçok özelliğinden bahsedebiliriz elbette. En çok üzerinde durulan ve toplum tarafından bilinen özelliği denk bütçe ve havuz sistemini hayata geçirmiş olması. Nasıl bilinmesin ki milletin, işçinin yüzü bu ekonomik sistemle hiç olmadığı kadar gülmüş. Ancak Erbakan Hoca’mızın öyle bir özelliği var ki her seferinde unuttuğumuz, göz ardı ettiğimiz ancak en çok önem vermemiz gereken bir konu bu; kadın ve aile konusu.
Milli Gazete’mizin 6 yıl önce yayın hayatına kazandırdığı Maaile dergisinin bence en kıymetli köşelerinden biri olan aile röportajlarını gerçekleştirirken Erbakan Hoca’mızın dostları ve çalışma arkadaşlarından Erbakan Hoca’mızın aileye ve kadına verdiği öneme dair birçok hatırat ve çalışma dinledik. Her biri Erbakan Hoca’mızın aile ve siyasi yaşantısında kadına ve aileye verdiği öneme dair önemli hatıratlardı. Hepsinden birer kesit aktarmak isterdik elbette ancak bize ayrılan yer açısından buna imkânımız yok maalesef.
Gerek yayın kurullarımızda gerek kendisiyle yaptığımız röportajda gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey bu konunun üzerinde özellikle durur ve Erbakan Hoca’mızın siyasete atılmadan önce gerçekleştirdiği iki önemli iki konferansa vurgu yapar. Bunlardan biri İslam ve bilim diğeri de İslam ve kadın konferansları. Maaile dergimizin 5. yılına özel yaptığımız röportajda Kurdaş’ın bu konferanslara atıfta bulunarak söylediği şu cümleler Erbakan Hoca’mızın yaptığı siyasette kadın ve ailenin yerini anlamak açısından önemlidir;
“Biliyorsunuz Erbakan Hoca’mız siyasi hayatına başlamadan evvel çok önemli iki konferans verdi. Bunlardan biri İslam ve bilim diğeri de İslam ve kadın konferanslarıydı. Erbakan Hoca’mızı en iyi anlatacak bu konferanslardır diye düşünüyorum. Ben kendi gözlemlerim olarak şunu ifade edeyim, Erbakan Hoca’mızın siyaseti aile merkezli bir siyaset. Küresel bir savaşta, Erbakan Hoca’mız D-8 projesinde İslam ülkelerinin ailenin korunması ile ilgili bir masa teşekkülünü oluşturmuştu. Herhalde bu bilgi Erbakan Hoca’mızın siyasetinin, Milli Görüş hareketinin aileye verdiği ehemmiyetini ortaya koyuyor. Önce ahlâk ve maneviyat düsturu hocamızın taşıdığı bir sancaktı. Doğal olarak hocamızın bütün çalışmaları aile ilgili çalışmalardı. Kendi ailesiyle ilgili, Nermin annemizle de ilgili müşahede ettiğimiz şeyler var. Nermin hanımefendi, hocamıza gerçekten bir eş olarak, bir lider olarak ayrı bir önem ve kıymet veriyordu. Erbakan Hoca’mız da, bir eş ve anne olarak Nermin hanımefendiye aynı kıymeti veriyordu. 12 Eylül yargılamalarında da hapisteyken hocamız her gün Nermin hanımefendiye gönderdiği bir gül vardı. Bu da hocamızın sevdiği insana, eşine, bir anneye verdiği kıymet olarak hatırlanması gerekir diye düşünüyorum. Hoca konuşmadı, bunları politika meselesi haline getirmedi ama bunları hayata geçiren siyaseti güttü. Aileyi koruyan, kollayan siyaseti Türkiye’nin gündeminden hiçbir şartta düşürmedi.”
Hani dillere pelesenk olmuş bir cümle vardır ya, “Toplumun refahı için önce kadını ve aileyi güçlendirmek gerekir” diye işte Erbakan Hoca’mız bunu kuru kuruya söylemek yerine, kadını ve aileyi korumak, hak ettiği değeri almasını sağlamak için canla başla çalışan bir liderdi.
11. sene-i devriyesinde anıyoruz anmasına da inşallah bir gün O’nun ideallerini ve fikriyatını da anlarız.
Özlem ve rahmetle…