Erbakan Hoca'nın o muştusu BBC sayfalarında! 

Abone Ol

İHA ve SİHA'ları üreten Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, BBC'ye (British Broadcasting Corporation) özel bir röportaj verdi, Dzhafer Umerov ve Tatiana Yanutsevich'nın sorularını cevapladı.

Her iki isim, Ukrayna direnişinin sembolü haline gelen, Ermenistan işgaline karşı dost ve kardeş ülke Azerbaycan'da büyük işler yapan, kısacası dünya çapında ilgi gören Bayraktar İHA'ları İngiliz BBC'ye anlattı.

Röportajın ayrıntılarını ve kendi kanaatimi de ifade edeceğim ama öncelikle röportajda Haluk Bayraktar'ın bir cümlesini dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Haluk Bey, söyleşide "insansız hava araçlarının daha 'adil ve eşit' bir dünyanın oluşturulmasına katkıda bulunmasını istediğini" söyledi.

Bu cümlenin içerik/muhteva patentinin kime ait olduğunu Millî Gazete okurları gayet iyi bilir; Millî Görüş lideri ve Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın.

Erbakan Hocamız'ın çağa damga vuran mottolarından, muştularından birkaçının, "Yeniden Büyük Türkiye", "Yaşanabilir Bir Dünya", "Türkiye’nin öncülüğünde adil bir dünyanın kurulması" olduğunu biliyoruz.

Kaldı ki, İHA, SİHA'ların üretilmesinde Erbakan Hoca'nın büyük katkıları ve ileri öngörüleri de sır değil!

Erbakan Hoca’nın bu mottosu, muştusu Haluk Bayraktar'ın ince ifadesiyle böylelikle BBC'nin sayfalarına taşınmış oldu.

***

Peki, BBC röportajında Haluk Bayraktar ve Selçuk Bayraktar kardeşler başka neler söyledi; bakalım:

* "Teknoloji geliştiren bir şirketiz. Hedeflerimiz var. Ülkemizin gelişmesine katkı verirken stratejik ortaklarımızı da desteklemeye çalışıyoruz. Teknolojimizi kullanmaları için başkalarına da veriyoruz."

* "Bizim sistemlerimiz Rus hava savunma sistemlerini ve zırhlılarını yok ettiği için Rus medyasında bizi karalayan pek çok yazı çıkıyor. Ama nihayetinde biz teknoloji sağlayan bir şirketiz... Hangi ülkeye SİHA satacağımıza devlet karar verir."

* "Bizim işimizin temeli hiçbir zaman para ve maddiyat olmadı. Ukrayna ile dostluk ve iş birliğimiz eskiye gidiyor. Gerçek şu ki, Moskova bize ne kadar para teklif ederse etsin, onlara satış yapmayız. Şu anda tüm desteğimiz Ukrayna'ya çünkü haksız, saldırgan ve savunulamaz bir saldırıyla karşı karşıyalar."

***

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Karar TV'de Taha Akyol ve Elif Çakır'ın sorularını cevaplarken, dünyadaki 'sömürü çarkı'na son derece çarpıcı bir örnek verdi; 

* "Bir Hintli milletvekilinin yazdığı bir kitap var. İngilizlerin yaptığı zulmü anlatıyor. Hindistan'da bir bölgede kıtlık, bir bölgede bolluk oluyor. İngiliz hükümeti kendi valisine diyor ki, "Bolluk olan yerden açlık olan yere hiçbir gıda sevkiyatına izin vermeyeceksiniz! Bolluk olan yerdeki gıdaları İngiltere'ye göndereceksiniz! Adam diyor ki, 'Bu kadar alçaklığı kim yaptı?' Bu bir alçaklıktır..."

BBC, işte bu İngiliz devletinin himaye ve finansal desteğiyle faaliyet gösteren uluslararası bir yayın kuruluşu!

Reklamın kötüsü olmaz denir ama benim aklım hâlâ şurada takılı kaldı;

* Bayram değil seyran değil bu sinsi ve hin, sömürgeci İngilizler bizim İHA ve SİHA'ları neden övdü? 

"SENİN DE BENİM DE GÖREVİM O TIKAÇLARI PATLATMAK!"

* "Millî Teknoloji Hamlesi fikrini ortaya atan ve İnsansız Hava Araçlarının yapımının öncüsü olan Özdemir Bayraktar ve Necmettin Erbakan Hocamızın arasında geçen bir diyaloğu sizlerle paylaşmak istiyorum."

* "Özdemir Bey; Erbakan Hocamıza bu teknolojiyi ülkemize kazandırmak adına çok mücadeleler verdiğinden bahsetmiştir. Erbakan Hocamız da kendisine, 'Özdemir Bey, sistemin önünden geçen borular var ve onların önünde de tıkaçlar var, senin de benim de görevim o tıkaçları patlatmak' demiş. O da 'evet, ben o tıkaçları patlattım ama iki tane de aort damarı patlattım bu sebepten' diye cevap vermiş. Erbakan Hoca da 'çektiğin sıkıntıları biliyorum ama senin bu işi yapman 'farz-ı ayn'dır' demiş. Bu önemli projelerin hayata geçmesini sağlayan iki güzide ilim insanımıza Allah’tan rahmet diliyorum." (Veysel Eroğlu-Eski Bakan)

ÇİLELİ BİR YOLDAKİ 'SEVDA’YA DAVET!

Geleceğimizin inşasında yol alırken yolumuz çatallaştı. "Durun kalabalıklar durun, bu yol çıkmaz sokak" diye haykırdık. "Dindar gençlik yetiştireceğiz" cevabını aldık.

“Dindar gençlik sizi yetiştiren manevi ortam, bereketli yerde yetişir.”

Hitabetin teoride prim yaptığı bir gerçektir. Eyleme geçmeyen hitabetin propagandadan öteye geçmediği de bir gerçektir.

Gençliğin yetişmesinde elini taşın altına koymak şarttır.

Millî Gençlik Vakfı (MGV) kuruldu. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ile bütünleşti...

Millî Gençlik Vakfı dışında bir milli gençlik yetiştirme hayali cambaz ve palyaço okulu açmakla aynıdır. Havası, suyu, toprağı farklı yerlerde aynı ürün alınmaz.

Anadolu Gençlik Derneği bünyesinde Millî Gençlik Vakfı siz idealist, fedakâr, cefakâr kardeşlerine kapılarını sonuna kadar açtı.

Sana bayrağı teslim edenlere sözün olması için bayrağı teslim edecek genç yetiştirmeye, bedeninizin, zamanınızın, paranızın zekâtını ayırmaya davet ediyor.

Çileli yolda sabırla donanıp kol kola beraber yürüyelim.

Yapacağınız çok işin içinde yapacağınız bir işiniz vardır.

Biz biliyor ve inanıyoruz ki her kardeşimizin bizden bir üstün yönü vardır. O üstünlüğü değerlendirecek, üstünlüğü geleceğin inşasında kullanacak, inşanın sonunda İslam kardeşliği ve İslam toplumunu oluşturacak cesaret, metanet ve feraset sizde vardır.

Yine, inanıyoruz ki, bir araya gelmemize engel 'sen' ve 'ben’dir.

'Sen' ve 'ben'i ortadan kaldırıp 'biz' olmak ise Allah'ın (C.C.) emridir.

* Biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arab’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle ve birçok ırkıyla BİR ÜMMETİZ.

* Biz, mazlumun bir damla kanı, bir damla gözyaşına dünyayı feda edenleriz.

* Biz inancın, tarihin ve coğrafyanın yüklediği sorumluluğu kuşananlarız.

* Biz, karanlığa sövmeyi çoktan terk etmiş ve eline mumu almış bir topluluğuz.   

* Biz, sivrisineklerden kurtulmak için bataklığı kurutmaya ant içmişiz.

Çağa yeniden damga vurmak için abdestimizi tazeledik. Saf olmaya bekliyoruz. Bismillah... Selam ve dua ile... (CUMA ŞAHİN / ADANA AGD/MGV)