Erbakan Hoca’nın İki Kadim Dostu

Abone Ol

EFSANEVÎ Millî Görüş hizmetlerinin öncülerinden, Erbakan Hoca’nın yakın çalışma arkadaşları bir bir aramızdan ayrılıyor. Onlar, kendilerini aşarak Millî Görüş camiasına gerçekten “ağabeylik” yaptılar. Tüm Millî Görüşçüleri “kardeşler topluluğu” olarak gördüler. Birbiri için yaşadılar. Dava sahibinde bulunması gereken meziyetler konusunda hepimize örnek oldular.

Oğuzhan Asiltürk ağabeyi anma programları sürerken; Erbakan Hocamızın hep yanında olup devamlı Millî Görüş hareketini destekleyen Doç. Dr. Nedim Urhan Hocamızla; 40 yıl Erbakan Hoca’nın makam şoförlüğü ve çeşitli hizmetlerinde bulunan Osman Akgün ağabey de vefat ettiler. Geride, baştan beri çalışmaların içinde yer alan dava büyüklerimiz arasında Recai Kutan, Yasin Hatiboğlu, Temel Karamollaoğlu ve Lütfi Doğan Hocamız kaldı. Ölenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlarına hayırlı ömürler diliyorum.

MÜCAHİT BİR HOCA

DÜNYA değirmeni, insan öğütmeyi sürdürüyor. 4 Ekim’de, Marmara İlâhiyat Fakültesi’nin Hadis Bölümü eski Başkanı, fedakâr, cefakâr insan Doç. Dr. Nedim Urhan Hakk’a kavuştu. Hayatını talebe yetiştirmeye, İslâm davasının yücelmesine adamıştı. Erbakan Hoca’ya hep destek verdi. Millî Nizam Partisi’nin kuruluş çalışmalarında yer aldı. 1977 seçimlerinde MSP Giresun milletvekili adayı oldu. Karadeniz gezilerinde 23 gün Erbakan Hoca’ya eşlik etti.

1935’te Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık köyünde doğdu. İlköğrenimi ve hafızlığını Şavşat’ta yaptı. 1951’de bir gazete parçasından İstanbul’da İmam Hatip Okulu açılacağını öğrendi. İstanbul’a gitti. İmam Hatip’te ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nde öğrenim gördü. Türkiye’nin yetiştirdiği ilim adamı ve manevi büyüklerle yolu kesişti. Manevi hayatın yükselişe geçtiği bir döneme şahitlik etti. Öğrenimi sonrası ilk görev yeri İstanbul Balat Hızır Paşa Camii İmam Hatipliği oldu. Sonra Giresun’a din dersi öğretmeni olarak atandı. Kız ve erkekler ayrı mekânlarda eğitim yapmak üzere düzenlenen Giresun İmam Hatip Okulu’nun “kurucu müdürü” oldu. Anadolu çocuklarının yetişmesi ile yakından ilgilendi. 1971’de öğrenim gördüğü İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nde müdür yardımcısı oldu. Hadis, ahlâk ve hadis usulü dersleri okuttu.
Talebelerine “hocalık” ve “babalık” yaptı. İhtiyaç sahibi öğrencilerini gözetti. Gençliğin yetişmesine önem verdi. Sivil kuruluşlarda da görev aldı. Ömrü öğrenmek ve öğretmekle geçti. 1970’li yıllarda Enstitü’nün tanıtıldığı albümde, “hocalarımız” bölümünde Nedim Hoca şöyle anlatılıyordu: “Nedim Hocamızı kibirden uzak, alçak gönüllü ve samimi, ağabeyce davranış ve tavsiyeleri ve mütebessim çehresiyle anacağız.”
Şu sözleri, problemlerimizin çözümünü İslâm’da gördüğünün belgesi: “İslâm şu anda gündemde olsa, ya da etkisini ve otoritesini gerçek mânâda bilsek, bu haller başımıza gelmezdi.” (Müstakim Bir Hayat, Ersan Bilgin, MGV Y., s. 86)
On binlerce talebe yetiştirdi. Yurt içi ve yurt dışında dersler verdi. Ülkeye kaliteli insanlar kazandırdı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, bunlar arasında. Çok etkilendiği Erbakan Hoca’yı şöyle tanıtır:
“Tam bir Müslüman şuuru ortaya koyardı. Edebi, ilmi, irfanı, istikameti, heyecanı, ufku ve tefekkürü çok müstesna idi. İslâm’ın hayat nizamı olduğunu ve cihat farzının önemini Erbakan Hocamızdan öğrendik.” (a.g.e. s. 169) Ayrıntılı bilgi için Ersan Bilgin’in eserini okuyabilirsiniz.
Allah, Nedim Hocamıza cennette büyük dereceler lütfetsin!

ERBAKAN’IN SADIK DOSTU

MİLLÎ Görüş davasında sadakati ile tanınan ağabeylerden biri de Osman Akgün’dür. Polis memuru olarak mesleğine başladı. Bir arkadaşıyla birlikte Erbakan’ın resmi koruması görevine getirildi. Kenan Evren 1983’te Erbakan’ın korumalarını geri çekti. Osman ağabey üzgündü. Erbakan Hoca ona, yanında kalmasını önerdi. Resmi görevinden ayrıldı. Toplam 40 sene Erbakan Hoca’nın yakınında hizmet etti.
Hoca’nın vefatından sonra da davayı bırakmadı. Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği, Çanakkale il sorumluluğu görevlerini yürüttü. Bir partiden kendilerine katılması teklifi aldığında, “Ben Saadet Partili olarak ölmek istiyorum” demişti. Duyduğum sözlerinden biri de Erbakan Hoca’dan naklettiği, “Saadet Partisi, Türkiye’nin parlayan yıldızıdır” sözüdür.

Erbakan Hoca neredeyse Osman ağabey oradaydı. Misafirlerini karşılar ve uğurlardı. Hoca’nın makam şoförlüğü yanında, verdiği görevlerin ciddi takipçisiydi. Erbakan’ı “lider” bildi; davasında sadakat gösterdi. Daha geçtiğimiz hafta Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katıldı. Arkadaşlarıyla muhabbet etti; helâlleşti. Ömrünü Millî Görüş’ün zafere ulaşmasına adadı. Hak davada olabilmek ne büyük şeref! Biz Osman ağabeyden razıydık, Allah da razı olsun, ona büyük dereceler lütfetsin!